şükela:  tümü | bugün
  • doğa, cici bir sincap ve pis kedi.
    (bkz: üzülmek için gerekli malzemeler)

    kuşum aklıma geldi.

    çocukluğum, köyde yaşarken bir kış ayı... babam minik bi serçecik getirmişti. yolda bulduğunu, kurda kuşa yem olmasın diye bana getirdiğini söylemişti. mutluydum onu ilk gördüğümde; uçamayan kimsesiz bir kuş sonuçta, ben de çocuğum. bir halleyin verdiğin mutluluğun çok fazlasıydı, hala aklımda. sobanın yanında ısındık serçeyle, üşümüş cik cik ötüyor. annem gülüyor halime, kuşla olan muhabbetime sanki oyuncak araba almış babam.

    akşam yatma vaktine kadar oynadım kuşumla, tabi köyde kafes falan yok. tahtadan falan yapmak için de ortam yok kar kış her yer. ben "nolcak ki beraber yatarız" diyorum annem babam biliyor tabi kuşu ezeceğimi. evimizin camları 2 katlıydı. en son ikna olup kuşu camın arasına koyduk ama benim yatağımın yanındaki camın tabi. benim kuşum çünkü. sabaha kadar camı gagalamıştı. uyuyamamıştım ama mutluydum.

    kuşa 2, 3 ay boyu öylece baktım. tahtadan kafes yaptık. üst tarafına tel örgü hehe. babam yem veriyordu, her sabah ben kendi yiyeceklerimi halleyimi falan veriyordum yemiyordu. köydeki tavuklara verdiğimiz buğdaylarla falan baharı getirmiştik. bayağı da gelişmişti yavrucum.

    baharda bir gün babam artık salıverelim dedi. 1 hafta küstüm babama, bırakmam serçemi diye. annem de biraz beni ve kuşumu savundu ama en sonunda ikna oldum. serçe de özgür olmalıydı. benim gibi dostları, arkadaşları olmalıydı.

    son gece kafesten alıp beraber uyumak istedim. camın arasında sabaha kadar gagalaştık, o gün de çok mutluydum. biraz da serçeye vedanın burukluğu.

    ertesi sabah köy işlerinden sonra babam "al dereye götür bırak uçsun gitsin" dedi, aldım serçemi indim dereye onu seve seve. çocuk aklım biraz dua ettim kuşum için.
    o an, derenin şırıltısı, titreyişim, sevgim aklımdadır hala.

    kontrol ettim etrafı; çocuğum ama biliyom ki kedi, köpek kapabilir. ya uçamazsa. taş bile almiştım elime bir tehlike olur diye. ihtiyatlı çocuktum.

    yere bıraktım serçemi, hemen havalandı allahtan. tepemde çeyrek tur attı ve gitti. el sallamıştım ardından.

    iyisindir umarım :)

    edit: imla ve anlatım bozuklukları giderildi.
  • e doğa bu işte, doğru yere birakmışlar.
  • doğada el kadar sincap olmanın zorluklarını sorgulatmıştır.
  • orço kedidir.
  • oh nooo
    ne no.. aç mı kalsın kedi..
  • isminin "orçun" olduğunu tahmin ettiğim kedi. yırtıcıdır.

    edit: soranlar olmuş "orçun ne alaka?" diye. biz eskiden counter'da sis atana kibarca "sis atma orçun" derdik.
  • tam bir fırlamadır
  • uzun zamandır hiç bu kadar çok gülmemiştim.

    doğru yapan kedidir. adeta bir çita-panter-kaplan kırması.
  • isminin "meriç" olduğunu tahmin ettiğim kedi. evcil hayattan vahşi doğaya salınan avını yakalamaktadır.
  • hep anlatıyoruz bunu bir hayvanı ev hayatına alıştırdıysanız "doğaya salmak" demek evimde gebereceğine dışarda gebersin evimde onun pisliğe uğraşamam demektir diye. yok muhabbet kuşunu salan mı ararsın tatlı su kaplumbağasını deniz kenarına bırakan mı ararsın. almayın işte arkadaşım evinize bakamayacağınız canlıyı. başına gelecek bu hayvanın.

    videodaki abimiz ve ablamız muhtemelen böyle bir çift değil; yani ya yaralı buldukları hayvanı iyileştirip doğal ortamlarına salmak istemişler, ya da kendi hayvanlarını doğaya alıştırmak istemişler. ama her türlü yaptıkları ahmaklıktır. kendi bebeğini yol ortasına bırakıp gitmiyorsan ufacık hayvanı da öyle ulu ortaya bırakıp gitmeyeceksin. kedi kapmasa da karga öldürürdü onu, karga öldürmese başka bir sincap parçalardı.