şükela:  tümü | bugün
  • bulunduğu semt itibariyle* insana anlamsız bi huzur veren,bilimum duvarlarında 'bu gün ellerinizi kaç kere yıkadınız'yazan ve sarışın,bol makyajlı bayan görevlilerin ortalıkta çokça bulunduğu hastane.hasta ziyaretine gelmiş olan ben ve dört arkadaşlım,6. kattan kantine inmeye üşenmiş,hastanenin çatısına çıkarak* bak sigaralarımızı içmişizdir.
  • dünyanın en kötü hastanesi desem yalan olmaz hastane. şöyle ki;

    hastamızı almaya ambulans gelmiş ve sedyeyi apartmanın 3. katından ambulansa taşımak için sadece 3 görevli gelmiştir. sedyenin kalan ucundan ufak tefek bir bağyan olan ben deniz tutmuştur. hastaneye vardıktan ve ilk muayeneyi olduktan sonra tomografi çekilmek üzere hasta acilden alt kata taşınmıştır sonra yukarı taşındıktan 5 dk sonra tekrar aşağı taşınıp bir tomografi daha çekilmiştir ki hasta sarsılmaması gereken beyin kanaması geçirmiş 80 yaşında biridir. sonra acilde tam 3 saat nöroloğun gelmesi ve rapor sonucunun yorumlanması beklenmiştir ki hasta baş ağrısından ölmektedir ve acildeki diğer 3 yatakta ağlayan bebekler vardır. tam hasta çıkacakken biri gelip "biz tomografi için bilmem ne ilacını kullandık, şimdi sizin bu ilacı eczaneden alıp bize getirmeniz gerekiyor" demiştir. gezilen 4 eczaneden sonra doktora "bu ilaçtan hiçbir yerde kalmamış, depolarda da yokmuş. ayrıca reçetedeki açıklama da yetersizmiş lütfen düzeltir misiniz?" denmiştir. ama doktor sallamadığı için bakırköy'de bir eczanede ilaç bulunsa da hastaneye reçeteyi düzelttirmek için geri dönülmüştür. düzeltilen reçeteyle eczaneye gidince "bu olmamış, reçetenin baştan yazılıp kaşelenmesi gerekiyordu" cevabı alınıp elde reçeteyle kalınmıştır. veznede hesap kapatmak için tam 1,5 saat beklenmiş ama veznedeki görevi fatura kesmek olan insanlar her uygulama için tek tek birilerini arayıp fiyat öğrenmişlerdir.

    kısacası sedyenin 4 kişiyle taşınması gerektiğini bilmeyen ambulans görevlileri, hesap kesmeyi bilmeyen vezne görevlileri, reçete yazmayı bilmeyen doktoru olan bir hastanedir. olan benim reçete, doktor peşinde koşmaktan yamulmuş ayaklarıma, saçma sapan koşturmakla geçen bir haftama, sinirden ve yorgunluktan inip binen tansyonuma olmuştur.
  • 25 yıldır istanbul'da ayakta kalmaya çalışan hastane. oldukça kurumsal çalışıyorlar. çok iyi bir doktor kadrosu ve sağlık ekipmanlarına sahipler.
  • arşivinde mühür vurma işi yapan kadın dahiliye doktorunun kaşesini ve imzasını attı. iki farklı imza var elimde. göz doktorunun yaptığı muayeneyi de iptal etti.

    ayrıca danışmadaki kişiye sorulan fiyatı ödedikten sonra bir o kadar daha tahsil etmek istediler işin yarısında. vermeyince "yav tamam hadi sana o kadar olsun" dediler ama ş**** d**** isimli kadın aklınca çaktırmadan raporu değiştirdi ve yukarıda bahsettiğim usulsüzlüğü yaptı.

    bu olayın peşindeyim. ekşi'de de entrysi olsun istedim. selamlar!

    edit: sağlık bakanlığına yazdım. onlarda da iş yok maalesef. kadından savunma almışlar. o da ağzından tükürükler saçarak yazarken soyadımı karıştırmış. bambaşka bir şey yazıyordu soyadım olarak. sağlık bakanlığı'nda görevli kişi de bana bunu aynen gönderdi. insan bir bakar benden mi bahsediyor diye. sizin profesyonelliğiniz bu kadar işte.

    sonuç olarak bu kadın orada oturup sahte imzalar atıp sahte kaşeler basarak maaş almaya devam etmekte...
  • kaçın kurtarın kendinizi. bir hastane düşünün ki yaptığınız dünya kadar masrafla hizmeti, personeli anlayışı sıfır olsun. devlet hastanesi mi ki bu bir doktor 4 hastayı aradan çıkarmaya çalışıyor? hafta başında ameliyat için saat 10'a randevu aldık. sağolsun şu saat oldu doktor beyciğimiz muayenelere bakıyor. bu randevu ne işe yarar? madem ameliyata gireceksin, ne diye diğer hastalara o saatler arası randevu veriyorsun?
    hastamız ameliyattan sağlıklı bir şekilde çıksın da hastanenin önünden geçeni dövsünler.
  • sahibi doğan birgül'dür, refika birgül'ün babasıdır, hatta refika hanım zamanında buranın idari yöneticiliğini yapmıştır. diğer akrabaları aynı hastanede hekimlik yapmaktadırlar. yıllardır çevresindeki apartmanları teker teker satın alıp bünyesine katarak monopoly oynar gibi ilerlemektedir.

    bünyesindeki çoğu kişiyi tanırım ama oscarı otoparkçısına vermek istiyorum. "helikopter inecek yer lazım" deseler ağzına kadar otoparkı 5 dk'da boşaltır sonra tekrar doldurur.