şükela:  tümü | bugün
  • bir 9gag gönderisi ile haberdar olduğum, steam üzerinden ücretsiz indirilebilen bir oyun/visual novel.

    oyunun konuşulduğu 9gag gönderisinde çoğu kişi oynadıkları en korkutucu, en gergin şey olduğunu belirtmiş, pek çok kişi "hakkında hiçbir şey bilmeden oynayın, evde yalnızsanız oynamayın, gece oynamayın, oyunu oynayıp bitirdikten sonra masumiyetinizin kaybolduğunu hissedeceksiniz, çok feci bir deneyim..." yazdığı ve oyunun tartışıldığı görsel de sıradan bir anime stili randevu simulasyonu gibi olduğu için merakla "ne kadar korkutucu olabilir ki?" diye tuzlukla koştum. evde tek başıma oynamadığım gibi gayet eşimle birlikte bilgisayar başına geçip gündüz oynamaya başladık, bittiğinde hava kararmıştı, bittiğinden emin olana dek birkaç kez youtube, reddit ve steam yorumlarını karıştırmak zorunda kaldık, oyunun tek bir sonu yok ve alternatif sonlara ulaşmak için oyunun epey başına dönmek gerekiyor. burada bile spoiler vermiş olacağım ama, biz saatler süren oynama deneyimimizle tatmin olduğumuz için alternatif bir son görmek bile istemedik, oyun şaşırtması gereken her yerde hakkıyla şaşırttı, yalnızca bittiğinden emin olmak için birkaç şey kurcaladık ve ne zaman bitiş ekranını görmeden hah şimdi oyun bitti dediysek yanıldığımızı fark ettik.

    yazı ve görsel tabanlı, oyuncunun seçimlerine göre şekillenen bir hikaye olan doki doki literature club'da, "slice of life" türü animelerdeki lise öğrencisi bir erkeği oynuyorsunuz. çocukluğunuzdan beri arkadaşınız olan ve her sabah okula birlikte yürüdüğünüz sayori adlı şirin kız, sizi yeni katıldığı okul kulübüne katılmaya davet ediyor ve kulüpteki kızlar hoşunuza gittiği için kulübe katılmaya razı oluyorsunuz. kulüpte yuri isimli gizemli, karanlık bir kızımız, natsuki isimli çocuksu, sevimli bir kızımız daha var ve kulübün başkanı olan monika da okulun en popüler ve en cool kızı. ilk bölümlerde kızlardan birini gözünüze kestirip bu edebiyat kulübündeki şiir yazma etkinliğinde, kızlardan birini etkileyecek türde kelimeleri seçerek birkaç şiir yazıyorsunuz ve kızlardan birine yürümeye başladığınızda oyun da başlamış oluyor. ilk bir saati, zaten halihazırda yumeiro patissiere olsun, k-on! olsun, toradora olsun ne kadar kız çocukları için hazırlanmış shoujo ve slice of life anime serisi varsa zamanında severek izlemiş biri olan benim için çok sıkıntı yaratmasa da otuz bir yaşında bir erkek birey olan eşim için "biz niye böyle bir şey oynuyoruz ya? dur bakalım nerde korkutmaya başlayacak? yine mi şiir yazacağız, eallah!" gibi nidalara sebebiyet verdi. ilk bir saati falan aştığınızda oyun, etiketlerinde bulunan psikolojik korku, gerilim, karanlık ve şiddet temalarına ağır ağır yönelmeye başlıyor ve eğer sıkılıp bırakmazsanız bir süre sonra bitene dek bırakamayacağınız bir deneyim oluyor. görüldüğü üzere hakkında konuşmayı çok istiyor fakat spoiler vermemek için çok zor duruyorum. kaldı ki benim denk geldiğim 9gag gönderisinin yorumlarında da "game of thrones'ta bile spoiler vermeden duramayan kitle, bu oyunla ilgili 'hiçbir şey bilmeden oynayın' diyerek spoiler vermemeye ne kadar sadık kalmış?" diye herkes şaşırıyordu.

    http://store.steampowered.com/app/698780/agecheck

    ve steam ile 9gag'de abartıldığı kadar korkutucu olmadığını da söylemem gerek. oyunu tek başıma, gece oynasaydım muhtemelen daha önce okuduğum "hayatınızda oynadığınız en korkunç, en ürpertici şey olacak..." yorumlarından aldığım gaz nedeniyle biraz daha fazla korkardım. korkutucudan ziyade rahatsız edici ve şaşırtıcı bir hikayesi var, jumpscare işine de çok bel bağlamamışlar zaten, bir visual novel'in korkutucu olması için bol bol jumpscare yiyeceğiz herhalde diye düşünüp yapanların hakkını yemişim, jumpscare'den ziyade the ring izlerken falan hissettiğiniz gerginlik hakim atmosfere, en fazla rahatsız edici görseller ve "şimdi bir şey olacak," gerginliği...

