*

şükela:  tümü | bugün
  • güzel yurdumun kifâyetsiz süt üreticilerinin kıçından uydurduğu süttür.

    bir süre evvel dikkatimi çektiğinden beri takip ediyorum; güzel yurdumun süt üreticileri "doğal süt" diye bir şey uydurmuşlar. yeni farkına vardım. eskinin "uzun ömürlü dayanıklı süt" diye tâbir edilen uht paketli sütü, olmuş sana "% 100 doğal süt"!

    bu, bildiğiniz, düpedüz bir şark kurnazlığı ve ticârî bir aldatmacadır, yalancılıktır, ticâri ahlaksızlıktır. bu olgu, dünyada yeni yeni ortaya çıkan "doğal", "organik", "bio" akımıyla alâkalıdır. bizim kifâyetsiz süt üreticilerimiz yatırım yaparak dünyadaki güncel pastorizasyon teknolojilerini takip etmek ve para harcamak istemedikleri için kaynaya kaynaya neredeyse sütlükten çıkmış, besin değeri sıfıra yakın "uht süt"ü vatandaşa "% 100 doğal süt" diye yutturuyor. şark kurnazı üreticilerimiz akılları sıra bu piyasaya oynuyorlar. bu işin bir yanı...

    geçenlerde markete gittim. uht sütlerin hepsi buzdolabında duruyor. bana da soğuk olmayan lâzımdı. sordum. tesâdüf eseri müdür bey de tam yanımda imiş. "efendim süt hep buzdolabında durur. yoksa dayanmaz!" gibi cehâlet dolu bir cevap verdi. halbuki uht süt, değil buzdolabında, hemen hemen her koşulda aylarca dayanacak şekilde üretiliyor. ki eskiden de bu tür paketlenmiş sütler buzdolabında durmazdı. demek ki, bir marketin "müdürü" olacak o zât bile dünyadan bîhaber. bu da işin diğer bir yanı...

    aynı şekilde tüketicinin de dünyadan haberi yok. bu da işin en son yanı...

    bir kere "uht süt" bilhassa bozulmaya dayanıklı olması için upuzun bir pastörize işleminden geçer, katkı maddeleri ile ilaçlanır ve ardından hava almayacak şekilde paketlenir. böylece tabiâta meydan okurcasına aylarca dayanabilir. bu tür sütün buzdolabında durmasının hiçbir mânâsı yoktur, zirâ ortam sıcaklığı ile teması yoktur. bu tür sütün buzdolabında soğutulması hem bir aldatmacadır, hem bir gerikalmışlık göstergesidir, hem de elektrik isrâfıdır.

    gelelim bu uht süt paketlerinin üzerindeki "% 100 doğal" ibâresine! lütfen söyler misiniz; dünyada birisi laboratuvar ortamında süt yapmayı başardı da bundan bizim haberimiz mi yok? süt doğası gereği sadece ve sadece hayvandan elde edilen bir besin maddesidir ve yine doğal olarak "doğal"dır. yâni doğal olmayan süt yok kî, senin ürettiğin süt "%100 doğal" olsun! burada şark kurnazı ticârî bir hile vardır; pastörize edile edile besin değerinin tamamına yakınını yitirmiş, katkı maddeli uht süt, sanki çok iyi bir şeymiş gibi tüketiciye kakalanıyor. ama güzel yürdumuzda devlet, devletliğini icrâ etmediği için ne tse, ne sağlık bakanlığı, ne tarım, ne hayvancılık, ne tüketici, ne millî eğitim bakanlığı, ne de bir tane tüketüciyi koruma kuruluşu çıkıp da bu kandırmacaya dur demiyor!

    tüketici zâten câhil! güzel yurdumun anneleri süt diye yavrularına bu uht sütleri içiriyor. güzel yurdumun bütün şaşâlı kafeleri dünyanın parasını alarak kazıkladıkları müşterilerine bu sütlerle hazırlanmış kapuçinolar, latteler, makiyatolar kakalıyor. bütün sağlık kuruluşları hastalara güyâ şifâ diye bu katkı maddeli sütleri içiriyor. bütün okullarda yavrularımız bu sütlerle güyâ besleniyor. koskoca devlet bile okullarda bu sağlığa zararlı sütleri evlatlarımıza bedava dağıtarak sözümona hizmet yapıyor.

    eskiden ilk olarak sek'in ürettiği "günlük süt"ler vardı. hâlâ var, ama artık ara kî bulasın! halbukî bugün pastörizasyon teknolojisi o kadar ileri seviyede kî, süt, meyve suyu gibi doğal olarak dayanıksız besin maddeleri sıfır katkı maddesi ve sıfıra yakın besin değeri kaybı ile paketlenebiliyor. artık sütlerin pastörizasyonu, kaynatmadan "mikro filtreleme" denilen teknoloji ile neredeyse inekten çıktığı şekilde besin değeri muhafaza edilerek yapılabiliyor ve satışa sunuluyor. içinde katkı maddesi olmadığı için herhangi bir kanserojen potansiyel barındırmıyor. avrupa ve amerika'da bu şekilde üretilmiş sütlerin bile organiği, yağlısı, az yağlısı, yağsızı, sıfır yağlısı, laktozlusu, laktozsuzu, dayanıklısı, dayanıksızı gibi 47 çeşidi var. işte bu teknoloji ile işlenmiş sütler buzdolabında muhafaza edilmelidir. ama güzel yurdumuzda bu konuda en yetkili olması gereken kurum tarım ve köyişleri bakanlığı'na bir sorun bakalım, böyle bir şey duymuş mu?

    hepimizin dünyanın parasını vererek kahveler kahveler kahveler aldığımız starbucks bile türkiye'de uht süt ile hazırlar ürünlerini! ama güzel yurdumun câhil tüketicisinin bundan heberi bile yoktur. aynı starbucks sıkıysa amerika'da, avrupa'da uht süt kullansın ve bir latteye 8$ veya 8€ fiyat biçsin de göreyim onun maçasını!

    eeee, "imam osurursa, cemaat sıçarmış"
    bütün bu işlerin baş sorumlusu devlettir. devlet, devletliğini yapmazsa ortalık çarşamba pazarına döner. kî, bizim başımıza gelen de budur.