şükela:  tümü | bugün
  • dogma95'in ağababası flash tv'deki gerçek kesit'dir...
  • bu akimin bi parcasi olarak;
    31 aralik 1999 gecesi, danimarka'daki 4 tv kanalinda 4 karakterin planladigi banka soygununu konu alan bir film gosterilmisti. ancak olayi enteresan kilan, her karakterin hikayeleri ayri kanalda yayinlanmis ve izleyiciye zap yaparak kendi kurgusunu yapma imkani verilmistir.
    her ne kadar benim kaldigim evde sadece 2 kanal cekiyo olsa da, o bile inanilmaz bir tecrube olmustur.uzerinden 10 sene gecmesine ragmen tadi damagimda kalmistir. ve sanirim o kadar basarili bir calisma bizim turk dizilerinin ortalama olanlarinin butcesinden bile ucuza cekilmistir. yazik...
  • bu okulun avrupa'daki en önemli temsilcilerinden biri de şahin k'dır. yalansa yalan deyin...
  • fakir genç sinemacıları film çekmeye teşvik etmek için tasarlanmış olsa gerek.
  • lars von trier'in, fransız kültür bakanlığının, "2. yüzyılına doğru sinema" adı altında sinemanın 100. yıldönümünü kutlamak için düzenlediği sempozyuma eşlik ettiği sırada, 20 mart 1995 günü odéon gösteri merkezi'nde söz alıp deklare ettiği "vow of chasity" ile su yüzüne çıkmıştır..

    vow of chasity, 10 adet, kimi zaman kendi içinde çelişir gibi gözüken -- trier bu konuda, dinsel dogmalar da kendi içlerinde çelişmez mi? diyerek çamura yatmıştır-- , kuraldan oluşur; kendilerini "dogma kardeşliği" olarak tanımlayan ve ilk 4 dogma filmini çeken lars von trier, thomas vinterberg, soren kragh-jacobsen ve kristian levring dörtlüsü, filmlerinin jeneriklerinde adları geçmemesine rağmen, sağda solda boy göstermekten, röportaj vermekten geri durmamıştır. bu 10 kuralın trier ve vinterberg tarafından, 45 dakika gibi bi sürede kaleme alınması da bi hayli dikkat çekicidir. daha sonrasında bu yönetmenler, dogma kurallarının aslında sembolik olduklarını ve esas önemli olanın konvansiyonel sinemaya karşı farklı bir bakış açısı getirme çabası olduğunu belirtmişlerdir. 9 nolu kural, bu 4 yönetmenin hepsi tarafından çiğnenmiş ve sonrasında, filmler video kamerayla bile çekilebilir, ama dağıtımı 35mm olmalıdır şeklinde çevrilmiştir, tabii bunun nedenlerinden birisi, mali sıkıntılar diğeri ise 35mm kameraları tripodsuz kullanamamalarıdır.. daha sonraki verdikleri röportajlarda, thomas vinterberg, bazı genel çekimlerde kamerayı bir sopanın ucuna takarak kullandığını, soren kragh jacobsen ise hidrolik asansör kullandığını itiraf etmişlerdir. ayrıca, yönetmen olarak kişisel beğenilerden feragat etme kısmı ise açıkça absürddür, sonuçta yönetmen kurgu masasında seçim yaparken bile beğenisi doğrultusunda bir seçim yapmaktadır, ki senaryolar yönetmenler tarafından yapılmakta, oyuncu seçimleri de yönetmen tarafından yapılmakta ve bunların hepsi birer estetik seçim değil midir?

    bu sert kısıtlamalar yaratıcı çözümler bulmaya itmiştir yönetmenleri, dogma kardeşleri, bu çalışma sürecinin kendilerinin en zevkli ve heyecan verici deneyimleri olduğunu belitmişlerdir, test-audience kullanılmaması ve senaryonun yardımcılar tarafından kontol edilmemesi aksine özgürleştirici bi etki yapmıştır yönetmenler üzerinde, trier, idiots'un senaryosunu 4 gün içerisinde yazmış ve tekrar okuma ihtiyacı bile duymadan yapmıştır bunu.

    bu 4 yönetmen dogma 95'i, deneysel ve yenilikçi bir sinema arayışı olarak gördükleri için, kendilerini tekrarlamamak ve dogmanın karşı durduğu konvansiyonel ve janr sinemasına dönüşmemesi için yeni ufuklara yelken açmışlardır. bu ilk 4 filmin kazandığı uluslararası başarı sonrasında, kore, arjantin, ispanya, fransa, isviçre, norveç, italya, amerika ve tabi ki danimarkada 37 film daha çekilmiştir. 2002 haziranında, dogmanın kendi başına bi janra dönüşmesi tehlikesinden dolayı, dogma secretariat kapatılmıştır.

