şükela:  tümü | bugün
  • - merhaba, ben hz. muhammed. bu da arkadaşım allah. bize 2.5 trilyon lira ver. fakirlere dağıtacağız.

    işe yarıyormuş!

    http://www.milliyet.com.tr/…/02/06/son/sontur32.asp

    (bkz: kendini allah olarak tanitip dolandiricilik yapmak)
  • amcamın evinin telefonu bir sabah çalar ve şu diyalog geçer

    yenge:aloo
    telefondaki adam:alloo kimsiniz..
    y: hedecan senmisin oğlum
    t.a: hee evet benim yenge bi şey diycektim yaa amcam evdemi?
    y: dur dur burda vereyim.
    ( bu andan sonra telefondaki meçhul kişi amca kişisi ile konuşmaya devam eder )
    amca: allo buyur koçumm..
    t.a: yaa amca bi şey istiycem ama çok önemli kimsenin haberi olmasın..
    a: söyle bakalım.
    t.a: bana acilen 500 ytl lazım antalyadaki bi arkadaşa göndercem rica etsem verebilirmisiniz 2 gün sonra veririm ben size parayı.ama ailemin haberi olmasın sakın
    a: tamam olur!! nası veriyim sana parayı?
    t.a: ya bana vermeyin parayı antalya güllük merkez postanesine gönderin gıyasettin öküzoğlu* adına direk arkadaşımın eline ulaşsın..
    a: tama oldu gönderirim ben parayı hemen ama sizinkilerin heberi olmayacaktı dimi?
    t.a: yok ya sakın söylemeyin anneme babama filan ben size 2 gün sonra veririm parayı.
    a: tamam gönderiyorum hemen.

    ( dört gün sonra turkish barbarianın evinin telefonu çalar )

    amca: alo nasılsın yavrum?
    t.b: iyiyim amca senden naber?
    a: para meselesi için aradım iki gün sonra vericem dedin ama bak kaç gün geçti ayıp oluyo ama..
    t.b: ne parası yaa?
    a: lan oğlum geçen cuma benden antalyadaki arkadaşıma para göndericem diye 500 ytl istedin ya telefonda onu diyorum işte bak babana söylerim ama haa..
    t.b: ne parası yaa şakamı yapıyosun istemedim ben para mara*
    a: lan pezevenk daşgamı geçiyosun benimle!! babana söyliycem lan!!
    t.b: eehh söyle be!

    edit: dolandırıcı vatandaş parayı çekince tekrar arayıp teşekkür etmiş* olayın ailesine açıklanmasından sonrada turkish barbarian temize çıkmıştır.
  • adamin biri genclerin top oynadigi lise bahcesinin onune gelir, kendisini fenerbahce'nin altyapisinda hoca olarak tanitir ve oyuncu secmeye geldigini soyler. hevesli arkadaslara sizin kondisyonunuzu gormem icin bi 100 m kosuverin der, kronometreyi cikartir. kosmaya hazirlanan gencler cuzdan ve telefonlarini adamin yanina birakir. gencler tam gaz kosmaya baslayinca kahramanimiz cuzdanlari, telefonlari toplayip aksi istikamette gozden kaybolur.

    bu adami polis yakaladiktan sonra adamdan ayrica 15 kisi daha sikayetci olmus, adamin savunmasi ise 'beni de istanbul'a ilk geldigimde boyle dolandirdilar'

    gazete haberini bulsaydim daha neseli bi anlatim olurdu ama neyse, siz anahatlariyla konuyu ogrendiniz ...
  • asagidaki satirlarda anlatacagim bu hikaye benim en sevdigim dolandiricilik hikayesidir ...

    euro piyasaya cikmadan once, antalya da kuyumculara fransiz frangi diye ucte biri degerinde olan belcika frangi satildigi ihbarini alan polis kisa surede bu isin faillerini yakalar. belcika'da gurbetci olan bu 3 sahis savunmalarinda 'biz frank bozdurucaz diyoduk, onlar da fransiz frangi olarak hesapliyorlardi, biz de tesadufen farkettikten sonra bu isi yapmaya basladik' demisler.
  • darkhardware forumlarından alıntıdır.
    ---------------
    sekreter arkadaşımızın 16 ve 12 yaşlarında iki adet çocuğu var. çocuklar okuldan döndükleri bir gün bilgisayarla oyun oynuyorlar. telefon çalıyor. telefondaki kişi kendisini şöyle tanıtıyor.

