şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sabah işe gelmeyince evinde kalp krizi geçirip öldüğü öğrenilen doktora randevusu olan hastaların bağırıp çağırması olayını gerçekleştiren hastalardır.
    ne hale geldi ülke.. neredeyse neden mesaiden sonra ölmüyor diye sabim'e şikayet edecekler.. tabi bu olanlarda doktor 100 hasta gördükten sonra 101.'yi nasıl geri çevirir diye hesap soran, her dilde doktoru şikayet edebileceğiniz telefon hatlarının reklamlarını yapan, ben bu doktorlara iğne bile yaptırmam diye açıklama yapmaktan utanmayanların payı büyük..
    bu halkın gözünde doktor artık sadece işini gördürtecekleri bir makinadan ibaret.. ölmesi bile şikayet edilecek, hastanede bağırıp çağırılacak bir mevzu...
  • zorunlu hizmet yaptığım dönem başıma gelen hadiseyi hatırlatmıştır. diğer 2 doktorun aniden izin almasından dolayı ultrasonda tek başıma kalınca, sekreterlere bekleyen 80 hastayı da geri göndermemelerini söyledim. iki oda 2 sekreter, öğlen arası vermeden bir oraya bir buraya giderken, beklediği için çemkiren bir hasta yakınına diğer hasta yakınının 'müdüre gidin müdüre, bunlar ondan anlar' dediğini duydum. kendi ligatımda verebilecek bir cevabım olmadığından, duymamazlıktan gelip işime devam ettim.

    normal şartlarda başlığa konu olan hikayeyi abartı bulabilirdim ama maalesef kendi tecrübelerim de bu yönde. acilde hastaya mudahale eden doktora bile, nezle için acile gelen hastanın 'sabahtan beri bekliyoruz' diye üstüne yürüdüğü bir sağlık sisteminde, daha çok hikaye duyarız gibime geliyor.
  • yanlış başlıkta tartışılan konu.

    hastalara kalsa ilgili başlık şu olmalı;

    (bkz: randevulu hastalara bakmadan ölen şerefsiz doktor)
  • konunun özeti şudur: doktor vefat ediyor. öldüğünü duyan hastaları yalandan da olsa üzüntü ve hayret belirtecekleri yerde, bizim işimizi kim halledecek diye isyan çıkarıyor!

    doktorun potaya konduğu başlıklara yarın gelir bol "hipokrat yeminli" cümleler kurar samimiyetini sevdiklerim. ülke insanının, insan olmayı unuttuğunu canı görmek istemez.

    ölmüş ulan adam ve insanlar bizden habersiz nasıl ölür tavrında. olay inanılır gibi değil! bu ülke ve insanları için hiçbir şeye değmez artık..
  • tüh randevu almışlardı oysaki
  • şuursuz,haysiyetsiz mahluklarla bir arada yaşıyoruz..

    insan öldü geri zekalı,başlatma muayenene...!
  • bir de şu versiyonu var.

    (bkz: şirket kapanışını yapmadan ölen pezevenk muhasebeci)
  • doktor kesin cehapelidir ülkenin gelişmesini istemiyordur yoksa şu dönemde ölmezdi
  • insanda insan sevgisini tüketen canlılar.

    bu olayın üzerine bir meslektaşım duygularını şöyle ifade etmişti. birçok sosyal medya kanalında payaşıldığı için buraya da eklemeyi uygun gördüm.

    "bugün zekai tahir burak eah çayyolu semt polikliniği -gebe polikliniğinde çalışan dr. sami erbay işe gelmedi. telefonundan arandığında açan kişi mı geçirdiğini ve hastanede olduğunu belirtti. organize olup, yanına gidecek birkaç kişi ayarlanırken, az sonra tekrar arandığında maalesef vefat ettiğini öğrendik.
    hepimiz daha 52 yaşında olan meslektaşımıza çok üzüldük. her hastasına vakit ayırır, ailecek içeri alıp tek tek usg de bebeği gösterir ve anlatırdı. kendisine mhrs den randevu almış olan ve sürekli takip ettiği hastalardan sadece 3-4 kişi ağladı ve çok üzüldü. geri kalanlar işleri hallolmadığı için bozuldu. bir kişi bağırdı. kendisine durumdan hiç üzüntü duymadınız mı deyince, ama bizim de muayenemiz vardı dedi. hepimizin randevuları dolu olduğu için 2.basamak usg ye geleceği güne cuma'ya tekrar randevu verildi. o gün muayene olamazsam sorarım size dedi.
    gün boyu doktorlar ve hemşireler hastalarımıza ağlayarak baktık. hepimiz probun ucunda teknisyen, spekulumdaki el, reçete yazan kalemden başka birşey olmadığımızı bir kez daha acıyla anladık."

    son cümle var ya, tam bir özet olmuş.