şükela:  tümü | bugün
  • evet,

    artık bardak doldu, taştı. bu şirket ve **** şubesi hakkında gerekenleri söyleme zamanı geldi. rezalet değil, rezaletler ve iş bilmezlikler silsilesine hazır olun, ve ''doğuş oto'ya'' aracınızı teslim etmeden önce mutlaka yazıma bir göz gezdirin.

    bir musibet bin nasihatten iyidir.

    12 haziran 2018 taririnde doğuş oto genel merkezi ile sanırım otuz beşinci görüşmemi gerçekleştirdim, sinirden elim ayağım sabahtan beri titremeye devam ediyor..

    benim sorunumu çözecek insanlara ulaşmak istediğimi beyan etmeme rağmen, dün temcit pilavı gibi o otuz beş görüşmeden birisini daha, yani yine dejavu yaşadım. türkiye'de halkla ilişkiler veya müşteri temsilciliği şu; diksiyonu düzgün birisinin telefon aracılığıyla afili konuşmaya çalışması, size beyefendi demesi, o kadar. sadece "konuşmak". çözüm yeri adli merciler.. çözülse de çözülmese de.. nihayetinde "beyf..." derken yüzüne telefonu kapatmak zorunda kaldım, nedense ilk defa bana çok medenice geldi bu tavır..

    madde madde gitmeden önce yazının tamamını okutup, zulmetmemek adına şuraya özet bırakıyorum;

    özet : araçta üretimden kaynaklı, fabrikasyon hileli emisyon yazılımı olduğunu öğrenmiş bulunmaktayım. bu bir gizli ayıp olmakla; sadece rutin bakım için servise bıraktığım, zilyedi olduğum, mülkiyet hakkı şahsıma ait olan aracımı kendi inisiyatiflerini kullanarak sırf gizli ayıbı örtbas edip işin içinden sıyrılmak için şahsımdan muvafakat almadan araca yazılım atıp bozmakla yetinmeyen, üzerine de tüketicinin zekasıyla dalga geçmeye kalkan bir şirkettir doğuş oto.

    mülkiyeti size ait olan bir şey üzerinde, hiç kimsenin sizin iradenize başvurmadan tasarrufta bulunmaya yetkisi ve hakkı yoktur! hal böyle iken tarafınıza ''sorun bizde değil, sizde'' gibi bir yaklaşımda bulunulması kabul edilemez! insan hakları ve hukuk bir kez daha çiğnenmiştir!

    ohal olmasa aihm'e gideceğim, bunları tazminata mahkum etmek için elimden geleni ardıma koymayacağım da, konjonktür el vermiyor !

    -bundan sonrasını okumanıza gerçekten gerek yok... can sıkıntısı olup, vakit öldürmek isteyen okusun, uzun oldu biraz;

    `..................................................`

    1. 2017 yılı mayıs ayında 102 bin km'deyken 2011 model tdi golf marka aracım göstergede spiral yay ikazı verdi. araç bir anda devir ve hız kesiyor, aracı durdurup tekrar kontak yaptıktan sonra düzeliyordu. bunun haricinde motor, sanziman ve on düzenle ilgili hiçbir sorun soz konusu dahi degildi, olmadi da.

    2. aracı ***** doğuş oto yetkili servisi'ne götürdüm. aracın egr valfi arızası olduğu söylendi. 2600 tl civarında bir fiyat verildi ve parçanın stoklarında olmadığı almanya'dan geleceği, en az 2 hafta, belki 1 ay parçanın gelmesi için beklemem gerektiği beyan edildi.

    3. haliyle hem fiyat hem de süre ve ikame araç tesis etmeyeceklerini söyledikleri için aracı aldım, servisten ayrıldım. islerim de olabildigince yogun, araca ihtiyacım fazlaca.

    4. araç birkaç gün sonra yine egr arızası verdi, bu kez motor ikazını da beraberinde yakti, kontak açıp kapayınca da düzelmedi, mecburen hemen yetkili servise gitmek zorunda kaldım.

