şükela:  tümü | bugün
  • kulağa küpe olması gereken bir listedir.

    kadınlardan sürekli şikayet edip onları itin götüne sokup çıkarıyoruz da, biliyorum hepiniz hayatınızın aşkını arıyorsunuz ve büyük bir umutla aşık olacağınız doğru kadınla karşılaşmayı umuyorsunuz.

    o arayışınızda size kimse yardımcı olmayacak. öncelikle bunu bilin.

    çünkü bu gezegende, "doğru kadını buldum" diyebilen fazla adam yok. bulanlar da ekşi sözlükte değil.

    ama ömrü boyunca aşık olacağı kadını arayan, gözlerinde huzuru, yüreğinde aşkı, kadınlığında tutkuyu bulacağı kadını bekleyerek ömrünü çürütmüş ezik ve mal bir abiniz olarak, bu yolda yapılan büyük yanlışlar konusunda sizleri uyararak yardımcı olabileceğimi düşünüyorum.

    öncelikle, doğru kadının tanımını yapalım.

    doğru kadın deyince herkesin kendine göre bir tanımı oluyor. sizin de vardır eminim. ama yıllar sonra fark ediyorsunuz ki, aslında o tanımların hepsi yanlış.

    doğru kadının tek doğru tanımı var. bu tanım, sizin için de, benim için de, kankitolarınız için de, sokaktan geçen herhangi bir enişte için de değişmiyor.

    doğu kadın, dinleyen kadındır. bu kadar.

    çünkü kulağını açan ve karşısındaki insanı dinleyen insan, bencil olmaz. empati sahibi olur. karşısındaki insana saygı duyar ve tüm bu özellikler insanı sevgiye götürür.

    sizi dinlemeyen kadın, kendi bildiğini okuyan kadın, siz konuşurken sözünüzü kesen, kendi istediğini kabul ettirmek için kavga çıkaran, psikolojik terör uygulayan, 15 yaşındaki skindirik mal ergen kızlar gibi sürekli trip ve atar yapan kadın, dinleyen kadın değil, bilakis dinlemeyen kadındır ve sizi sevmesi asla mümkün olmaz. o kancık size gelip aşk lakırdıları sayıklıyorsa, bilin ki sizi ayakta sikiyordur.

    o nedenle, doğru kadının tanımı tüm erkekler için tektir: sizi dinleyen kadın.

    tabi sizin de onu dinliyor olmanız lazım, aksi halde siz onun için doğru erkek olmazsanız.

    bu konuyu netleştirdiysek, şimdi asıl meselemize dönelim.

    ---doğru kızı bulma yolunda yapılan büyük yanlışlar---

    1-hayal kurmayın
    erkek adam hayalci olmaz. bunu unutmayın. aradığınız kızın peşinde geçireceğiniz uzun yıllar boyunca sizin için en büyük tehlike hayallerinizin kurbanı olmanızdır. bir kız bulursunuz, çok güze sevişirsiniz, yatakta aklınızı başınızdan alır, iliğinizi kemiğinizi sömürür, daracık amcığıyla aklınızı başınızdan alır, yatak dışında da çok neşelidir, çok keyiflidir, güzel zamanlar yaşatır... sonra zihniniz onun hakkında eksik kalan detayları tamamlamaya başlar. sevmediğiniz özellikleri görmezden gelir. misal, evlilik konusunda klasikçidir. gelinlik giyeceğim, düğün yapacağım ister. siz hayal dünyanızda bunu olabildiğince masumlaştırırsınız. masum bir düğün, basit bir gelinlik mutluluğumuzu ne kadar bozabilir ki diye düşünürsünüz ama o abla evliliğinizin beşinci yılında bile sağa sola gelinlikli fotoğraflarını basıp hayatını hala taze gelin kaprisleri içinde yaşamaya devam eder.

    pişman olursunuz. yapmayın. hayal kurmayın. gerçekçi olun.

