şükela:  tümü | bugün
1187 entry daha
  • bazen farkında olmadan yapılan şey.

    şöyle ki;

    40’lı yaşlarda, motorsiklet kullanan, rock’tan jazz’ına konserleri mümkün mertebe kaçırmayan, o ülke senin bu ülke benim gezen, yaz tatili/kış tatili için garanti olsun diye aylar öncesinden rezervasyon yaptırıp tatil günü gelene kadar ön tatiller yapan, aynı masaya oturduğumuzda mutlaka bir şeyler kaptığım, ortamların aranan insanı olan, bugüne dek başından tonla flört geçmiş ama evlilik lafı açılınca “sağol cnm ben almayayım” diyen, çocukları çok seven ama çocuk sahibi olmayı asla düşünmeyen; kısacası, özgürlüğünün müptelası bir ablam var. kan bağımız yok ama çok severim kendisini.

    uzun zamandır görüşmediğimiz için ne yapıp ne ettiğini bilmiyordum, roma’da olduğunu yazmıştı gruba en son. geldikten sonra bodrum’u ziyaret edip, rotayı memlekete çevirmiş, gruptan “bu akşam kimse plan yapmasın, falanca yerde toplanıyoruz” yazmış, altına da “bir de sürprizim var.” notu iliştirmiş. haliyle grupta beyin fırtınası yapıldı. en çok ortaya konan tahmin “kesin yurtdışına yerleşecek” şeklindeydi çünkü bunu uzun zamandır istiyordu. belirlenen gece toplandık. ilk başta iş-güç konuşuldu, sonra herkes özel hayatından bir şeyler anlattı, sıra o’na geldi. “ben şimdi bir şey anlatmiyim, biraz daha bekleyin” dedi. biz çok emindik yurtdışı olayından. aradan bir süre geçti, bir adam geldi yanımıza. tipi bildiğin fedon. bronz ten, dağınık kır saçlar, hafif göbek. hülya abla kikirdemeye başladı, adamın elinden tuttu, “biz evleniyoruzzzz!” dedi. hayatta her şeyin olabileceğine olan inancım, bu kadının evlenme bahsi açılınca yıkılmaz tabulara dönüşürdü halbuki. kafamızdaki deli sorulara cevap verir nitelikte şunları söyledi; “ kimse benden böyle bir şey beklemiyordu, biliyorum. ben de beklemiyordum. ama şunu anladım; ben evliliğe değil, biriyle anlaşabileceğime inanmıyormuşum. gördüğünüz bu adam beni dumura uğrattı.”

    doğru insan dediğimiz şey beklenmedik şekilde çıkıyor işte insanın karşısına. sen ne kadar “asla karşıma çıkmaz” desen de, “bekarlık sultanlıktır” naraları atsan da, öyle birinin olmadığına inansan da, hatta “beklemiyormuş gibi” yapsan da.

    not: haftaya düğün var, yakasında “freedom is everything” yazan t-shirt’le halay başı olacağım.
  • kişinin kendisine sorması gereken soruları barındıran hede. neye göre doğru insan? zira insanların çoğu kaşına gözüne orasına burasına takılarak belki de hayat arkadaşı olabilecek kişileri elinin tersiyle itiyor. en başta fiziksel olarak bir çekim olacak evet, bunu göz ardı eden insanların çoğu yalan söylüyor. ondan sonrası karaktere kalmış bir şey.. davranışlar, düşünceler...
  • herkes doğru insanı bekliyor. kimse kendine ben doğru insan mıyım da doğru insanı bekliyorum acaba diye sormuyor.
    doğru insanı sen hak ediyor musun acaba bi onu sorgulamak lazım.
  • beklenilen duragı değiştirmeli bazen.

    bazen de beklemeden taksiye atlayıp gitmeli.

    bazen deeee bir şey gelse bile güzergahı uymuyorsa , beklemeye devam etmeli.

    eğer sizi hedefe ulastiriyorsa gelene binilmeli. burada hedef mutluluk. tabii binilen şey bazen hararet yapabilir, bozulabilir yolda kalabilir. inmek (ayrilmak) zorunda kalabilirsiniz ya da sabırla beklemelisiniz.
    beklemeye devam :)
  • evden işe işten eve yaparsan daha çok beklersin.
  • hayatına giren birinin doğru insan olduğunu sarsıntılı, fırtınalı, yağmurlu, şimşekli.. bilumum doğal afet metaforlu süreçlerden beraber geçtikten sonra anlarsın. doğru insanı bulma şekli eşkıya'nın "bulduuumm saeeniiii" repliği gibi olmaz.* yeterince zaman geçtiğinde, ya da ilişki yeterince sınandığında "doğru insan" fikri, hayatına girmiş "en yanlış insan" fikrine evrilebilir. beraber mutlu bir şekilde yaşlanmayı başardıysan doğru insanı bulmuşsun demektir.

    herkesin doğruları nasıl farklıysa, beklediği doğru insan da farklıdır. bu aynı insanda farklı zamanlarda bile değişebilir. geçmişte muhafazakar olup beklediği ve bulduğu kişinin doğru olduğunu düşünen birisi, ilerleyen yıllarda "bu dinler yalan dolan galiba" noktasına geldiğinde, geçmişteki doğru kişiler bugünün yanlış kişileri olacaktır. tamamen ters yöne baktığın insanlarla bir gün vedalaşmak isteyeceksindir, her ne kadar geçmişin doğru insanı olsalar da!..

    hasılı; doğru nedir, bugünkü doğrum nedir, gelecekteki doğrum ne olabilir, bütün bu ihtimallerle beklediğim doğru insan nasıl biridir sorularına gerçekçi cevaplar vermeden, uzun soluklu arayışlara ve beklentilere girmek hata ihtimalini artırır. ben yeterince olgunlaştım yanılgısına düşmeden, en azından 20'li yaşları ve bu dönüşümü geçirmeyi beklemek insanı ciddi hatalar yapmaktan koruyabilir.

    çünkü hayat bazen seçtiğin kişidir..
  • söz konusu ikili ilişkiler yahut aşksa, bir parça dahi olsa yorucudur. beklerken, beklediği şeye yabancılaşıyor insan, unutuyor da.

    ve arayışta doğru insanı bulmak değil, yanlış insanların da bir araya gelmesinin mümkünlüğü ağır basmalı.

    aşk, iki yanlış ama sahici insanın birbirini bulması, bulduğu şeye sahip çıkmasıdır.

    aşk, doğru insanlara göre değildir.
  • asla gelmeyecek bir treni beklemek gibi gelse de umudumu kaybetmek istemiyorum. behzat ç. haklı sanırım; "ben sevmeyi bilmiyorum galiba, kimi sevdiysem bana düşman oldu" demekle.
  • sabırla içinde bulunduğum durum.
  • momentuma inanmak
75 entry daha