    5. servisteki gorusmemizde egr valfinin fiyatında indirim yapılmayacağı ve ikame arac verilmeyeceği konusunda tatmin oldum. zira internetten parçanın fiyatını araştırdım, beklemeksizin hem de yarı yarıya fiyatta fark oldugu için dışarıda yaptırabilirim düşüncesi olustu. servisteki yogunluk, siranin aracima gelmesi ve de calisan bir insan oldugumdan servisten ayrilip isyerime gectim. danısman aradı uzlaşamadık, ben de arac hazir serviste iken sadece zamanı gelen rutin (yağ, filtre) bakımının yapılmasını talep ettim telefon yolu ile, ve altını çize çize..

    6. aracın hazır olduğu bilgisi verildi, aracı almak için bildirilen saatte servise gittim.

    7. denemeksizin, ''aracı teslim aldım'' diye belgeyi imzalayıp, vezneden ödemeyi yaptırdılar ve otomatik kapılardan geçerek arka otoparktan aracı teslim ettiler.

    8. aracı teslim alırken ca**** isimli servis danışmanı sahsimdan icazet, imza, onay vs almaya hacet duymaksizin araca ''güncelleme de attık'' dedi. (... olaylar bu andan itibaren başlıyor...)

    9. güncelleme telefonda degil, araci teslime geldigimde ayak ustu soylendi. aciklama yapilmadi, ben de bir zarar verecegini o an için ongoremedim. basit bir guncellemeymis nihayetinde, ben servis danismaninin yalancisiyim..

    10. aracı aldığımda vehareket ettiğimde haliyle hararet sıfırda. servisten 3-4 km mesafe kat ederek iş yerime geldim ve aracı parkettim. ancak aynı akşam mesai bitiminde ilk calistirma sonrasi yine hararet henuz soğuk olduğundan, rölanti yakıt tüketiminin ve aracın performansının ne olduğu konusunda hararet 90 dereceye gelip trafik ve yol açıldığında fikir sahibi oldum. hem yakit hem de performans dustu.

    11. en onemlisi aracta start&stop olmamasina rağmen, durdugunuzda rolanti anlık 0.1 lt gosteriyor ve o anda motorda tekleme bas gosteriyordu. 2 yıldır 0.4 gösteren şey, oldu sana servise girip çıkınca 0.1.. start&stop argesi ile uğraşan mühendisler benim araçla biraz ilgilenebilirlerse (-)0.1 , (-)0.2 litre de yakabilirim, hiç vakit kaybetmeyin derim.

    12. bu arada araçta dizel partikül filtresi(dpf) var. bu sistem iki yıldır 1000-1500 km'de bir rejenerasyon yapıyordu, ta ki araç o gün servisten güncelleme ile çıkana kadar. normal sartlarda aracın dpf rejenerasyonu (partikül temizliği) 3000 devir/dk'da 15 dakikalık kullanım sonrasinda duruyor, motor normal çalışma prensibine dönüyordu.

    13. araçla yakıt tüketimi ile ilgili sorunları yaşarken eve çok az bir mesafe kala iste bu dpf çalışmaya başladı, yaklaşık yarım saat şehir dışı yola çıkıp bilinen devir/dakika aralığında kullanmama rağmen hiç durmadı, mecburen sitenin otoparkına girip kontağı kapattım. bir tuhaflik oldugu sesinden, calisma seklinden belliydi ve sabah sorunu bildirmek üzere girdim evime.

    14. sabah kalktım, kontağı çevirir çevirmez dpf çalışmaya başladı. yalnız araçlarında(dizel) dpf olan arkadaşlar demek istedigimi anlayacaklardir; rölantide yakıt tuketiminiz 0,5 lt ise, dpf rejenerasyonu aninda derhal 1,0 lt'ye çıkar. ve siz trafikteyken boylelikle dpf'nin calistigini anlarsiniz. ben de öyle olmadı, dpf çalışırken de 0,1-0.2 lt'yi göstermeye, tuhaf bir sekilde motorda hicbir sarsinti yaratmamaya, isi yaymamaya basladi..