    2-gaza gelmeyin
    kadın-erkek ilişkisindeki normlar, sizin normalleriniz olmasın. erkek hesabı öder, kız hesap gelince tuvalete gider, erkek kapıyı tutar, kız sigarasını çıkarınca erkek çakmak tutar ve daha bin tane bok püsür.

    bunlar, yapmadığınız zaman kadınların sizden tiksineceği şeyler. işin doğrusu, bir kadının hesap ödemesine izin verirseniz, kız sizi anında siler. gerçek bu. orada yüzünüze güler, ay canım hayat müşteriktir, tabi ki nolcak falan der ama siz kızın hesap ödemesine izin verdiğiniz için orada bittiniz. ya sonraki görüşmede, ya da sonraki +1, ya da +n buluşma sonrasında abla sizi karşısına alacak, bak berkecan, bazı şeyleri tükettiğimizi düşeniyorum, ben bu ilişkiye daha fazla devam edemeyeceğim, bıdı bıdı bıdı...

    dolaysıyla erkeklere her zaman hesabı ödemesi söylenir. bunun centilmence olduğu söylenir. doğru... bu kodu izlerseniz, kız sizi evlenene kadar terk etmez. ama bu aynı zamanda doğru kızı bulma yolunda yapacağınız en büyük yanlışlardan biri olacaktır. çünkü erkeğin hesap ödemesi gerektiğini söyleyen klasik hayat yorumunu benimsemiş kız aynı zamanda evliliğini de, kadınlığını da, hayatının her anını da klasik kodların izinde yaşayan kadındır. bu da demektir ki bu kadın sizi dinlemez. bu kadın sadece kendi bildiği ezberleri okur. yani yanlış kadındır.

    evlenen bütün erkeklerin allah belasını versin diye yakınıp durduğu kadın işte budur. flört aşamasında hesabını ödediğimiz, ne istediyse yaptığımız, nikahı basana kadar ay sen mükemmel adamsın, sana aşığım, sensiz olamam, senin yanında kendimi mutlu hissediyorum diye martavallar okuyan ama evlendikten sonra "benim kurallarımdan çıktığın anda kafanı sikerim, sana psikolojik terör uygularım, ebeni sikerim," diyen kancık budur.

    sizi, hesap ödemediğiniz halde terk etmeyen kadın, doğru kadın olma ihtimali en yüksek kadındır. elbette bu kafası çalışan kadın, sizin onu sömürüp sömürmediğinizi de anlayacak kapasitede olacaktır. siz "kadın parası yemek oh ne tatlıymış," moduna girdiğinizde, erkekle parası için beraber olan zengin koca avcısı kancık karılarla aynı düzleme düşerek, bu doğru ablanın da nefretini kazanırsınız.

    bu işin orta ayarı da zordur. iki kuruş hesap erkek adamı germez, onun masrafı, şunun faturası, bunun parası erkek adam için çerez parası gibi olmalıdır. zaten, ödediğiniz 200 lira hesapla bütçeniz sarsılıyorsa, sizin bir kadınla ortak hayat kurmayı düşünmeden önce işinize odaklanıp para kazanmayı öğrenmeniz lazım. burada asıl mesele, kadının sömüren bir kadın olmadığını samimiyetle ispat edebilmesidir ki, o da artık kolay değil. çakal kızlar akıllandı, evlenene kadar bütün hesapları ödemek için atlıyorlar. evlenince de kocacım, al sana 20 bin lira kredi kartı borcum, seninle gezip tozarken büyüdü bu borç hadi öde...

    kadınların iğrenç karakterleri karşısında sizin o masum, dürüst hallerinizle hiç şansınız yok. piç olmanız lazım. it olmanız lazım. şerefsiz olmanız lazım. onu da beceremeyecek kadar safsınız.

    allah kolaylık versin.