    --- spoiler ---

    oyunu kaydediyor ya da oynarken stream ediyorsanız, oyun bunu anlıyor ve monika buna kızıyor, oyun boyunca karşılaşılan tek jumpscare o imiş. belirtmeden geçmeyelim.
    --- spoiler ---
  • gerçekten iyi düşünülmüş, basit bir oyun. ufak bir ekibin elinden çıkmış olması ise gerçekten etkileyici.

    --- spoiler ---

    monika'nın dosyasını silerken "hadi lan işe yarar mı acaba" diye düşünürken işe yaraması muhteşem bir histi. daha önce hiçbir oyun bana böyle bir his yaşatmamıştı. ayrıca yuri'nin cesedini bir haftasonu boyunca izlemem ve cesedin yavaş yavaş çürümesi gerçekten etkili bir sahneydi. diğer sonlarını da denemek istiyorum ama oyun sürekli kendi kendini silmese keşke. kotamız var bizim. reca ediyorum ya.

    --- spoiler ---

    edit: şu anda internette gezinirken farkettim. herkesin uğraşa uğraşa vardığı bir oyun sonunu ilk oynayışımda bulmuşum. kendimi tebrik ediyorum ve oyuna yine başlıyorum.
  • oyundan ziyade deneysel bir çalışma derim ben buna. normalde ingilizce okuma hızım pek iyi değildir, lakin anladım ki okudukça adapte olan bir beynimiz var. oyunun sonlarına doğru iyiden iyiye türkçeden hızlı okumaya başlamıştım altyazıları. bu açıdan da enteresan bir deney oldu benim için.

    oyunla alakalı spoiler vermemek gerçekten boynumun borcu diyorsunuz oyun bitince. bana kalırsa öyle çok gergin bir oyun değildi. yani kulaklığınızı takın yayıla yayıla klavyenizdeki tuşlara basın. öyle altına sıçırtıcı bir şey yok rahat olabilirsiniz. sadece dediğim gibi fikir o kadar orjinal ve deneysel bir fikir ki sonunda gerçekten kendinizi gergin hissediyorsunuz. oyunun en gerildiğim yeri ise bana bir yerde gerçek ismimle hitap etmesi oldu açıkçası. noluyo lan dedim, bi doğruldum falan eheh.

    yapan kimse helal olsun. açıkçası yaşadığım en enteresan oyun deneyimlerinden biriydi.

    deneyin pişman olmazsınız...
  • beni çıldırttı. delirdim.

    hakkında hiçbir şey okumadan, bilmeden, eheh negzel beleş vn vakit geçsin falan diye oynadım ben bunu. oyunu açınca "çocuklar ve kolayca rahatsız olanlar bilmem neler oynamasın" gibisinden bir uyarı çıkıyor. lütfen bu uyarıyı benim yaptığım gibi "yey meme görcem" diye algılamayın. meme yok. yandere mi tsundere mi olsun, ay çok romans, aman ne şeker derken en konforlu anınızda ağzınıza sıçıyor. tokatlıyor ve de hırpalıyor.
  • hakkında ne kadar az şey bilerek oynarsanız o kadar iyi. uyarılara dikkat edin yeter. cesaret edin bence ve oynayın:

    (bkz: sayori)

    yuri

    *
    --- spoiler ---
    monika
    --- spoiler ---
  • bir gerilim ürünü olarak ağır başyapıt olduğu kesindir. ancak gerek steam sayfasında, gerek oyunun açılışında yapılan uyarılar biraz fazla; gerilime, korkuya alışkın olmayan bir visual novel takipçisi için faydalı uyarılar olabilir ama, korku oyunlarını sevmeyen biri olarak bile, bünyeyi pek zorlayacak bir şey yoktu bence. hiçbir şekilde spoil edilmemesi gerektiğine hak vermekle beraber ilgili arkadaşlara uyarıları fazla takmamaları konusunda tavsiyede bulunabilirim.
  • ilk seferde kaçırılan bazı ayrıntılar için ikinci kez oynamanın yararlı olduğu oyun.

