şükela:  tümü | bugün
  • çok uzun süredir yazar olmayı beklerken en büyük isteklerimden bir tanesi de bu başlığı açabilmekti,teşekkürler sözlük.
    şimdi;
    bir gün uçakta giderken kokpit kapısını açıp:sayın kaptan pilot ve ekibi,ben uçuşla ilgili bir sürü şey okudum,ve uçuş korkum var lütfen bu uçuşla ilgili bilgi almak istiyorum derseniz elleriniz kelepçelenip,acil inişe geçebilirsiniz.
    ya da bir gün çok ünlü bir restoranda patron ya da şef aşçının yanına gidip ben biraz obsesif kompulsif bir adamım,lütfen tırnaklarınıza bakabilirmiyim derseniz,ki demezsiniz çünkü size getirecekleri çorbayı az çok tahmin edersiniz.
    şimdi uzatıp sanayi de arabanızı götürdüğünüz hele de tanımadığınız ustanıza ‘bilader senin yapacağın işi .ikeyim,biz de elli defa tamir ettik’ derseniz,ki diyemezseniz bijon anahtarı nerenizdedir tahmin etmiş olursunuz.
    saygıdeğer okuyucular,hekim camiasında türlü insan,türlü ego,türlü maddi gelir,türlü anksiyete,türlü kıdem,türlü branş,türlü ahlak mevcuttur.
    herkes adına tabi ki konuşamayacağım,hatta bir hasta ve ya yakını olarak hiç tanımadığım yere gittiğimde çok ayıpladığım türlü enstantaneler hatırlasam da;
    özellikle yeni nesil,donanımlı,hatta çoğu meslek arkadaşıma haksızlık etmeden söylemek istiyorum daha oturmuş tıp fakültelerinde eğitim almış,uzmanlıklarını tamamlamış,tabi ki belli entellektüel yapıya sahip çoğu meslektaşım adına da söyleyebilirim ki,daha önce defalarca konuşulan ‘doktorların bilinçli hastaya tahammül edememesi’ aforizması büyük bir yanılgıdır.
    biraz hastalık ve semptomu ve prognozu hakkında okumuş,ona gösterdiğim bir görüntüleme yöntemindeki renk farkından bir tarafın normal bir tarafın patolojik olduğunu anlayabilen,gösterdiğimiz biyokimyasal tettiklerde sahip olduğu değerlerin ne kadar range in içinde-dışında olduğunu kavrayabilen hasta ve hasta yakını tercihimizdir.
    bir kaç hasta-hekim ilişkisi tipi vardır,bunu deontolog arkadaşlar hem tarihsel gelişimini hem de günümüzdeki yerini çok iyi anlatabilirler.
    fakat bilinmelidir ki tamamen kendini hekime bırakan ayşe teyze,mehmet amca cansa,bilinçli hasta da candır.
    tek kural arkadaşlar benim kurduğum empatiyi kurarak ve yukarıda çok sevdiğim ve saygı duyduğum meslekler olarak örnek verdiğim pilot,aşçı ve tamirci arkadaşların kurallarına uyduğunuz sürece.
    saygılar.
  • tamamen duygusaldır. fm sırasında bilinç yok ise işin rengi değişir de o bakımdan.
  • aslında bu konu bence yanlış anlaşılmaktadır. devlet hastahanelerinde günde 30-40 hastaya bakmak ''zorunda'' olan bir doktor için bilinçli hasta ve onun soracağı sorular çoğu doktor için eve geç gitmek anlamına gelecektir. elbette onlarda hastalar gibi oturup hastanın kafasındaki tüm sorulara cevap vermek isterler hatta belki bu konuşmalar neticesinde olası bir tedaviyi aksatıcı yada engelleyici durum fark edilebilir ve başlamadan engellenebilir, ancak şuan ki durum maalesef hasta ile karşılıklı oturup kan tahlili ile ilgili uzun uzun konuşmaya izin vermemektedir. özel hastahaneler de durum zaten farklıdır. özel hastane size tedavi hizmeti dışında ekstra hizmetler de sunmak zorunda olduğu için bilinçli hastalar azami yasal süre olan 20 dk boyunca doktorla konuşabilmektedir.
  • tüm doktorlar için geçerli olmayan durum.

    başımdan geçen bir örneği anlatayım;
    çekirdek ailem ve arkadaş grubumda çok sayıda doktor var. özellikle baba da doktor olunca çocukluğumdan beri doktor diyalogları içerisindeyim. bu durumu bir kenara bırakalım şimdi.

    ben bir sporcuyum. ve hayatım spor sakatlanmalarımı tedavi ettirmekle geçiyor. bu konularla ilgili sayısız ortopedist'e, sayısız fizik tedavi uzmanına gitmişliğim var. bedenimi de çok iyi tanıyor, yaşadığım sakatlıkların tanısını %90 doğru tahmin edebiliyorum. çoğunlukla yaşadığım problemler tendon içerikli oluyor.