    15. iş yerine geç geleceğimi söyleyip, baska isim gucum yokmus gibi sabah hemen çevre yoluna çıktım ve araçla 5.viteste 3000 devir aralığında yaklaşık aracı durmadan 1,5 saat kadar sürdüm, ki bu şaka değil. araç 140 km hız ile seyrederken size ortalama yakit tuketimi verimi açıklıyorum; ortalama 2,5 lt/100 km.. (30 saat once kacti bu hizlarda, 5.5 lt civari)

    16. dpf durmak bilmedi, yetkili servise bilgi verdim ve aracı en kisa surede tekrar götürdüm.

    17. aracı teslim aldıktan sonra yaşadığım sorunları söyledikten sonra; tekrar kontrol edilen araçla ilgili şahsıma bu iki durumun da normal olmadığı, bunu egr valfinin yaptığını söylediler. dpf'nin kendini temizleyemediğini, dolduğunu, kendilerinin manuel olarak rejenerasyon yapacaklarını söylediler. (50 bin km'dir sikayetim olmayan ve kullanimina hassasiyet gosterdigim parca, servisten ciktiktan hemen sonra arizalandi, dolmuşmuş..)

    18. bütün sorunların anası olarak lanse ettikleri ve tarafımı her sey düzelecek diye ikna ettikleri egr valfi değişimine onay verdim, tam bir ıztırar hali. hiç yanaşmadıkları ikame araç fikri konuştuğumuz masanın üzerinde asılı iken, birden passat marka ikame arac tahsis ettiler.. cunku aracimda sorunlarin büyüdüğünün farkindalar.

    19. egr için min. 15-30 gün arası gelir dediler, ne hikmetse 6-7 gün içinde egr valfi değişti. akabinde araçta her şey normal, hiçbir sorun yok diye teslime davet ettiler.

    20. dürüstlük ilkesi gereği, yetkili servisin araçta hiçbir sorun yok beyanına itimat ettiğim için, vezneye ödeme yapıp, önceden hazırlanmış evrakları imzalamak suretiyle aracı teslim aldım.

    21. aracı teslim aldığımda, aracın motor sıcaklığı ya da harareti düşük olduğu için ısınması için haliyle en az 5-6 km yol yapmak gerekiyor ve servis otoparkinda bunu anlayamıyorsun. araçta hiçbir değişiklik olmadığı gibi, bu kez 120 km hıza geldiğimde aracın ön kısmında metal sürtünmesi şeklinde cereyan eden kesik kesik bir uğultu başladı,

    önce yoldaki kesik şeritlerden mi gidiyorum diye şüphelenip, aracı ortaladım ve sesin araçtan geldiğine kanaat getirdim, kafamdan kaynar sular döküldü. ki arabada en hassas olduğum konu ses..

    22. dpf 1000-1500 km'de bir çalışıyorken, 200-300 km arasında çalışmaya, hem dpf'den hem de motordan tuhaf sesler gelmeye başladı. gaza basınca pof pof pof pof diye bir ses gelmeye, enjentörler kaputtan fırlayacakmış calismaya vs..

    23. tam 120 km'de gelmeye başlayan ve 130'dan sonra kesilen ses ve yine oteki problemlerin çözülmesi için aracı tekrar yetkili servise bıraktım.

    24. araçtan gelen sesi kestik dediler. gittim teslim aldim. yine çevre yoluna çıkıp aracı 120 km'de test etmemle hiçbir şey yapılmadığını, bu kerre de 80 km'de şanzuman veya diferansiyel sesi gibi bir sesin kulaklarımı tırmaladığını farkettim.

