şükela:  tümü | bugün
  • memento gibi dizi. memento izler gibi izliyorum en azından ben. bir ordan bir bölüm veriyorlar bir burdan veriyorlar, parçaları birleştirmeye çalışıyorum.
  • en sinirimi bozan karakterlerden biri de suat. amma düzgün piç. kutsi'den bile düzgün. çiçek taksi'de şoförlükten nereye. orada da efendiydi. okumuş adam olmuş. türkiye'nin en iyi kalp cerrahı ama para bozmamış. adam gibi adam.

    "hayatımda hiç 31 çekmedim" deme. niye biliyo musun? çünkü inanırım suat..
  • şimdi izlediğim bölümde zenan, ela ve yağmur atacan'ın oynadığı karakterin oturduğu eve dördüncü bir kişi daha geliyor zeynep diye. ilk geceden daha anlaşamamazlıklar başlıyor. zeynep hapşırınca kendisine uzatılan tuvalet kağıdından uzunca bir kesit alıyor kendine. bunu gören zenan da "huooop kardeşim, ne yapıyon sen? biz bu evde her şeyi idareli kullanırız." diyor. bunu diyen adamlar yalnızca üç kişi bir villada oturuyorlar ve özel hastanede doktorlar, evet.
  • türkiye' nin en iyi /yetenekli /başarılı cerrahlarının buluşma noktası. haldun hoca' nın da dediği gibi:

    -merak etmeyin[sevecen gülümseme]. levent türkiye' nin en yetenekli beyin cerrahıdır.
    -merak etmeyin[sevecen gülümseme]. suat türkiye' nin en yetenekli kalp cerrahıdır.
    -merak etmeyin[sevecen gülümseme]. aslan türkiye' nin en yetenekli plastik cerrahıdır.
    -merak etmeyin[sevecen gülümseme]. (adını unuttum şimdi) türkiye' nin en yetenekli kadın doğum uzmanıdır.
    -merak etmeyin[sevecen gülümseme]. fikret türkiye' nin en yetenekli genel cerrahıdır.
    -merak etmeyin[sevecen gülümseme]. ahmet türkiye' nin en yetenekli çocuk cerrahıdır.

