şükela:  tümü | bugün
  • sayin huseyin hatemi hocamiz bu hukuk anlayi$ini sonuna kadar benimsemi$ bir insandir .

    (bkz: hukuk)
  • ideal hukuk. belli bir zamanda ve belli bir ulkede gereksinmeleri ve insan duygularini en iyi tatmin eden hukuk. bu anlayisin savunucularina gore hukuk zaten dogada ve insan dogasinda vardir.onemli olan onu bulup cikartmaktir.

    bu anlamiyla yasa koyucunun dogal hukugu gozonunde tutmasi, yasayi koymadan onceki amacini dogal hukuk geregi var olan durumlari da gozeterek belirlemesi toplumla uyumlu bir yasalar dizinin mujdecisi olabilir. ancak toplumun yuzde ellisi hirsizsa, bu kavramin cope atilmasi vicdan geregidir.
    (bkz: tabii hukuk)
    (bkz: ratio naturalis)
  • (bkz: hugo grotius)
  • şerif mardin'in 1950'lerde irdeledeği kavram.
    "ayrıntıyı bilmeyen komplo kurar’"
  • tabiat felsefesine dayanan doğal hukuk, din felsefesinin etkisi altında kalan doğal hukuk ve aydınlanma çağındaki doğal hukuk olmak üzere üç başlık altında incelenir.

    tabiat felsefesine dayanan doğal hukuk görüşü hukuki olayları bütün evren olaylarından ayırmadan bir bütün halinde inceler. hukuk kurallarını doğa koymuştur ve insanlara öğretmiştir. doğal kanunlarla kanun koyucunun koyduğu kurallar birbirinden ayrılmamaktaydı. kurallar zaman ve mekan bakımından öncesiz ve sonsuzdurlar.

    din felsefesinin etkisi altındaki doğal hukukta ise tabiat felsefesindeki doğa kavramının yerini tanrı almıştır. tabiat felsefesinde doğaya yüklenen üstün güç ve hukuk kurallarının kaynaklığı olgusu tanrı'dadır. bunun sonucu olarak hukuk kurallarının tek kaynağı vardır ve yine bu kurallar öncesiz ve sonsuzdur. bu görüşe göre insan iradesi ikinci planda kaldığından bu kuralların doğruluğunu veya yanlışlığını irdelemek yerinde değildir.

    aydınlanma çağındaki doğal hukukta ise insanların rönesans ve reform hareketleri ile birlikte adeta aklının zincirlerini kırması sonucunda hukuki olaylar artık bütün evren olayları ile karıştırılmış değildir. hukuk kurallarının insanlar tarafından koyulduğunun farkedilme dönemidir. bu sebeple toplum sözleşmesi gibi kavramlar irdelenmiştir.

    tabiat felsefesine dayanan ve dine dayanan doğal hukuk görüşleri objektif hukuku açıklamaya çalışmışlardır, aydınlanma çağındaki doğal hukuk görüşü ise subjektif hukuk yani hakları açıklmaya çalışmıştır ki bundan dolayı fransız ihtilali bu düşünceler etkisinde gerçekleşmiştir.

    tarihçi ve pozitivist hukuk okullarının hatalı yönlerine bir tepki olarak 19. yy sonunda ve 20. yy başında doğal hukuk rönesansı adıyla yeniden ortaya çıkmıştır.
  • yasaların geçerliliğini evrensel ahlaki değerlere atıfla değerlendiren hukuk doktrini
  • adam smith in serbest piyasa ve gorunmez el kavramlarinin bu kadar kalici olmasinin en onemli nedenlerinden biridir. kendisi ekonomik teorilerini bu kuram uzerine kurmaya calismis ve son derece basarili olmustur. adam smith e gore doga yaratici tarfindan son derece kusursuz bir sekilde insan toplulugunun butunu icin calismakta. onun tabiriyle insanlar dogal bir icgudu tarafindan kendi cikarlarini gozetmektedir *, ve gorunmez el devreye girip toplumun butunu icin durumu esitlemeye calisir. bu konunun en iyi analizini veblen “preconception of economic science part ii" makalesinde yapmistir.
  • doğal hukuk ilkeleri (özgürlük eşitlik insan haysiyeti vs) açık, net ve evrenseldir (doğal hukukçularca) başka bir insanın ya da iradenin ürünü değildir oysa hukuki pozitivzm insan yapımıdır ve belirli bir toplumda varlığını sürdürür bu bakımdan doğal hukukun, pozitif hukukun çok daha ötesinde ve onu kapsayıcı olduğu ileri sürülebilir. ayrıca doğal hukuk anlayışında olan ve olması gereken ayrımı yapılmış ve doğal hukuk olması gereken kategorisine dahil edilimştir. hukuki pozitivzm bu ayrımı redderder, tek bir hukuk vardır o da olan hukuktur doğal hukuk safsatasını boşveriniz der.