    25. yine bir ya da birkaç gün ara ile (veya randevulaşarak) aracı bıraktım. 120'deki sesin ön tekerlek rulmanlarından geldiğini, ben hatalarini gidermelerini beklerken fiyatının 1.700 tl olduğunu söylediler utanmadan. o değilse ne yapacağız dedim, "senin eskileri takıp sorunu başka yerde arayacağız" dedi. deneme yanılma metodu ile sorun çözen yetkili yetkisiz servis.. güven diye bir şey kalmadı zaten.

    26. araçla at****** bey ile birlikte bir de formen bir arkadaş yakın çevre yolu diye tabir edilen, şehir içi trafikten beter bir yolda ses duymaya çalıştık.. ama gündüz trafiği ve kamyon seslerinden sesleri çok az işitmekle, az geliyor ama geliyor diye kanaat getirdik.

    27. enjektörler öylesine aracı sallamaya başladı ki, tekrar götürdüm. araca ne yaptıysanız aynı işlemleri terse yaparak geri alın dedim hışımla. "kime sorup attınız, güncelleme istemiyorum, geri alın", dedim, imkansız dediler. yine ikame arac olarak passat tahsis ettiler. ilgilendiklerini sanarak sikayetlerimi geri cektim. kavga ederek bir yere varılamayacağını bildiğim içi sulhle çözme amacındayım. tek yetkili servis.

    28. bu defa da şahsıma danışmaya gerek dahi duymayan yetkili servis, hiç dusunmeden aracın dört enjektörünü de değiştirip, lütuf etmişler gibi '' enjektörlerin yenilendi, 10 bin liralık parça daha ne istiyorsun'' gibi bir söylemde bulundu. ben de '' enjektörlerimde hiçbir sorun yoktu, ta ki siz güncelleme attık diyene kadar,'' dedim. sabrımı ve öfkemi sınadım.

    29. bu hususların düzeltilmesi, şikayetlerimin giderilmesi için her defasında doğuş oto genel merkezi'ne telefonla ulaşarak bilgi verdim, ''yetkili servis beyanı esastır'' gibi, tüketiciyi yalancı, düzenbaz yerine hatta hiç yerine koyan üslupları artarak devam etti.. bildigin sahtekar yerine koyuyorlar tavirlariyla.. hani araç zaten sorunluydu, güncellemeyi bahane ediyorsunuz biz kaçın kurasıyız modundalar. servis beyanini esas almak nedir? o zaman servis arasin, sen neden muhatap oluyorsun benimle? sen müşteri temsilcisi mi, servis temsilcisi misin, ö***** hanım? güncellemede sorun yoksa, neden garanti kapsamında on bin liralık enjektör değişimine gittiniz 7 yaşında araçta?

    30. aracı o günden beri neredeyse hiç yıkamadım, içi çöp yığınına döndü. arabaya binen bir bana, bir paspaslara, bir kuş b.klarına bakıyor. hijyen hastalığı var bende biliyorlar.. artık servise gidip gelmekten bıktım, usandım. onlar da "müruruzaman" yaratma amacında oyalamak suretiyle, işlerine geliyor..

    31. bir kaç ay önce aracın kaputunu açıp motor kapağını kaldırmak aklıma geldi. ne göreyim? garanti kapsamında değiştirilen dört enjektörün sağdan ikisi olduğu gibi yağ içinde..çevresindeki tüm borular yağ içinde. enjektör oring veya saplamalarını takmaktan aciz servise tekrar gittim.

    32. enjektörün yağ kaçırmasının kendi hataları olduğunu, diğer sorunlarımın normal olduğunu, 120'deki sesin ön tekerlek rulmanlarından geldiğini, diğer sesin hiç gelmediğini iddia ettiler ve,
    ''bizim buradaki araçların da çoğuna baktık; 0,2, 0,3 lt rölantide yakıt tükettiğini gördük'' dediler. onlar da güncelleme gördüğü için olabilir mi? hala arada %100, %200 fark olduğunu söyleyince, sosyalciyim diyorsun.