    --- spoiler ---
    kızın depresyonda olduğunu bile bile sayori'nin evine uğramadan mal gibi okula koştuğumuz festival sabahı monika ile karşılaşırız sınıfta:

    "you should take a little responsibility for her, mc! i mean especially after your exchange with her yesterday... you kind of left her hanging this morning, you know?"

    pun!

    intended!

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---
    --- spoiler ---
    --- spoiler ---

    pewdiepie'ın ddlc için gerçekleştirdiği hej monika performansından sonra yine bu şarkıyı kullanan biraz daha oturaklı bir video yapılmış:

    https://www.youtube.com/watch?v=fimryrx8dou

    pewdiepie versiyonu

    bu arada oyunla ilgili birçok önemli detaya wiki'sinden ulaşmak mümkün.

    mesela oyundaki karakter dosyaları aslında uzantıları .chr yapılmış veya içeriği encode edilmiş dosyalar:

    natsuki.jpeg, monika.png, sayori.ogg, yuri.chr ise dan salvato'nun vakti zamanında kaleme aldığı, 19 yaşındaki bir kızın sırf meraktan birini öldürdüğü anısını anlattığı kurgu hikayenin base64 olarak encode edilmiş hali... yuri'ninki haricinde tüm bunlar project libitina ismine yöneliyor ki muhtemelen dan salvato'nun 2018'de geleceği belirtilen oyunuyla ilgili.

    wikiye şuradan ulaşılabilir, ama birçok spoiler içerdiğini belirtmek lazım:
    https://ddlcwiki.ga/wiki/main_page

    --- spoiler ---
    --- s?oíl?r ---
    --- ?øñí?kå ---
  • oyun ve oyuncunun birbirine girdigi harika bir yapım.

    evdeki herkes uyuduktan sonra ışıkları kapatıp, kulaklıkları takıp jump-scare koymamışlardır umarım diyerek oynadım. yabancı forumlarda özellikle 9gag'te denildiği kadar korkutucu değil ancak gergin bir ortam oluşturma konusunda gayet başarılı. oyunun en güzel yanı hikayesindeki şaşırtıcı öğeler olduğu için oyun hakkındaki hiçbir spoiler'ı okumamanızı öneririm.

    --- spoiler ---

    öncelikle ben oyunu taktik kullanmadan ve hatta olabildiğince kötü kararlar vererek oynadım ki oyundaki gerginlik öğesi artsın.

    oyun ilk bir saatlik kısımda gerçekten basit bir hikaye ile dört tane arkadaşımızdan biriyle sevgili olmaya çalışıyormuşuz gibi ilerliyor. bu kısımda sadece ileride olacaklara göndermeler var. kızlarımızın yazdığı şiirleri biraz dikkatli okursak "sanki birşey mi ima etmiş?" yada "bu şiirde bir gariplik var kesin." diye düşünsek de çok da rengini belli etmiyor hikaye.

    monika'nın tekrar yükleme yaparsın demesi beni "oyuna bak bana oyun öğretiyor." dedirtti ve ilk defa o noktada tedirgin etti.

    daha önceden görseli görmeme rağmen sayuri'nin final sahnesi ciddi anlamda gerdi beni. zaten okula gelmedi deyince monika aha dedim geliyor sahne. müzikleriyle ileride gelen mektuplarla ve monika'nın hatırlatmasıyla bu sahnenin oyun üzerindeki etkisi sürekli devam etti.

    asıl sevdiğim ve gerginliğin ben de hadsafaya ulaştığı nokta ise yuri'nin balatayı sıyırdığı sahnelerdi. sessiz sakin ve içine kapanık yuri'nin natsuki'yle fucklı mucklı birbirine girmesi olsun, kolları falan kesip gelmesi olsun, gözlerindeki delişmen bakışlar olsun tam bir korku filmiydi. gidiş sahnesine değinmiyorum bile efsane güzeldi.

    monika kardeşimiz ise tam a class bir sosyopat. diğer karakterleri nasıl manipule ettiğini anlattığı kısma ve oyun sonunda baş başa kaldığımızda oyunu açıp kapattığımızda verdiği tepkilere bayıldım. aslında biz oyun oynamıyormuşuz baya monika'nın planının parçası olarak sürüklenip gidiyormuşuz. bu çaresizlik hissi de çok güzeldi.

    oyunda çok sevmediğim bir nokta var. o da belki daha önce visual novel işine girmediğim için olabilir. oyunda verilen seçenekler ve yapabildiklerimiz çok kısıtlı geldi. konuşmalarımızda bile çok seçenek sahibi değiliz. sadece çok önemli anlarda müdahele edebiliyoruz o da etkisi ne kadar belli değil. bir life is strange'deki kadar seçeneklerimiz etkilemiyor gidişatı.