    her şeye rağmen, sinemanın 100. yılında uzun zamandır gerçekleşmediği bir şekilde (vertov, neo-realismo, nouvelle vague ve oberhausen den beri) bir grup yenilikçi sinemacı ortaya çıkmış ve farklı bir yoldan sinema yapmak yolunda kendi manifestolarını ilan etmişlerdir ve sonrasında güzel eserler ortaya çıkmıştır.
  • konsepti bozmadan devam:

    dogme # 51: a cool day in august (usa)
    directed by christopher j. rizzo
    produced by christopher j. rizzo
    49 east 96th street apt. 1c
    manhattan new york 10128
    united states of america
    phone: 603-505-7114
    mail: crizzo1232@hotmail.com

    dogme # 52: shaolin warrior(usa)
    directed by rob sylvester
    produced by kabil seesan
    9330 miner drive
    3061 glacierwood drive
    usa
    phone: 907-789-0978
    mail: rob_909@hotmail.com, brandon_sylvester@hotmail.com

    dogme # 53: chip off the ol blockbuster (usa)
    directed by alex palmer
    produced by nick palmer
    1705 barry avenue
    los angeles, ca 90025
    usa
    phone: 310.804.4996
    mail: alexpalmer3000@yahoo.com

    dogme # 54: et rigtigt menneske (dk)
    directed by åke sandgren
    produced by zentropa
    anne-katrine hæstrup
    otte ruds gade 10
    8200 århus n
    dk
    phone: 86106630
    mail: anne_katrine2@yahoo.dk

    dogme# 55: picnic and a stroll(usa)
    directed by garrett dehart
    produced by garrett dehart
    141 bixbt terrace
    atlanta, ga 30317
    usa
    phone: 404-219-4905
    link: http://www.garrettdehart.com/film/picnic.html
    mail: garrett@garrettdehart.com

    dogme #56: to be announced (tba) (australia)
    directed by tba
    produced by tba

    dogme # 57: bugbusters (germany)
    directed by matthias roeder
    produced by christian staudte

    dresdener str. 353
    01705 freital
    germany
    phone: 03516521104
    mail: fam.roeder@gmx.de

    dogme # 58: carpe diem(australia)
    directed by marcus roberts
    produced by marcus roberts
    14 cumberland cresent.
    huntfield heights
    sa. 5163
    australia
    phone: 0438832805
    link: http://www.film-fanatic.blogspot.com/
    mail: liam5000@indiainfo.com

    dogme # 59: colori (italy)
    directed by cristiano ceriello
    produced by cinema distribuzione and cristiano ceriello
    via a. diaz, 142
    80047 san giuseppe vesuviano (naples)
    italy
    phone: +390818271482
    fax: +390818271482
    link: http://www.cinemadistribuzione.com/
    mail: info@cinemadistribuzione.com

    dogme # 60: d. (italy)
    directed by cristiano ceriello
    produced by cinema distribuzione and cristiano ceriello
    via a. diaz, 142
    80047 san giuseppe vesuviano (naples)
    italy
    phone: +390818271482
    fax: +390818271482
    link: http://www.cinemadistribuzione.com/
    mail: info@cinemadistribuzione.com

    dogme # 61: evoque - reality show (italy)
    directed by mauro john capece
    produced by evoque - officina d`arte
    p.o. box 91
    64011 alba adriatica (te)
    italy
    phone: +39-329-4316120
    link: http://www.evoque.it/
    mail: info@evoque.it

    dogme # 62:a promise (usa)
    directed by corey smith
    produced by corey smith film productions
    350 w. 88th st., apt. 501
    new york, ny 10024
    usa
    phone: 862-208-9843
    link: http://homepage.mac.com/smithcorey/apromise.htm
    mail: smithcorey@mac.com

    dogme # 63: abortion (usa)
    directed by rob sylvester
    produced by brandon sylvester, kabil seesan
    3061 glacierwood drive
    juneau, alaska 99801
    usa
    phone: 907-789-0978
    mail: brandon_sylvester@hotmail.com, rob_909@hotmail.com