    "ben sincan jandarma karakolu'ndan filanca başçavuş. bugün öğlen itibariyle ostim kavşağında bir zincirleme trafik kazası oldu. kazaya karışan araçlardan bir tanesinin de plakası 06 xx 900, yeşil renk mazda. aracı kullanan ve olay yerinde vefat eden bayanın anneniz olma ihtimali var."

    verilen plaka ve araç tanımı annelerinin profiline uyduğu için çocuklar fenalaşıyor. olay şöyle devam ediyor;

    "şimdi bayan maktulün üzerinden bir kimlik çıktı, ancak kimlik parçalandığı için, elimizdeki bilgilerle doğrulama yapmamız gerekiyor. annenizin tam adı/soyadı, doğum yeri, doğum tarihi, kütük bilgisi, anne adı, baba adı. son olarak da annenizin kızlık soyadı."

    çocuklar tabi o panik anında gerekli tüm bilgileri veriyorlar. konuşmaya arada arkadan başka bir erkek sesi de karışıyor. "komutanım, ambulans gelmiş ne yapalım" şeklinde sorular. telefonu kapatmadan önce de en son olarak "verdiğiniz doğum yeri ve baba adı elimizdeki evraktakine uymuyor, ölen kişi başka birisi olabilir, biz sizinle bağlantıya geçeriz" diyorlar.

    çocuklar hemen annelerini arıyorlar. anne iş yerinde, sapasağlam. sekreter arkadaş gelip yaşadığı olayı bana aktarıyor. ilk aklıma gelen şey "derhal internet bankacılığından yaralandığınız bankalara haber verin ve bilgi almaya çalışın, birisi sizin tüm kimlik bilgilerinizi ele geçirmiş, hesaplarınıza ulaşmaya çalışıyorlar". kendisi ilk olarak garanti bankası'nın internet bankacılığına girmeye çalışıyor, "bankanızı arayın" mesajı alıyor. derhal bankayı arıyor. ilk olarak hesaptaki para durumu kontrol ediliyor, kayıp yok. ancak kredi kartları ve internet bankacılığının garanti bankası merkezince iptal edildiği anlaşılıyor.

    detaylı görüşmelerden sonra, aynı gün bir bayanın sekreterimize ait internet şifresini "değiştirmek" amacıyla destek telefon hattını aradığı anlaşılıyor. tüm kimlik bilgilerine doğru cevaplar veren "saldırgan", anne kızlık soyadı sorularına yanlış cevap veriyor. bunun üzerine olayın bir saldırı olduğunu anlayan operatör telefon numarasını not edip, gerekli hesap kilitleme ve kredi kartı iptal işlemlerini yapıyor.

    yaşanan olayda adamların atladığı şey şu. sekreter arkadaşımız ve eşi, yıllar önce aralarında bir karar alıyorlar. diyorlar ki, anne kızlık soyadı olarak ortak sanal bir isim belirleyelim, her türlü işimizde gerçeği yerine onu kullanalım. evi arayan saldırganlar "gerçek" kızlık soyadına ulaşmış oluyorlar.

    sizlere tavsiyem "anne kızlık soyadı" konusunu siz de benzer bir yöntemle değiştirin. çok akıllıca.