    33. gitmeden evvel, kendisinin istanbul'dan transfer olduğunu ve mekaniğin gelmiş geçmiş en bilgili ustası olarak beyan ettikleri se**** isimli formen arkadaş aracı kontrol için direksiyonun başına oturdu, aracı çalıştırdı. rölanti 0,1 lt'de çalışırken '' normal'' dedi. vurmamak için kendimi zor tuttum, daha yola çıkmadan beni bağırıp çağırttılar, ve formen yüzüme bakmadan ve de tek kelime etmeden inip arkasını döndü, küsüp gitti..

    enjektör değişimi araç rölantide 0.1 lt yakıyor diye yapıldı, değişen enjektör rodajını tamamladı ilk gün 0.3'le başladık, bugün 0.1 ! telefonda enjektör işeme yapıyordu ondan değiştirdik dedi, şalkına döndüm.

    34. araç serviste güncelleme görene kadar anlık tüketimim 0,4'lt'nin aldına hiç inmemiştir. dpf çalışırken 0,9 ile 1,2 lt'nin altını ise hiç görmemiştir.

    35. araçtaki performans kaybından bahsetmiyorum bile. araçla antalya'dan dönerken toroslar'da, rampada araç sollamak istedim, o da ne! gaz tepki vermiyor ve yumuşacık. pedal halıya yapıştı, araç bayılıyor. yemin ediyorum rampalarda kamyon bile sollamaya çekinerek 500 km yol yaptım. aracın azami hızı düz yolda 210 kmydi, bugün 190.. 1.6 105 beygir turbo dizel motor..

    36. güncellemeden 3 ay önce aracıma sıfır lastik takıldıktan sonra rot balans ayarı yapılmasına rağmen, "biz mekanik olarak hiçbir şey yapmadık" diye yalan söyleyen (egr değişti) serviste ne yapıldıysa, araç o gün bugündür sağa çekiyor, ve inanın 50 lira verip rot ayarına bile sokmadım, o kadar nefret ettim. 20 bin km'dir rot ayarı bozuk.. ki bende simetri hastalığı da var..

    ikinci kısmı uzatmayacağım dersem inanmayin daha bile uzayabilir,

    aynı yetkili servis ;

    37. 2015 yılında aracımın tamponuna işlem yaptı, tampon 2 parmak dışarıda 21.yy'in 2018'indeyiz hala oturtulamadı yerine. 1400 tl ödeme yaptım bir tampon boyasına bu ne hal dedim cevap olarak; senin tampon esnemiş, dedi. esnediyse neden boyayıp takıyorsun, söylesene boyaya gecmeden bu tampon olmaz diye. 3 yıldır ibreti alem olsun diye 2 parmak çıkık tampon, sanayi de mi taktilar diye dalga gecenlere dogus oto takti diyorum.

    38.bu hasar onarılirken aracin on alt krom tampon izgarasi saglamdi. bende fotolari mevcut, serviste telefonumun sarji yoktu acamadik. asagiya indik dogus oto servis kayitlarindaki hasar fotolarina bakmaya, 15 dakika arayip hasar fotosu bulamadilar..kurumsallık diz boyu!

    ben tampon icin ne gerekiyorsa yapilsin dedim diye onu da degistirdiler isin asli. duzgun yapilsaydi genel olarak fiyata bir itirazim yoktu da, faturaya bakip bu kalem ne deyince ortaya cikti. fiyatini soyluyorum iscilik haric 360 tl. ef**** diye bir hasar danismani ilgileniyordu, iki kez alt kat servise cagirildi telefonla, gelmeye tenezzul etmedi beyefendi. danisman yok, fotolar yok, tampon esnemis. sonuc su; "getirirsin arabanı bir güzel pasta cila çekeriz abeme"..

    evet, sonuç bu.. hala atılmış pasta poliş, düzelmiş tampon yok..

