şükela:  tümü | bugün
  • dogru soylerken biraz da pi$manlikla birlikte kullanilan bir deyim.
    yani hep dogrucu davut`umdur napalm bu da bizim kusurumuz; ya da arkasindan konu$ulan birisi icin dogruyu soylemek zorunda miydi bu herif $una kar$i gibi serzeni$lerde yerini bulan bir cumle , 'ulan zamani miydi dogrucu davut'luk yapmanin $imdi' gibisinden.
  • sadrazam kamil pasa ( sultan abdülazizin sadrazami) divanda cilek ikram eder, masadaki pudra sekeri yerine yanlislikla kapagi acik kalan tuza batirir. isi bozmaz ve aaaa cok guzel oldu der. daha sonra sadrazam yapti diye tum divan tuza banar ve ifadelerini bozmadan leziz, leziz diyip yerler. bu sirada tuuuu, igrenc diye bir ses gelir dogrucu davuttan ve soyle der: cilek meclisinde neyse de hükümet meclisinde de bunlar size böyle yapiyor:) "
  • bir nevi odaktan uzaklaşamama sorunu yaşar. biri ona doğru söylemelisin demiştir. o da istisnasız doğru söylemiştir. işine gelince safa yer yatağı sermiştir. susmuştur mesela ama illaki yalan söylememiştir. evet bu bizim davut'tur. hay senin davut'tur. hay ben senin ebeni davut'tur. hay dokuzuncu köyde eşşekler kovalayısıca davut'tur
  • sanırım bizim başbakan.

    adam resmen ;

    (bkz: ışid ile aramızda 360 derece fark var)
    (bkz: eylem yapmadan canlı bombaları tutuklayamayız)
    (bkz: nerede bir zalim varsa biz onun yanında olacağız)
    (bkz: 22 ekim 2015 davutoğlu'nun ışid'e nankör demesi)

    yani bunların hepsi tesadüf olamaz. adam doğrucu davut beyler. anlayın diye kafanıza vurması gerekmiyor.

    ekstra bonus;
    (bkz: suriye'ye 4 adam gönderip tr'ye 8 füze attırırım)
  • argo'da
    - bir bizim mi anamızı doğrucu davut sikti.
    şeklinde kullanılır.
  • (bkz: hayri irdal)
  • iki versiyonu var olan hikaye.

    rivayet olunur ki sultan abdülaziz'in sadrazamı kamil paşa, divanda çilek ikramında bulunur. kamil paşa ikram ettiği çilekten bir tane alıp yemek için masadaki pudra şekeri yerine yanlışlıkla kapağı açık kalan tuza batırır.

    kamil paşa çileği ağcına atara atmaz anlar çileği şekere değil de tuza batırdığını. paşa bozuntuya vermez ve aaaa çok güzel oldu der. daha sonra sadrazam yaptı diye tüm divan heyeti de çileklerini tuza banıp yemeye başlar. leziz, nefis deyip yemeye devam ederler.

    tam o sırada “tuuuu, iğrenç” diye bir ses gelir doğrucu davut'tan ve şöyle der:

    “paşam çilek meclisinde neyse de hükümet meclisinde de bunlar size böyle yapıyor"

    ikinci rivayet ise şöyle :

    padişahın birinin doğrucu davut adında bir veziri var imiş…

    padişah bir gün savaş hazırlıkları yaparken sormuş “davut ne dersin, bu savaşı kazanabilir miyiz?” doğrucu davut bakmış bu işin sonu iyi görünmüyor…

    “padişahım gelin bu savaştan vazgeçin, şu şu sebeplerden dolayı kaybederiz…”

    padişah bu ya, “bre davut sen nasıl benim irademe karşı gelirsin… atın derhal zindana” demiş…

    padişah savaşa gitmiş ve kaybetmiş, ama davut hala zindanda…

    aradan altı ay geçmiş, yine bir savaş durumu olmuş… “çağırın şu davut'u soralım bakalım bu defa ne diyecek” demiş…

    davut huzura gelince, padişah “söyle bakalım davut yine bir savaş durumu var, bu defa ne diyeceksin?” davut savaşla ilgili şartları şöyle bir gözden geçirmiş ve “padişahım siz en iyisi beni zindana geri gönderin” demiş…

    kaynak: https://www.batmansonsoz.net/…grucu-davut-2260.html
hesabın var mı? giriş yap