şükela:  tümü | bugün
  • asıl üzerinde durulması gereken mesele. saçma sapan ithamlara saçma sapan cevaplar vererek zaman kaybetmekten daha mantıklı. mesela neden bu nefret ne bileyim bi mimarlar için yok. bi tek doktorlar değil bu durumda olan, mesela taksicilerin de genelde hayırla yad edildiğini söyleyemiyoruz.

    heh işte doktorlara olan tepkinin de bir sebebi bir temeli var demek ki. bi şeyi çözmek, birilerini bi şeye ikna etmek isteyenlerin de burdan hareket etmesi gerekiyor.

    diyorum ve burayı dağıtıyorum.
  • basit ama itiraf edilmeyen gerçek : kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş.
  • (bkz: #28210270)
  • doktorlardaki tanrı konpleksinden olabilir. evrensel olduğunu düşünüyorum. sisteminde katkısı büyük tabii.
  • (bkz: cehalet)
  • dr plakalı mercedes.
  • türkiye için bunu anlamak sözlükteki doktor başlıklarını inceleyince gayet kolaydır. yok ciddi hastalığı olanlar doktoruna taparmış da ( aklıma kendisi kanser olup hasta pozisyonuna düşünce meslektaşlarının tavrını acı içinde tecrübe eden doktorun kitabı geldi) yok işi gücü olmayanlar salya saçarmış da, geçiniz bunları , böyle bir nefret vardır niye var diye düşüneceğine toplumun en üstünde olduğunu iddia edip değnekçi kalitesiyle etrafa iğrenç küfürler saçan doktorlara şaşırmıyor musunuz? bu nefretin kökeni bazı doktorların nefret edilesi davranışları ve diğerlerinin de buna arka çıkmasıdır. bu davranışları düzelteceğine sahiplenen güruh yüzünden, çok bilinçli olmayan halk koca bir meslek grubunu genelleyerek hak etmeyenden de nefret etmektedir.

    bence türkiye'ye özgü olmayan global olarak bir sebep de, insan hayatının kutsallığının kalmayıp metalaşmasının artık daha çok kişi tarafından farkedilmesidir, bu işe alet olanlar en başta doktorlar olduğu için tepki onlara yönelmektedir. kapitalizmin vahşileşmesini çoğu alanda kanıksadık ama türkiye'de çok hulusi kentmen seyrettiğimizden mi nedir, tıbbın ticarete ve sömürüye dönüşmesini , doktorun hastaya değil paraya odaklanmasını henüz kabullenebilmiş değiliz.
  • "en eski meslek" dalında yarıştıkları hayat kadınları ile ortak noktaları olan sürekli dayak yeme durumu ele alınacak olursa benzer kökenlere dayandığı iddia edilebilir. insanların değiştirmeye güçlerinin yetmediği şeyler için tanrıya ya da onu temsil eden kadere isyanı. bu hayat kadını vakasında bir taraflarının kalkmaması olabilirken doktor vakasında ise ölüme karşı gelememedir. ama tanrıya isyanı g.tü yemeyen homo ezikus gider gücünün yettiğinden alır intikamı.
  • muayenehane açamadığı için devlet hastanesinde istemeyerek çalışan doktorların hınçlarını garibanlardan çıkarma sevdalarına paraleldir.
  • ne cehalet, ne uzanamadigi cigere mundar demesi. bu olayin asil sebebi bizim doktorlarin kendini bir bok sanip milleti assagilamasi ve hastaya gerekli ozeni gostermemesi.
    yeni zelanda'da doktora gidip oranin saglik sektorunde hizmet almis birisi olarak soyluyorum ki harbiden tv de gordugum dayak olaylarina bazen hak veriyorum.

    iki ulke arasindaki hizmeti kiyaslayinca gorunuyor ki bizim sik kafali, lisede anca ders kitabi taniyan ezik inekler hayatinin kalan bolumunde saygi gorecegi bolumu secip, kendince ustun oldugunu sandigi hastalari siklememekte ve ezmektedir. dolayisi ile halk yillarca bu olayi tecrube etmistir ve artik gina geldigi icin ilk firsatta o patlama yasanmaktadir.

    isini adabi ile yapan doktorlara saygimi kenarda tutarak belirtiyorum ki gerek ben gerekse ailemden doktora giden insanlar bu tarz ezik orospu cocugu ile cok karsilasmaktadir. adam lisede uni. de karsilayamadigi kompleksini hastalar uzerinden tatmin etmeye kalkarsa kusura bakma da seni doverler de sikerler de.

    deli gibi ornek gazete haberleri ile susleyebilirim bu entry'i ama gerek yok. yazdiklarim gayet anlasildi gerek doktora gidenler tarafindan gerekse isini layiki ile yapan doktorlar tarafindan.

    anlamayan ibne doktorlari da gazete kupurlerinde gorebilirsiniz ilerleyen gunlerde. kafasi gozu patlamis sekilde.