    masallarımıza devam edelim aynı hasarla,

    39. bu tampon tamiratı için aracı yetkili servise bıraktığımda, bir gün önce pazar günü işe gitmek için araca geldim. aracın tamponu yerlere sarkmıyordu, hafif çıktı 3 parmak kadar.. o sırada alta eğildim ne göreyim, kedi kuyruğu sallanıyor, kedi ölmüş.. benim o kediyi çıkarma şansım olmadığından, öylece bırakıp metroya bindim gittim..

    pazartesi günü aracı servise teslim ettiğimde ef**** isimli arkadaşa," aracın karter kapağında kedi var, kokar. lütfen ilk kediyle ilgilenelim," dedim. (hayvanseverler kadar ben de üzüldüm de kediyi çıkarma gibi bir şansım yok. canlı olsa itfaiye çağıracaktım zaten, hafif koku salmaya da başlamıştı..) inanın bu şahsiyete 10 defa tekrar ettim. sonuç?

    o kediyi oracıkta 40 derece sıcakta açık otoparkta bekletmişler!!!! çürümüş. arabanın içine binemezsin öyle ağır bir koku.. 1 yıl gitmedi araçtan, 1 yıl.. tamponuma yanaşan köpekler, dağdan indi kokuya.. doğuş oto bu anda da yağ gibi üste çıktı?

    dün o kediyi çıkartan arkadaş hastanelik oldu dediler sıkılmadan! ayrıca "dün", neden dün? arabayı 10 gün önce getirdiğim için dün?

    giymeyin daha devamı var, yine aynı hasar..

    40. aracın ön tamponu boyandı dedim değil mi? tampon nasıl boyanır? tadilat, zımpara, astar, boya ve pasta cila.. aracın tamponu boya pütürü doluydu.. dalga dalga.. bu ne dedim? arkadaşlar pasta atmayı unutmuş dediler! aracı boyahaneye götürüp pastası yapıldı yeniden geldi..

    usta dedim, senin bu ızgara ve benim sis kapakları düştü düşecek? demez olaydım. yanındaki çalışan eline torbavidayı alıp sis kapaklarını kanırttı mı abi, kaldı mı bir de tornavida izi kapakta kabak gibi !!

    bitmedi, yeni başlıyoruz diyebilirim daha..

    41.araç servisteyken arka tampon yanında gamze, çökme olmuş 1 tl büyüklüğünde. teslim anında o kısımları farkedilmesin diye çamurlu bezle silmişler.. aracı park edip, elimle o kısmı temizleyince gördüm. evet, vurun arabaları çarpışan araba gibi birbirine, sonra benim gibi enayilere bezi çamurlayıp yedirin yamuğu.. at**** bey "boyarız sorun yok" diyor. sana yok da bana var!

    hizmetin zirvesi, doğuş oto..

    42. araca motorsikletli bir kurye çarptı. yüzde yüz kusurlu, kendisini de dizi kanamasın diye omuzuyla cama fırlattı hiç öyle bir kaza değilken... neyse sağlık önemli, bir şeyi yok.. tutanak tutuldu vs.. aracı getirdim alternatifi olmayan doğuş oto ****** yetkili servisine. çok basit bir örnekle insan hayatının ne kadar önemsiz olduğunu açıklayacağım size..

    kurye benim sol dikiz aynasını yerinden çıkardı atladığında.. araç hasarı onun trafik sigortasından karşılanıyor, söyledik zaten bu da hasarlı diye.. yapmamışlar, öyle teslime çağırdılar araç hazır diye.. yalandan takmaya çalışmışlar sadece. sol dikiz aynamı en dışa açtığımda nereyi görüyordum biliyor musunuz? arabanin sol arka camurlugunu. evet saka falan degil.. yol gorunmuyor, sadece arka camurluk. yemin ediyorum ki, "bir sey yok o aynada" dediler, adam oturup kafasiyla açı verip "ben goruyorum" dedi. yani o aynayla yola cikacaksın, ya kafanı sağa yaslayıp, çeneni direksiyon simidine dayayacak ya da sol seride gecmek icin cami acip arkana bakacaksin, doğuş oto'da öyle!