    evet, dikkat ederseniz siz de fark edeceksiniz. haldun hocanın iki lafından biri bu.
    diğeri << biri bana burada neler olduğunu anlatacak mı ? >>. haldun hoca bunu sordu zaman 5-10 saniye cevap veren olmuyo. sessizliği ben bozuyorum.
    << siktik. öldü hocam. >>
  • bu dizide doktorlardan biri porsche'ye diğeri megane'a biniyor, bunu sorduğumda da kardeşim "ee türkiye'nin en iyi estetik cerrahı" diyor. diğeri ne diye soruyorum "o da en iyi beyin cerrahı" diyor. bunlar aynı hastanede çalışıyor; ama arabalar arasındaki fark uçurum. sonradan kafama dank ediyor. bu yüzyılda beyin çok para etmiyor, önemli olan görüntü. adamlar bu mesajı vermeye çalışıyorlarmış meğer. çok metaforik anlatıyorlar her şeyi.
  • tus nedir, mecburi hizmet, nedir bilmeyen türk senarist ve yapımcılarının ütopik grey's anatomy uyarlaması. uyukluyordum, gülerek kendime getirdi beni. normalde insanların acaba bizim ülkemizde de işler böyle mi ilerliyor diye bir sorması lazım değil mi ? ancak ülkemizde her tür şeyin sınavla olduğunu, grey's anatomy'nin ana fikrini oluşturan iyi bir uzmanlık programına yerleşebilmek için yeteneklerini ve bilgini göstererek yarışma fikrinin ülkemizde ki işleyişle alakası olmadığının farkında olmadıkları için birebir kopyalamakta sakınca görmemişler herhalde. oysa biz 3,5 saatte tüm tıbbi yeteneğini tus denilen sınavda ortaya konması beklenen, insanüstü yetenekleriyle 3,5 dakikada 1 hasta bakabilen, ayda 15 nöbet tutup 5 nöbet parası aldığı halde gıkı çıkmayan, sabah 6 sularında başlayan mesaisi akşam hangi saatte biteceği belli olmayan, anestezi uzmanı olmayan yerlerde anestezi teknisyeniyle ameliyat yapma cesaretini gösteren, yolu olmayan köylerde, suyu, jeneratörü olmayan hastanelerde hastalarına en iyi şekilde bakmaya çalışan türk doktorlarını ve sağlık sistemine rağmen hala hayatta kalabilen, acil tomografisi 3 saatte çekilen, ancak 3 ay sonraya ameliyat günü alabilen, sabah saat 5'de gelip poliklinik sırasına girip akşam 4'e kadar sıra bekleyen cefakar türk hastalarını görmek isterdik doktorlar dizisinde. oldu olucak adını da taner'in anatomisi, yıldırım'ın anatomisi falan koysalardı da tam olsaydı.
    (bkz: gray s anatomy)
    (bkz: doğan taner)
    (bkz: mehmet yıldırım)
  • ısrarla karışık olarak gösterilmeye devam edilen dizi.
    hayır kardeşim geçen gün roketli bölümü gösterdiniz burak öldü, kader hastaneyi bıraktı gitti. tam aha sonunda bi ilerleme oldu diyorduk ki hooop tekrar fıtık ameliyatı olacak gıcık orospu çocuklu bölüme geri döndünüz.
    lütfen ilerleyin artık. günde 9 saat gösteriyorsunuz onda da aynı şeyleri gösteriyorsunuz.
    mesela o gıcık orospu çocuğu yarın öbür gün de yediklerinden zehirlenecek. hadi o problem değil altı üstü 2 ishal olur 1-2 kere kusar olay çözülür. ama olan haldun bey'e oluyor yahu. adama kaçıncıya beyin kanaması geçirttiniz. kutsi bile alıştı artık bunun kanamalarına beynine orkid koydu 1 tane. sıvıyı jele çeviriyor ve olayı çözüyor.
    lan onu da geçtim 3 kere arka arkaya açtığımda zenan, suat'ın arabasını takip ediyordu taksiyle. bi ara dedim bu sahneyi o kadar başarılı bulmuşlar ki loopa almışlar. şaka maka o sahneyi göre göre ezberlemişim. babama taksinin plakası 34 tjk 59 dedim. ve plaka göründü... alkış bekledim bir an ama babamın mallığı ödüllendiren bir yapısı yok. hatta gözlerinde evladı adına bir hayalkırıklığı bile gördüğümü söyleyebilirim.
    neyse diyeceğim o ki şunları sıralı koyun. 97 bölümü her bölümü arka arkaya 4 kere vereceğinize 1-97 yapın 4 kere gösterin. arka sokaklar taktiği yani kaptınız mı? şişt aloo kapın bunları kapın. adamlar 10 yıldır aynı diziyi öyle bi gösteriyorlar ki her açtığımda izlemediğim bir bölüm çıkıyor. bi tek aylin'in araba kaçakçısıyla nişan sahnesini 2 kere izledim. neyse bu da başka başlığın konusu.
  • az önce bu dizide doktorlardan biri ameliyat sırasında "şırınga!" diyerek enjektör istemiştir hemşireden... bana lokantada garsona "kamış!" diyerek pipet istemek gibi geldi bi an...
  • bu diziyi sıklıkla izleyenlerde stockholm sendromu görülmesi klinik ortamlarda kanıtlanmıştır. ilk bölümlerde "ne saçma dizi la bu" dediğiniz günlerin yerine "show tv'yi açayım da biraz doktorlar izleyeyim" dediğiniz vakit... işte o vakit elbet bi gün sizi de vuracak. o gün siz de stockholm sendromunu anlayacaksınız.

    öyle tanıdıklarım var ki, adamlar doktor house olmak istiyorken doktor levent oluverdiler şimdi...
  • ela'nın kısırım da kısırım diye bozuk plak gibi kafa sikmelerine levent "ela ne üzülmesi sınırsızca içine boşalabilicem bu olağanüstü bi şey" diye falan cevap verse bugün evli barklılardı mükemmele çok yakın bi seks hayatları vardı slfkjsdk. senaryodaki tek güzel şey levent'in gözünü açıp her şeyden önce iyi bi arkadaş olmayan manitasıyla evlenmemesi idi. tabii bunu nikah günü yapmasa daha bi insan olurdu. bu yüzden suat sikerrrr