şükela:  tümü | bugün
  • biz de ne zaman doğan grubuna sıçrayacaktı diye bekliyorduk.
    malumunuz yeni akit denilen zırva gazeteden tutunda, ahabere kadar bütün yalayıcılar doğan grubunu cemaatçi olmakla suçluyordu.

    benim en sinir olduğum ise, daha düne kadar hocaefendimiz diye elini ayağını öpen bu gerizekalı medya gruplarının şimdi masum köylüyü oynaması.

    onlar kandırıldıysa eğer bunlara ne oldu!
    ha onlar muhalif olduğu için kandırılamazlar öyle mi!
    adalet-in kadın ismi olarak anıldığı bir ülkede çok da şey etmemek gerekir.

    edit: bir de fetö ile fotoğrafları ortaya çıktı denilmiş.
    bakınız bunlar kim tanıyabilecek misiniz?
    burada
    bakınız burada ne varmış
  • doğan grubunun işleri, varlıkları, ağızlarını sulandırıyordu. vakit geldi demek ki. ohal bahanesiyle at herkesi içeri, mallarına kon, kebap.
  • hukuk dediğin nedir ki?
    tut oğlum getir oğlum.

    şimdi sen,

    ismail türüt gibi bir herifi haber kanalına müdür yapmış adamsın, partizanı olmuş bu düzenin, öğrencilere üst perdeden konuşuyor, çık oğlum topla diyorlar, uzun uzun konuşup bok temizlemeye çalışıyor 20 dakika konuşuyor.
    müdür he bu.
    gülüyor insanlar sana.
    sen bi kere kendi içinde bağımsız olamamışsın ki içinde parti müfettişleri çalıştırıyorsun resmen.
    ihtiyacımız olan seviyede taş gibi gazeteciliği her kim yapıyorsa
    ya içerde ya geçim derdinde ya internette.
    özgörk yazmış, o kumpas davalarını ilk biz yazdık demiş.
    harbi mi ya canım benim. o sırada kim program yapıyordu akşamları cnn türk'te?
    biriniz savcısıydı diğeriniz pazarlamacısı fetö'nün davalarının.

    kimsenin aklına gelmeyen absürt teorileri üreten asalaklar kendi yazdıkları yazıları kimseye okutamadığı için o asalakları canlı yayınlara sen çıkarıyor, sen onlara hastalıklıklı fikirlerini kitlelere duyurma şansı veriyordun.

    bak şimdi ne hale geldik.

    eskiden "tut" demeden önce bakıyordu "tutar mı" diye.
    bakmıyor bile artık. tut oğlum diyor, bir bakıyor tutmuş bile.
    sende ise değişen bir şey yok.
    konuşulması gereken bir konu varsa konuşamayan adamları topluyorsun, höt diyorlar maaşını ödediğin adamı parasını bastırıp günlerce hiçbir yere çıkarmıyorsun.
    bunları neden yapıyorsun?
    bu ülkeyi boğazına kadar çamura sokan adamlarla yolun bir yerlerde kesişmiş, ellerine bir koz vermişsindir ki sesin tam duyulmuyordur.

    haklı olan adamın sesi bu çağda her yerden duyuluyor.
    koskoca holdingin var ama kimse arkanda bile durmak istemiyor.

    tek yapman gereken ilkeli yayına dönüp kim yasaklıyla onu çıkarmak.
    kimi kovduysan geri almak.
    yapabilir misin?

    neden?
    gazetecilik değil mi dert?

    yoksa başka ortaklıklarınız mı var geçmişte?
    gazetecilikten kazandığın nedir ki zaten.