şükela:  tümü | bugün
  • ankara/kızılay/kumrular sokak'ta hizmet veren, iskenderun tarzı, son derece doyurucu bir porsiyon lavaş arası döneri 3.5 liraya satan ve yanında ayranı öğrencilere ikram olarak sunan bir lokanta. severiz, fırsat oldukça da yeriz.
  • kırıkkale şubesini yeni açmış lokanta. broşürde 4 liraya döner + ayran görülür ama sipariş gelince 4.75 ödersiniz. ankara şubesinde döner + ayran'ın 3.5 lira olmasıyla kırıkkale öğrencisinin cebini yakmıştır.
  • cebeci'ye şavurma'nın yerine açılmış. telefon numarası aynı. şavurma söylemeye niyetlenince öğrendim bunu da.
  • kırıkkale'deki şubesi dün akşam beni zehirlemiş olan lanet olasıca yerdir. at eti miydi neydi bilmiyorum ama yaklaşık 4 saat istifradan sonra ambulansla hastaneye götürülmem yetmezmiş gibi türlü eziyetlerle son bulan geceyi bana yaşattırdı. yapayalnız yurt odasında bunlarla uğraştığıma mı yanayım, öleceğime mi yanayım, çektiğim acılara mı yanayım bilemiyorum. istifra edemeden uyusam şuan ölüydüm, yine istifra edemeden hastaneye gitsem midemi yıkayacaklardı. isyanım dinmedi tabii ki, kendime geldiğimde gidip orayı darmaduman etmek istiyorum.
  • kumrular'daki rıhtım'a rakip olarak faaliyete geçmiş olmakla birlikte 3 sene evvel onunla yarışabilecek kapasitesi yoktu. şimdi durum nedir bilmiyorum.
  • karın ağrısı, mide bulantısı.
    günlerce beni mağdur eden, defalarca kusturan, en yoğun günlerimde beni eve hapseden, titreme nöbetlerine sebep olan dürümlerin satıldığı yer.
    artık ne eti yediysek?
  • özellikle cebecide, ankara hukukun yanında bulunan şubesini en çok öğrenciler ziyaret eder. şu günlerde tavuk dürüm + ayran 4 liradır. dürümleri kalın lavaşlı ve içi de bol malzemelidir, lezzetlidir. şahsen dürümlerini beğendim, ama bu durum ankarada en iyi iskenderun usulü tavuk döneryapan yerin rıhtım olduğu gerçeğini değiştirmeye yeterli değil.
  • portekizce : (maskulen) iki.

    doij gibi okunur.

    ornek : iki adam -> dois homens.

    femineni : duas. ornek : iki kadin -> duas mulheres.
  • açlıktan kıvranan 3 arkadaş bu mekandan gece saat 11 de 3 tane döner sipariş verir, siparişler 15 dakika da hazırlansa (en fazla) evin uzaklığı da 200 metre var yok, herhalde yarım saate kapı çalar düşüncesiyle beklenilir, beklenilir. aradan 1,5 saat geçtikten ve mideler kazınmaya başladıktan sonra dois aranır,
    "abi noldu bizim siparişler?" diye sorulur.
    alınan cevap biraz ilginç:
    "abi valla kusura bakmayın, sizin siparişleri unuttuk herhalde ya..."
    -yahu nasıl unutursunuz? öleceğiz burada açlıktan?
    "abi valla benim hatam, çok özür dileriz"
    (yok kardeşim benim hatam niye öyle dedin şimdi ?!)
    -e o zaman şimdi hazırlayın da yollayın bari
    "abi valla billa hiç şansımız yok ya kusura bakmayın nolur"...
    şubeyi vermeyim de adam işinden falan olmasın.
  • fransizca gereklilik fiili devoir in birinci ve ikinci tekil sahis icin cekimidir.