    dogme # 64: water wine (canada)
    directed by brendan p frye
    produced by brendan p frye
    55 milton
    canada
    phone: 519-671-6887
    mail: bfrye@uwo.ca

    dogme # 65: the smokestack wager (canada)
    directed by tony hinds
    produced by tony hinds, kyle milroy
    990 jessie ave
    winnipeg, manitoba
    canada
    phone: (204) 453 3232
    link: http://www.myspace.com/satiricarlfilms
    mail: satiricarl@hotmail.com

    dogme # 66: work all day (canada)
    directed by wilson reddington
    produced by jay ross
    120 butt st. calgary
    canada
    phone: 561-458-1198
    mail: johnny_b_goode@hotmail.com

    dogme # 67: premier (hungary)
    directed by tamás dömötör
    produced by lászló pavelkovits
    1/b teleki blanka str.
    szombathely
    hungary
    9700
    hungary
    phone: +36309563539
    mail: meskhal@freemail.hu, pavel.l@t-online.hu

    dogme # 68: dogumentario italia (italy)
    directed by cristiano ceriello
    produced by cristiano ceriello and cinema distribuzione
    viale della rinascita, 15
    80040 san gennarello di ottaviano
    (naples)
    italy
    phone: +390818271482
    fax: +390818271482
    link: http://www.cinemadistribuzione.com/
    mail: ceriellofilm@hotmail.com

    dogme # 69: tenderete (spain)
    directed by carlos morales
    produced by carlos morales
    apartado de correos #8
    breña alta
    38710t tenerife
    spain
    phone: 0034680445775
    mail: elnotax@gmail.com

    dogme # 70: funerale di famiglia (italy)
    directed by cristiano ceriello
    produced by cinema distribuzione and cristiano ceriello
    via a. diaz, 142
    80047 san giuseppe vesuviano
    (naples)
    italy
    phone: +390818271482
    fax: +390818271482
    link: http://www.cinemadistribuzione.com/
    mail: info@cinemadistribuzione.com

    dogme # 71: beauty and the hitman(denmark)
    directed by allan jensen
    produced by allan jensen
    allan jensen
    sneholmgårdsvej 2
    4690 dalby
    denmark
    denmark
    phone: 23292713
    mail: future.1989@hotmail.com

    dogme # 72: heaven and...(denmark)
    directed by allan jensen
    produced by allan jensen
    allan jensen
    sneholmgårdsvej 2
    4690 dalby
    denmark
    denmark
    phone: 23292713
    mail: future.1989@hotmail.com

    dogme # 73: does it hurt? -the first balkan dogma (macedonia)
    directed by aneta lesnikovska
    produced by aneta lesnikovska
    ul. mirce acev 169/10
    1000 skopje

    macedonia
    phone: +31 626176289
    link: http://www.akafilm.com/
    mail: film@akafilm.com
  • gelişen teknoloji ve değişen zamanla birlikte popüler filmlerin sanat sinemasının önüne geçtiğini düşünen ve sinemanın gerçek ruhunu yeniden ortaya çıkarmak isteyen bir grup danimarkalı sinemacının başlattığı akım. bir manifesto ile de kuralları belirlenmiştir. (bkz: dogma 95 manifestosu)

    bazı dogma filmleri:
    festen, danimarka, 1998
    idioterne, danimarka, 1998
    mifunes sidste sang, danimarka, 1999
    the king is alive, danimarka, 2000
    lovers , fransa, 1999
    julien donkey boy, abd, 1999
    fuckland, arjantin, 2000
    chetzemoka's curse, abd, 2001
    diapason, italya, 2001
    italiensk for begyndere, danimarka, 2000
    amerikana, abd, 2001
    joy ride, isviçre, 2001
    et rigtigt menneske, danimarka, 2001
    strass, belçika, 2001
    en karlighedshistorie, danimarka, 2001
    era outra vez, ispanya, 2000
    resin, abd, 2001
    converging with angels, abd, 2002
    elsker dig for evigt, danimarka, 2002
    dias de boda, ispanya, 2002
    el desenlace, ispanya, 2004
    forbrydelser, danimarka, 2004
    gypo, abd, 2005
    lonely child, kanada, 2005
  • sinemanın en eğlenceli akımıdır.
    hazırsanız biraz daha detaya giriyorum.

    akımın kurucularından thomas vinterberg'in deyimi ile, dogma kuralları bir oyundur. ideolojiktir, politiktir, uzmanlık ister, küstah ve kendini beğenmiştir ama aynı zamanda eğlencelidir.
    [vinterberg'in konu hakkındaki fikirlerini https://www.youtube.com/watch?v=qcvew3hh7gq buradan] izleyebilirsiniz.