    3-romantikleşmeyin
    romantizm bir zehirdir. gerçekçi değildir. hayalciliğin kuzenidir. romantizm kadının da sizin de gözlerinizi bağlar. şiirler yazmayın. dünyadaki bütün şiirler yazıldı. çok isterseniz onlardan birini okuyun ama abartmayın.

    romantizm, birlikte çıktığınız bir gezide, sevdiğiniz kadının saçına taktığınız küçük bir kır çiçeğinde kalsın. romantizm, el ele sahilde yürüdüğünüz bir gün, sarılıp öpüştüğünüz bir anda kalsın. daha ilerisine gitmeyin. abla, elbette dibine kadar romantizm yaşamak isteyecektir. siz mani olun. siz durun. siz o batağa girmeyin. çünkü kadınların pis karakterleri, romantizm gölünün içinde götü başı ortada, narin bir prenses gibi yüzen erkek gördüklerinde o adama saygılarını kaybetmeye meyillidir. kadınlar romantik erkek ister ama romantik erkeği bulduklarında küçümserler, saygılarını yitirirler. onlar sadece istemeyi severler. istediklerine ulaştıklarında değeri kalmaz. onlara istedikleri romantik erkeği vermeyin. bırakın istesinler, kudursunlar, küçük romantizm dozları ile bu keşleri kendinize bağlayın ama asla tam doz vermeyin. tipini siktiğimin manyak ruh hastaları.

    4- hayatınızın odağına kadını koymayın
    dünyanın en doğru kadınını bile bulsanız, onu hayatınızın odak noktası yaptığınızda kaybedersiniz. o da hayatınızdaki diğer önemli detaylar gibi, hayatınızda belli bir oranda yer kaplasın. hobilerinize, arkadaşlarınıza, kişisel gelişiminize, kişisel alanınıza zaman ayırmaya devam edin. kadınınız sadece belli bir zaman diliminde sie ulaşabilsin. o süreçte de ablayı hakkıyla eme göme sikerseniz güzel olur. aşkından gözü kör olur.

    ama tıfıl oğlanlar gibi ablanın götünün dibinden ayrılmayıp her yere onunla gider, her boku onunla yer, onu hayatınızın odağına yerleştirirseniz dünyanın en doğru kadını sizi kanka sistası gibi görmeye başlar. çünkü kadınların karakteri böyle. bunlar ruh hastası. unutmayın. eğer kadınlarla beraber mutlu bir yaşam sürmek istiyorsanız, siz deli doktoru olmak zorundasınız. bence, kimse bedavaya deli iyileştirmek zorunda kalmamalı ama sonuçta toplum buna sizi zorluyor.

    anneler/babalar kızların psikolojilerini bozup ruh hastası şizofrenler yetiştirip sonra evlendiği adamdan kızı iyileştirmesini bekliyorlar. tabi ki kız iyileşmiyor. anne oluyor. kız çocuk doğurduysa, bu sefer kendi ana babalarından ve çevreden gördükleri gibi, kendi kızlarını da kendini prenses sana bir ruh hastası olarak yetiştiriyorlar ve döngü bu şekilde devam ediyor. bu döngünün bir parçası olmak istemiyorsanız, olabildiğince kendini iyileştirebilmiş bir kız bulmaya çalışacaksınız ama yok, önceden uyarayım. ben 40 yıldır arıyorum. geçen yıllarda bir ablayla karşılaştım, tatlı bir psikolog kızımız. güzel mi güzel, tatlı mı tatlı, kibar mı kibar, zarif bir kadın, şunun kalbini çalayım da dudaklarından ısırayım, kulaklarına adını fısıldayıp saçlarından okaşayayım, kalbine girip orada aşkın tadını çıkarayım dedim ama olacak gibi değil. abla kendini geliştirmiş, güçlü, anlayışlı, sorgulayan, yetkin, zeki, analiz kabiliyetine sahip süper bir abla ama hadi evlenelim dediğimde, dur bir gelinliğimi seçeyim diyecek. konuya oradan girince yine diğer evliliklerden farkımız kalmayacak. bari, hayallerimde o güzel haliyle kalsın dedim, yanaşmadım. yani siz de kendini iyileştirmeyş başarmış güzel kadınlara rastalayabilirsiniz ama fark edeceksiniz ki, iş ciddiye binince bu ablaların kendilerini klasik kodlara teslim etme arzuları hala dipte kaynamaya devam ediyor. yaş iş. üstelik üstüne giderseniz bu ablaların da psikolojilerini dağıtma ihtimaliniz var. kız zar zor kendine sağlıklı bir yaşam kurmuş, siz üstüne gidip daha fazlasını istediğinizde sınırlarını zorlamasını istemiş olacaksınız. kaldıramayacak. zaten o kadarcığını zor yapmış, zaten yalnız başına, dünya ile tek başına savaşarak, geleneklerle, normlarla, ağır kodlarla çatışa çatışa yara bere içinde kalmış, zar zor ayakta kalıyor şimdi siz bu kıza, "gelinlik giyme huriye'm, düğün yapmayalım pomçikellam," derseniz, kız çat diye düşer, bünyesi iflas eder, kaldırmaz.

