şükela:  tümü | bugün soru sor
  • son yıllarda tıpta uzmanlık sınavı (bkz: tus) yani tıp bitiren doktorların branş seçimi için girmiş oldukları sınavlarda en yüksek puanların artık cerrahi branşlar olmaması durumudur. peki bu durum neden önemlidir? geçtiğimiz yıllarda, 6 yıllık üniversite eğitimini tamamlayan tıp mezunu doktorların en başarılı olanları 'tus' a girerek çok yüksek puanlar alıp nöroşirurji, kalp-damar cerrahisi, kadın-doğum gibi cerrahi branşları tercih etmekteydi. şimdilerde hekimler artık hasta ile mümkünse göz göze gelmediği hatta iletişime en az geçtiği radyoloji gibi branşları seçiyor. yani en başarılı doktorlar röntgen okuyup değerlendiren hekimler olurlen, kalbini beynini kesen hekimler o hrkimlerden daha az puan alanlar oluyor. onlar da çok kıymetli hepsi ayrı ayrı değerli o ayrı. peki durum ülkemizde neden bu hale geldi?
    - artık hekim efendi devri kapandı denmesi,
    - hekimi şu numaradan şikayet edin diye teşvik edilmesi,
    - dayağı haketti diyeni savunup hekimlere şiddet hatta öldürülmesi- ki bu mantıkla her meslek grubunda dayağı hakedeni dövüyor musun, misal taksi şoförü de canına kasettiğinde dövüyor musun-
    - hatta yine halkın diline dolanan senin maaşın benim vergimle ödeniyor denmesi- yine belirtmeden geçemeyeceğim bu durumda tüm başımızdakilerin, belediye memurunun hatta senin maaşın da yine o vergiyle ödeniyor
    - performans sisteminin gelmesi, yani her hastaya ayırılacak sürenin önceden belirlenmesi ve o güne otomatikman o kadar hasta yazılması- bu durumda doktorun eksik veya yanlış teşhis koyması kaçınılmaz oluyor elbette. değişik testler veya farklı muayeneler ile tanı koyulacak bir hastalık var ve ayrılan süre dolduysa sen dışarı çıkmak zorundasın çünkü diğer hastanın numarası geliyor, doğal olarak senin tanın koyulmamış veya eksik koyulmuş oluyor, ama sorsan halk memnun çünkü sıra geldi sanıyor
    çok uzağa değil yakına bak sözlükçü kardeşim, daha yeni olmadı mı? birçok sözlükçü oh iyi olmuş tadında entryler girdi konuya
    (bkz: bıçak parası isteyen kalp cerrahının tutuklanması)
    şimdi sana sorarım sana, adam niye kalp cerrahisini seçsin?!
  • cerrahi branşların çeşitli tehlikeler içermesi sebepleri arasındadır.

    (bkz: içinde komünist yazan tiroidektomi spesmeni)

    (bkz: aksiller ven üzerindeki komünist yazısı)

    (bkz: portal ven üzerinde komünist yazdığını görmek)
  • sebepleri açık ve seçik bellidir;

    1) malpraktis: yanlış tedavi veya ameliyat sırasında gelişen komplikasyonlar sonucu hasta kaybedildiyse ve hasta yakınları da biraz sosyoekonomik ve kültürel olarak üst düzey ise size dava açar ve tazminat cezası alırsınız. hoş sigorta karşılar; fakat bir değil iki değil. 100-200 bin tl'leri bulan meblağlar bunlar. sürekli malpraktis sonucu karşılanması zor durumlar. dermatoloji, ftr, radyoloji gibi risksiz bölümler varken, yüksek puan alan adam neden cerrahi seçsin ki?

    2) eğitimsiz halk ve bunun sonucu kaçınılmaz hasta ve yakınları tarafından darp: yani bunu çok da açıklamaya gerek yok. biliyorsunuz bizim halkımız biraz ibne, pardon agresif.

    3) asistan-hoca ilişkisinin cerrahi branşlarda en sert şekilde hissedilmesi: bunu biraz açmak lazım. tüm dahili branşlarda bildiğiniz gibi ameliyat falan olmaz. dolayısıyla asistanın hocasından kapacağı bilgiyi, kitaptan teorik olarak da alabileceği bir durum vardır. ancak cerrahi branşlarda bu durum biraz farklıdır. hocalar ile ilişkileriniz kötüyse ve eliniz de çok iyi değilse sizi ameliyatlara almayabilirler. sen ne kadar istersen iste, istediğin kadar teorik donanımı kazan. ameliyata girmezsen bir hiçsin cerrahide. apendektomi yapmayı bilmeyen genel cerrahi asistanları çıkıyor daha ne olsun.

    4) maaş durumları: cerrahi öyle bilindiği kadar ahım şahım para kazandıran bir dal değil artık. dediğim malpraktis riskleri, hasta yakınları ve asistanlığının zorluğu gibi faktörler işe dahil olunca, kazanılan paraya bunların değmeyeceği düşünülüyor.

    5) nöbet: dahiliyeci kıdemli asistan ayda 2 nöbet tutar, onda da gece hiç çağrılmaz. bsc'ci kıdemlinin nöbeti en az 5-6'dır ve gece çağrılma olasılığı çok yüksektir. icapçıyken bir gelir sak, mecbur ameliyata girersin.

    yani velhasıl kelam; nöbetim olmasın, malpraktis cezası yemeyim, hastayla pek yüz göz olmayım, mesleki tatmin çok da şeyimde değil diyen adamlar gelmiyor işte cerrahiye. gidiyor radyo, psikiyatri falan yazıyor. ne diyelim onlar da haklılar.
  • bazı cerrahi hastalıkların muhtemel tübitak destekli projeler ile daha kolay tedavi edilebilmesindendir. cerrahiye ihtiyaç artık kalmamaktadır.

    (bkz: pankreas kanseri için whipple yerine hacamat olmak)

    https://www.youtube.com/watch?v=34jc1fmefd0
  • çünkü dayak yemek istemiyorlar, çünkü risk almak istemiyorlar. cerrahi, acil, kardiyoloji riskli branşlardır. bazen o kadar yoruluyorum ki hiç doktor olmasaydım bile diyorum. sonra iyi anılarım geliyor aklıma içim ısınıyor. zordur tıp, tüketir, camiada klasiktir. bir doktor çocuğu doktor olsun istemez diye. doğrudur, görüyor ve artırıyorum. yeğenim doktor olsun istemem.

    ayrıntılar için.
    (bkz: malpraktis)
    (bkz: beyaz kod)
  • kuaförlerin gelin başını cerrahların pankreas başından daha pahalıya yaptığı ülkede normal olan durum.