    her şey, 1995'in ilkbaharında danimarkalı yönetmenler lars von trier ve thomas vinterberg'in 45 dakika içinde yazdıkları bir kurallar silsilesi ile başlar. bu yeni akıma dogma 95 ismini koyarlar ve akabinde kendilerinden beklenecek şekilde bu kuralları, 'şeref, namus, erdem yemini' benzeri anlamında vow of chastity ismi ile yayınlarlar. (buradan okunabilir.)

    hemen peşine harika ve bir o kadar da sert bir manifesto yazıp dogma 95'in bir şaka olmadığını, son derece ciddi olduklarını anlatırlar. (buradan okunabilir)

    bu manifestonun bir özetini verecek olursak... hazırsanız başlıyorum.
    öncelikle 1960 sonrası yeni dalga sinema için, 'sinema ölmüştü ve tekrar diriliş çağrısı yapıyordu', 'amaçları doğruydu ama araçları yanlıştı'. 'dalga kıyıya vurdu ve berbat oldu' gibi oldukça sert ifadeler yer alıyor ve şöyle devam ediyor,
    'bireycilik ve özgürlük sloganları bir süre işe yaradı, ama bir fark yaratmadı. dalga, yönetmenlerin kendilerini de kapmak için yükseldi. dalga hiçbir zaman arkasındaki adamlardan daha güçlü olmadı. anti-burjuva sinemanın kendisi burjuva oldu, çünkü teorilerinin dayandığı temeller, burjuvanın sanat anlayışını ta kendisiydi. auteur kavramı, en başından beri burjuva romantizmiydi ve bu nedenle… yanlıştı! dogma 95'e göre sinema bireysel değildir!'

    geçmişi kritik ettikten sonra daha da sertleşen manifesto, günümüz sineması ve yapılması gerekenler kısmına da değiniyor,
    'bugün, teknolojik bir fırtına şiddetini arttırıyor ve bunun sonucu sinemanın nihayet demokratikleşmesi olacaktır. ilk defa, herkes film yapabilir hale geldi. ancak ortam ne kadar erişilebilir hale gelirse, avangart o kadar önemli olur. “avangart” ifadesinin askeri çağrışımlara sahip olması tesadüf değildir. cevap disiplindir...
    filmlerimizi tek tip hale getirmeliyiz. çünkü bireysel sinema, tanımı gereği çökecek!'

    vitesi daha da yükseltip, nihat genç ile veryansın formatına bağlayan dogmacılar şöyle devam ediyorlar,
    'çökmekte olan sinemanın şu yapımcılarının "yüce" görevi izleyiciyi kandırmak mıdır? gurur duyduğumuz şey bu mu? "100 yılın" bize kazandırdığı şey bu mu? bütün bu illüzyonlar hangi duygular aracılığıyla iletilebilir? bireysel sinema yapanların hile yapma özgürlüğü mü?
    dramaturji, etrafında dans ettiğimiz bir altın buzağı(put) haline geldi. karakterlerin iç yaşamları hakkında olay bir örgüsü çok karmaşıktır ve bu "yüksek sanat" değildir. yüzeysel aksiyon ve yüzeysel sinema daha önce hiç olmadığı kadar, tüm övgüleri toplar oldu.
    sonuç anlamsız ve faydasızdır. bu bir dokunaklılık ve duygu sömürme ilüzyonudur. bu bir aşk hikayesi ilüzyonudur.
    dogma 95'e göre, sinema bir ilüzyon değildir!'

    bu dokunaklı, iddialı ve sert açıklamadan sonra 'dogma 95, vow of chastity isimli değiştirilemez kurallar ile, ilüzyon sinemasınına karşı gelir!' cümlesi ile biter manifesto.

    peki bu değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez, adeta musa'nın 10 emiri olan dogma kuralları nelerdir?
    1- çekimler stüdyo dışında yapılmalıdır. sahne donanımı ve setler içeri taşınmamalıdır. (hikaye özel bir sahne donanımı gerektiriyorsa, stüdyo dışında bu donanıma uygun bir mekan seçilmelidir.)

    2- ses, kesinlikle görüntülerden ayrı olarak üretilmemelidir ya da tersi yapılmalıdır. (sahne içinde üretiliyor olmadığı sürece müzik kullanılmamalıdır.)