    geçenlerde yine bir başka ortopedist'e gittim ve şikayetimi anlattım.

    dedim ki;

    "hocam 5-6 senedir tam olarak tedavi edilemeyen omuz tendinitim ve dizlerimde kondromalezi patella rahatsızlığım var. omuzlarımdaki durumun - mr sonuçları temiz çıkmasına rağmen tendonların kemiğe yapıştığı noktadaki yetersiz esnemeye bağlı ağrı olduğuna eminim. çünkü esneme ve germe hareketleri sonrasında 1 saatlik rahatlama sağlayabiliyorum fakat kalıcı olmuyor. tendonların kemiğe yapıştığı noktalardaki bu gerginlik anladığım kadarıyla ödem veya iltihapa da neden oluyor. bu durumu tedavi edecek klasik yöntemler dışında (ki hepsini denedim) yeni bir tıbbi gelişme, araştırma safhasında olan yeni teknikler var mı?"

    gayet bilinçli şekilde kurmaya çalıştığım bu cümleyi iki de bir kesmeye çalışan sevgili doktor aynı zamanda yüzündeki ilgisiz gülümsemeyle beni dinliyormuş gibi yaptı ve sonrasında "dur bakalım önce bir muayene edelim" dedi.

    tamam doktorsun anlıyorum. muayene etmeden konuşmak istemiyor olabilirsin ama sana burda teorik bir konu danışıyorum. ben bedenimi yüzlerce kez muayene ettirdim zaten. konulan tanıların hepsi aynıydı. ben senin son gelişmeleri takip eden bir doktor olsuğunu düşünerek teorik fikrini almaya gelmişim. sen beni muayene edip, "evet omuzlarda tendinit var" diyorsun. aaa hadi canım? demek tendinit... çok şaşırdım...

    sonrasında "spora ara ver" diyip 2 tane kas gevşetici krem yazıp gönderdi.

    bilinçli olmadan gidip "hocam omzumda ağrı var" desem de aynı muameleyi görecektim. demek ki bilinçli olmak pek işe yaramıyor.

    not: yanlış anlaşılma olmasın doktor düşmanı olamayacak kadar çok severim doktorları.
  • nörologların tercih ettiği durumdur.
  • sorularima cevap vermeyen doktora tahammul edemem, oylesine denk gelirsem sesimi cikarmam ama teshisimi alir hemen ardindan gider baska bir doktora muayene olurum; bir doktor hastasinin "konu dahilindeki" sorularina cevap vermiyorsa ayip ediyordur.

    ote yandan hasta soru sormuyor ama ukalalik ediyorsa, ya doktorcugum sen boyle diyorsun ama ben su su forumlarda bunlari okudum bik bik bik, bence boyle bik bik bik diyorsa bence doktorun o hastaya siktiri cekme hakki olmalidir.

    bu isin en medenisi, en iyisi sorulara cevap veren doktor ile doktorun bilgi ve teshisine saygi duyan hasta birlesince olur.

    ulkemizde doktorun hastasini, hastanin doktorunu secme sansi pek yok; sadece ulkemizde degil dunyada boyle bu, eger kamu hizmeti aliyorsaniz devletin size verdigi doktor ve hasta ile yapmak zorundasiniz.

    doktorlar hastalarinizin aklinda soru birakmayin.
    hastalar doktorunuza ukalalik yapmayin.

    amk.
  • özelde genelde karşımıza çıkan ilgisiz olduğu kadar ego sahibi doktorlar varken böyle bir tercih yoktur. maalesef iş yükleri yine hem özelde hem genelde çok yoğun olduğu için dinlemezler ve bu durum hasta hayatına mal olur. daha bugün şişli nin en özel ve merkezi hastahanesinde bile karşıma çıkmıştır. acilden gelen hastayı taburcu edip tekrar poliklinik girişi yapan başlarım yapacağın işe deyince de "bura zartorial hastahanesi nereye geldiğini zannediyorsun!" diye çemkiren o zaman biz gidiyoruz deyince de "gidemezssin hastan acil!" diyen ve yine senle konuşurken watsaptan başka hastayla yazışan adam varken böyle bir tercih yoktur. özeli genel aynı. paranla da kurtaramıyorsun. daha yazardım ama siktiret. imla falan da sonra toparlarım.
    edit: bu dediklerim yanlışsa aşağıya yazssın doktorlar.
  • sözlükte böyle doktor olduklarını belli edip sağlam karı düşüyorlar.

    idealist doktorları ve cerrahları konu dışı tutuyorum, onlar sözlüğü siksin.