    inanılır gibi değil. 12 yaşındaki çocuğu yaşadığı duygusal travma nedeniyle tedavi görüyor. gerekli suç duyuruları yapıldı ve tahkikat devam ediyor. insanların acımasızlığına inanabiliyor musunuz?
    -----------------
  • geçen gazetede okuduğum işi yaşlı kadınlara kadar götürdüklerini öğrenip, şaşırdığım artık kimseye güvenilmeyeceğini gösteren bir olaydır:

    okuldan çıkıp evlerine giden iki öğrenciden, alışverişten dönen ‘yaşlı bir teyze’ yardım ister. yaşlı kadının poşetlerini alan öğrenciler, kadını karşıdan karşıya geçirir. kadın ise az ilerideki apartmanı gösterip, çocuklardan oraya kadar poşetleri götürmelerini rica eder. apartmanın önüne gelindiğinde “evime kadar da çıkartabilir misiniz?” ricasında bulunur. çocuklardan birisi evine geç kaldığı için kabul etmez; ama diğeri kadınla apartmana girer. olay, çocuğu eve gelmeyen annenin paniklemesiyle ortaya çıkar. çocuk, apartmandaki dairelerin birinde iç organları alınmış vaziyette bulunur.
  • adana’da yaşanan olayda dolandırıcı, bir çekici firmasını arar ve kamyonunu belirli bir saatte söylediği adresten alıp hurdacıya bırakması için talimat verir. tabiî ki bunu kamyonun sahibi evde yokken yaptırır. dolandırıcı, hurdacıya da önceden gidip kamyonu için pazarlık yapmıştır. gerekli belgeleri isteyen hurdacıyla kamyonun yengesinin üzerine kayıtlı olduğunu ve yengesi başka yerde olduğu için daha sonra getireceğini söyler. kimlik fotokopisini bırakır ve parasını alır gider. tabii ki kimlik sahtedir. kamyonunu yerinde bulamayan sahibi ise polise başvurur. araştırmalar sonunda, kamyon hurdacıda parçalara ayrılmış halde bulunur. sadece kamyoncu değil, hurdacı da mağdur olur.
  • şık giyimli dolandırıcılar, lüks bir otomobille erzurum’un geçimini hayvancılıktan sağlayan bir köyüne gider. köylülere kendilerini koyun tüccarı olarak tanıtan dolandırıcılar, önce birkaç koyun alıp parasını peşin öderler. köylülerle ahbap olurlar. hatta bir köylüye borç para verirler. bir süre sonra bu ‘iyi giyimli tüccarlara’ güvenen köylüler, 2 bin koyunu satmaları için teslim ederler. koyunlar tir’a yüklenir. dolandırıcılar sadece koyunları değil, satış masrafları için köylülerden 2 bin dolar da alır. sonra ne dolandırıcıların izine rastlanır, ne de koyunların.
  • genellikle azeri gibi davranıyorlar ya da turist... sempatik ve zor durumda kalmış görüntüsü veriyorlar. en yakın bankayı soruyorlar. döviz bozduracak gibi konuşuyorlar veya “en büyük para biriminiz bu mu?” diyorlar. kesinlikle güvenmeyin ve cebinizdeki paraları çıkarmayın
  • a.i. salonunun camına evini satılığa çıkardığına dair bir yazı asar. aynı gün birisi arayıp evine talip olduğunu, almanya’da yaşadığını ve istanbul’da kirada oturan annesi için ev satın almak istediğini anlatır. akşama almanya’ya döneceği için evi hemen görmek ister. a.i çalıştığını ve evde eşinin olduğunu söyler. eşine “evi bakmaya gelecekler komşuyu çağır ve göster.” der. adam annesiyle birlikte değil bir arkadaşıyla gelir. evi inceler ve güya cep telefonuyla a.i’yi arar. almanya’dan 15 gün sonra geleceğini, o vakte kadar evi satmaması için 3 bin ytl kapora bırakacağını söyler. cebinden bir deste euro çıkartır, a.i’nin eşine verir. paranın 3500 ytl’ye tekabül ettiğini söyleyip, üstünü türk lirası olarak ister. a.i’nin eşinde yoktur; ama komşusunda 600 ytl vardır. dolandırıcılar bu parayı alıp giderler. eşi a.i’yi arar ve adamların telefonda konuştuğu gibi kaporayı bıraktığını anlatır. a.i ise böyle bir telefon görüşmesi yapmadığını söyler ve hemen evine gider. eşine verilen paralar sahtedir.