    --- spoiler ---

    velhasıl zaten oyun bedava ve galiba yapımcının diğer ücretli olacak oyunlarına referans olarak sunduğu bir yapım. o yüzden kısa sürse de oynayın, oynatın efendim.
  • visual novel ve anime olaylarına çok uzak olan beni bile kendine bağlamış oyundur. açık konuşmak gerekirse sağda solda ''oha lan süper'' dendiği ve de bedava olduğu için oynamaya başladım. başlamadan önce hiçbir beklentim de yoktu, hatta garip garip fantezileri olan japonların, garip garip hikayelerinden biri olacak zannettim. ilk 1 saatinde ''ahan da yanılmamışım, bildiğin sıkıcı dating simülatör lan'' bu kafasında takılırken (hatta entry de girmiştim de sildim sonradan), act 1'in sonunda ekrana öyle baka kaldım. hani oyun böyle mi bitti, yoksa ben mi bir şeyleri bok ettim derken, ana menüde garipliklerin olduğunu fark ettim. işte asıl oyun, o dakikadan sonra gerçekten başlamış oldu.

    --- spoiler ---
    --- spoiler ---
    --- spoiler ---

    en akıllı ve en düzgün kız gibi görünen monika psikopatın teki çıktı. ha benim hoşuma gitti tabii bu manyaklığı orası ayrı konu. hatta oyunun sonunda abartmıyorum, monika dosyasını bir yarım saat silmedim ve bekledim o ekranda... belki bir şeyler olur diye... ama yok. :( tüm her şeyi göze almış kız, her istediğini yaparım diyor daha ne olsun. :(

    diğer karakterler olan sayori, natsuki ve yuri de çok şeker ve iyi tasarlanmış, adeta kendi lise yıllarımdaki kızların karakteristik özellikleri gibiydi. körkötük aşık, çok içten olduğu için salak muamelesi gören sayori, özünde iyi ama ailesel problemleri yüzünden dışarıya kaba görünen natsuki ve içine kapanık, utangaç olmasına rağmen birebirde çenesi açılan yuri.

    çok değişik ayrıntıları var oyunun gerçekten. save-load yaptığını anlıyor, oyundan gir-çık yaptığını anlıyor, hatta hile yapmaya çalışırsan (oyun saveleri kendi sildiği için -monika sağolsun- eğer save dosyasını alıp, silindikten sonra tekrar yüklersen) onu bile anlıyor. youtube'tan izlediğim kısımda oyunu kayıt altına aldığını anlayıp ufak bir jumpscare bile yapıyor. act 2'den sonrası çok iyi gerçekten... hani monika'nın kendini yavaş yavaş belli ettiği, yuri'nin kafayı sıyırdığı yerler...

    ilk sayori üzülmesin diye tamam lan seni seviyorum dediydim ama gözüm hep monika'daydı... meğerse onun gözü de bendeymiş amk. hakikaten oyunun sonunda geçen anlatım çok hoşuma gitti. keşke monika tercihi koysalarmış oyuna ve öyle bitirilebilme imkanı olsaymış. #justmonika

    sayori'nin intihar ettiği sahneyi anlatırken, sayori'nin yanlış bir şekilde kendini astığını, kısa mesafeden atladığı için boynunu bir anda kıramadığı ve yavaş yavaş nefessiz kala kala öldüğü kısmı anlatırken monika'nın gözlerinin içine bakın... resmen kız suretine bürünmüş bir şeytan gibi görünüyor. diğerlerinden daha ilgi çekici olma sebebi de bu galiba zaten hehe.

    bu arada acayip korkunç gece oynayın falan deniyordu sağda solda ama ara sıra gülmeyle karışık hafif ürkme dışında pek bir tırsma hissetmedim.

    --- spoiler ---
    --- spoiler ---
    --- spoiler ---

    4.5 saat gibi bir oynanış süresi var. keşke biraz daha uzun olsaydı demeden edemiyorum kendimi. gideyim de bu kafayı yaşayan anime bulup, izlemeye başlayayım bari.