    bu kızlar için doğru adamlar, siz değilsiniz. bu ablalara, onun şartlarını çok zorlamayacak, dalgasız deniz kaptanı adamlar lazım. siz aslında hiçbir kadın için doğru adam değilsiniz. belki o çok aradığınız mükemmel kadını bulursanız, onun doğrusu olursunuz ama onlardan da dünyada üç beş tane var. hanginize yetsin kızlar. yalnızlığı kabullenin.

    öte yandan bu kendini geliştirmiş, iyileştirmiş kızların hayali bile güzel bence. bulursanız, uzaktan uzaktan aşık olun.

    hayatla yalnız başına çarpışan bu güzel kadınlara buradan bir şarkı da armağan etmek isterim: https://www.youtube.com/watch?v=vxznl5s7zbi

    5- bekleme hatasına düşmeyin
    geldik işin en acıklı kısmına.

    hayat erkekler için son hızla gitmek zorunda olduğunuz bir otoban gibidir. bu otobanda, duran araca yer yok. arkanızdan gelen dev tırlar sizi ezer geçer, asfaltta yapışırsınız. son sürat gideceksiniz. kendinizi geliştireceksiniz, yeni iş imkanları açacaksınız, yeri gelecek dünyadan kaçacaksınız, yeri gelecek çatışmanın ortasına atlayacaksınız ama hiç durmayacaksınız. durursanız kaybedersiniz. durursanız, hayat yanınızdan akıp gider, siz de mal mal bakarsınız. inzivaya çekilseniz bile aslında o otobanda son hızda ilerliyor olduğunuzu unutmayacaksınız. inziva dediğiniz kavram bile kendi içinde bir gelişim sürecidir.

    bu tempoda sizi durmaya zorlayan tek şey ise kadınlardır. kadınlar, her şeyi bırakıp onlarla ilgilenmenizi isterler. zamanınızı onlara akıtmanızı isterler. işte o zaman kaybedersiniz. kadının saygısını da kaybedersiniz, aşkını da kaybedersiniz, zamanla kendinize saygınızı da kaybedersiniz. kancık kadınların kocalarına sürekli "hımbıl, sünepe" demelerinin nedeni budur.

    evli erkekler, eşlerini mutlu etmek için dururlar. hayat otobanında kenara çekerler, eşlerine zaman ayırırlar ve sonunda "sünepe, hımbıl, tembel, beceriksiz" erkek konumuna düşerler. çünkü kadınların karakteri böyle. bunlar hain, bunlar şerefsiz, bunlar vicdansız, bunlar kendilerine akıtılan sevgiye ihanet eden hainler. onun için hayattaki hedeflerini ertelemiş, onun mutluluğu için hayallerini ötelemiş, onun için hayatın akışından kaçıp durmuş, duraklamış erkekleri "sünepe" diye küçümseyen kadına biz "evli kadın" diyoruz. ben özel olarak kancık diyorum. siz bu hale düşmemek için hiçbir kadın için durmayın. hiçbir kadın için hayallerinizden vazgeçmeyin. hiçbir kadın için kişisel gelişiminizden, kişisel hedeflerinizden vazgeçmeyin.

    son olarak, ömrümün farklı noktalarında karşılaşıp sevdiğim, kalbini çaldığım halde param olmadığı, gücüm olmadığı, enerjim olmadığı için yanıma alamadığım ve bırakıp gitmek zorunda kaldığım tüm doğru kadınlardan özür diliyorum.

    https://www.youtube.com/watch?v=xzvdzjs0nwk