    43. 2016'da yaz sıcağında arka taraftan tıkırtı geliyordu çok hafif. sese karşı hassas olduğumu belirtmiştim. gittin yetkili servise.
    bagaj kapağı iç plastik bakalitini söktüklerini söylediler bana, içinde kırık, çarpan bir kablo olabilir diye, bulamadılar sorunu vs. neyse çözüm olmayınca, bastım gittim. bir kaç ay sonra yağmur yağdı, arka cam buğulandı, rezistansa bastım o da ne, buğu çözülmüyor. halbuki bir sene önce çalışıyordu. kapağı söktükleri yer, cam rezistansının koptuğu yer ile bitişik. işi bilmeyen biri o plastiği yerinden oynattığı anda direkt koparır. anlayacağınız sökerken bir iki cm değil, 20 cm kadar rezistans koparmışlar.. 20 cm! 2 mm kopsa çalışmaz öyle söyleyeyim de neden olabileceği anlaşılsın. önemsemedim, tamiri vardır diye.

    gittim dört ay sonra, bu bakaliti çıkartırken 15 cm rezistansı koparmışsınız sanırım, sizden başka arka tarafa usta eli dokunmadı, bakirdi.

    bakirdi ama konu doğuş'sa bozar. ne dediler biliyor musunuz, şikayetçi de oldum genel merkezlerine; "biz nereden bilelim bizim yaptığımızı, 4 ay olmuş yeni söylüyorsunuz"

    tamam haklı dört ay evet. yazın kırk derece sıcakta doğuş'tan aracınızı teslim aldığınızda düğmeye basıp mutlaka kontrol edecektir okuyan herkes artık.
    ...

    100 bin km'deki araç bugün 130 binde, 1 yıldır onlarca kez şikayet etmiş olmama rağmen, bugün '' biz servisin beyanını esas alırız'' diyen merkez gebze ö***** hanım'dan duyduğum kelimeden sonra tepem attı ve şube adı da vermeksizin genel manada doğuş oto grubu'nun nasıl hizmey verdiğini bilin istedim dostlarım;

    ayrıca gun boyu arastirma yaptim yine isi gucu bırakıp.

    guncelleme diye "manipule" ettikleri olayin, siradan bir guncelleme olmadigini, bir yazilim oldugunu, ea189 motor kodlu vw dizel araclarin abd ve avrupa'da uretimden kaldirildigini, ea189 a sahip araba mezarliklarini, durumun bir "gizli ayip" olduğunu, tarafimdan ve tuketicilerden saklandigini, sadece bilgisayar uzerinden guncelleme degil,
    hava akismetresine tüketiciye soylemeksizin, ayibi gizlemek adina bir de parca monte edildigini, olayin bir global egzoz emisyon skandali oldugunu vb bircok detayi ogrenip avukat arkadaslarimla istişare yaptik butun gun.. hatta bir av. arkadasin honda civiclerin c sutununda bulunan fabrikasyon hatasi göçüklerin "ayipli mal" niteliginde olmalari hasebiyle onlarca dava actigini ogrendik, telefonla kendisinden bilgi edindik. daha da edinecegim..

    ilk işim ihtarname ile aracın misli ile değişimini talep etmek olacak;

    ardından tespit davası açıyorum, ki araçtaki sorunlar bilirkişi marifetiyle belgelenmeli, davalı olacak taraf yalan beyanda bulunmayi, tuketiciyi itham etmeyi, kusur saklamayi adet edinmis çünkü.

    son olarak da adli merciiler vasıtasıyla ''malin ayıpsız misli ile değişimi" istemiyle dava açacağım.

    dava sonucunu buradan yıllar sonra paylaşacağım.

    maksat para değil, hak, hukuk, insanları "sahtekar" gibi görmeleri. kendilerine once "aynaya bakmalarini" tavsiye ediyorum..