    3- kamera, elde taşınıyor olmalıdır. elde taşınan kamera ile elde edilecek hareketlilik ya da hareketsizlikler serbesttir. (film, kameranın durduğu yerde çekilmemeli; kamera filmin olduğu yerde olmalıdır.)

    4- film, renkli olmalıdır. özel ışıklandırma kullanılamaz. (eğer çekilecek olan sahnede filmin pozlandırması için çok az bir ışık söz konusuysa, sahne kesilmeli ya da tek bir lamba kameraya iliştirilmelidir.)

    5- optik numaralar ve filtreler kesinlikle yasaktır.

    6- film, gelişigüzel aksiyon içermemelidir. (öldürme, silahlar, vs. bulunmamalıdır.)

    7- zamansal ve coğrafi yabancılaştırmalar yasaktır. (kısaca film, şimdi ve burada geçmelidir.)

    8- tür filmleri kabul edilemez.

    9- film formatı 35 mm olmalıdır.

    10- yönetmen, jenerikte belirtilmemelidir.

    ek madde- ayrıca yönetmen olarak, kişisel üsluptan kaçınacağıma and içerim. ben artık bir sanatçı değilim. anları bütünden daha önemli gördüğüm gibi, bir ‘eser’ yaratmaktan kaçınacağıma and içerim. en büyük hedefim karakterlerimden ve ortamdan gerçeği açıkça çıkarmak olacaktır. tüm bunları elimden geldiğince, iyi uslup ve estetik kaygılar pahasına yapacağıma and içerim.

    böylelikle, namus ve şeref yeminimi ederim!”

    gelin görün ki, bu yemini yazanlar, yemini ilk bozanlar olacaktır. çünkü bu kural tanımaz, provakatif yönetmenlerden böyle bir yemine kariyerleri boyunca sadık kalmaları zaten beklenemezdi.
    hatta 1998 yılında, dogma akımının ilk örneği olarak çekilen festen'de bile yıllar sonra vinterberg, kuralı 'çaktırmadan' bozduğunu itiraf etmiştir.
    yetmezmiş gibi, akımın çekilen ikinci filmi olan ıdioterne'de lars von trier arka plan müziği kullanıp ikinci kuralı çiğnemiştir.

    fakat aradan 26 yıl geçmiş olmasına rağmen, hala etkisi devam eden dogma95 efsanesi hakkında kimsenin emin olamadığı tek şey şu,
    dogma, iki sarhoş danimarkalının kafası güzelken eğlenmek için uydurduğu bir şey mi?
    yoksa hakkında tezler yazılacak kadar ciddi bir sinema akımı mı?
  • lars von trier'in icad ettiği,sonra dayanamayıp kendisinin bile bu kalıplar dışına çıkarak dilm çektiği filmin tamamını ve yapımındaki her evresini kapsayan katı kurallar bütünü,idiots muş ilk örneği ben şölen biliyordum bilmiyorum hangisi doğru
  • meraklısına dogma 95'cilerin wov of chastity başlıklı kuralları:

    "i swear to submit to the following set of rules drawn up and confirmed by dogme 95:

    1. shooting must be done on location. props and sets must not be brought in (if a particular prop is necessary for the story, a location must be chosen where this prop is to be found).
    2. the sound must never be produced apart from the images or vice versa. (music must not be used unless it occurs where the scene is being shot).
    3. the camera must be hand-held. any movement or immobility attainable in the hand is permitted. (the film must not take place where the camera is standing; shooting must take place where the film takes place).
    4. the film must be in colour. special lighting is not acceptable. (if there is too little light for exposure the scene must be cut or a single lamp be attached to the camera).
    5. optical work and filters are forbidden.
    6. the film must not contain superficial action. (murders, weapons, etc. must not occur.)
    7. temporal and geographical alienation are forbidden. (that is to say that the film takes place here and now.)
    8. genre movies are not acceptable.
    9. the film format must be academy 35 mm.
    10. the director must not be credited.

    furthermore i swear as a director to refrain from personal taste! i am no longer an artist. i swear to refrain from creating a "work", as i regard the instant as more important than the whole. my supreme goal is to force the truth out of my characters and settings. i swear to do so by all the means available and at the cost of any good taste and any aesthetic considerations.
    thus i make my vow of chastity."
    copenhagen, monday 13 march 1995

    bu dogma mıdır nedir, bunun amacı nedir olayı nedir derseniz, sorunun cevabı okuduğunuz metinde bulabilirsiniz.
hesabın var mı? giriş yap