    tüm yazarlara ve okuyanlara sabırları için sevgilerimi sunuyorum. bir zerre yalan, mübalağa varsa özelim açık..

    eğer aracı doğuş oto'nun yaptığı hizmetlerden ötürü haklari zarar görenler varsa, bu tur davalar hakkında yargıtay hukuk genel kurulu kararlari da dahil tum yargitay içtihatlarina internet vasitasiyla ulasabilirsiniz.

    sorulariniz varsa ben de yardimci olmaya calisirim, süreler çok önemli unutmayın! hukukta ittila ve muttali dedikleri durumu veya olayi ogrenmis olmaniz da sure başlangıcı sayilabilir bircok halde..
    ihmal etmeyin.

    saygılarımla..
  • ama sözlükte en sorunsuz otomobil vw golf demişlerdi!
    arada mazda diyenlere hakaret eden terbiyesizlerde vardı!

    tanım: kötü araba, işgüzar ve tecrübesiz servis kombosuyla 9/10 luk rezalet!

    yazar arkadaşa gemiş olsun / kolay gelsin demek düşer.
  • doğuş oto pislik firmanın teki bunu alem biliyorda garantisi bitmiş arabayı doğuşa götürerek sende yanlış yapmışsın hocam. bu ülkedeki yetkili servisler sanayideki ustaların eline su dökemez. buji arıza ışığı ilk yandığında direk egr temizlenseydi(temizlenemiyorsa değiştiriliyor) hiç bir sıkıntı yaşamayacaktın.

    garantisi bittiği gibi sanayiye giderim. sanayideki ustayla yetkili servistekinin arızayı bulmak için kullandığı obd aynı. üstüne sanayideki ustalar müşteriyi kaybetmemek için iş yapar yetkili servis yolmak için.

    sanayidede tabi vardır 3 kağıtçısı ama arızan atla deve değilmiş.

    umarım mahkemen olumlu sonuçlanır. vw pişmanlıktır her zaman her yerde. almayın aldırmayın. en azından doğuş distribütörüyken.
  • çok acayipli 2011 model golf ve doğuş oto rezaleti,araç sahibinin de titizlikten ödün vermeyen sese duyarlı bir sürücü olduğunu öğrenmemi sağlayan yazı.
  • öncelikle malın değişimi türkiye için imkansız. (farklı markalarla yaşandı dilerseniz mesaj atın süreç hakkında bilgi veririm)

    devamında da , doğuş otomotiv denen ne olduğu belli olmayan bir oluşum yerine direk firmanın almanya merkezine bunları çevirerek şikayette bulunun daha fazla ilgileneceklerdir.

    alışmış olduğumuz için ve ısrarla o aracı ve servisi kullandığınızı gördüğüm için pek rezalet gibi gelmedi.
  • geçmiş olsun dediğim 10/10 puana sahip rezalet gibi rezalettir.

    umarım mahkeme sonucu lehinize sonuçlanır ve yeni golf'ünüzün resmini buradan paylaşırsınız.
  • vag grubundan araç almayla başlayan rezalet.
  • ben daha doğuş gurubundan birşey alip memnun kalan görmedim abi siz ne diyonuz
  • türkiyede de daima tüketici haksızdır.
    hiç bir ürün garanti veren + yetkili servislerde doğru düzgün veya müşterinin istediği şekilde tamirat, onarım ve bakımı yapılmaz. kendilerinden kaynaklı oluşan hatalarda hiç bir zaman kemdileri sorumlu değildir. (otomobil, beyaz eşya, eleltronik, mekanik vs.) (binlerce gözlem sonucu)
    hak hukuk adalet yöntemiyle ünlü bir iş adamı,popcu, topcu değilsen kesinlikle olumlu sonuca ulaşamazsın.
    allah sabır versin..

    (bkz: murpy kanunları/turkiye)
  • resmen kevgire çevirmişler. ayip ya ayip. her bir kelimeyi okudum. hak verdim. sabrını takdir ettim.