şükela:  tümü | bugün
  • -----abd demokrasisinde sıranın türkiye'ye gelmesi başlıklı yazımda memleket meselesine vurgu yaptığım halde başlık altına yazılanlar malumunuz. özelden gelen mesajlardan hiç bahsetmiyorum. gündem dolar, konu yine memleket meselesi baştan söyleyeyim. ayrıca bahsedeceğim konu ekonomiyi düzeltmek adına bir çözüm önerisi değil, gündem meselesi üzerine bir eleştiridir.

    -----ne doların tarihi seyrinden, ne ekonomik aforizmalardan, ne dış güçlerden, ne de siyasi hatalardan bahsedeceğim. konu maalesef tamamen ulkece samimi olmayisimiz, milli bir durusumuzun olmayışı. once devletin samimiyetsizligine bakalım: devletin ciddi bir cozummus gibi üzerinde durduğu konu halkın cebindeki dolarlar. bu söylem toplumun bir kesimini dolar almaya teşvik ederken, diğer kesimini ise dolar alanlara düşman ediyor. halkın cebindeki dolarlar türkiye'deki zengin sinifin ki buna siyasiler de dahil, sahip olduğu dövizin yanında çöldeki kum tanesi olur. gayet açıklayıcı bir örnek oldugunu düşünüyorum. bu nedenle ilk ciddi milli duruşu siyasiler ve zengin ust sınıf sergilemelidir.

    -----gelelim halk konusuna: devletin çağrısıyla asıl çözümmus gibi dolar bozduran da, çağrıyı samimiyetsiz bulup koşarak dolar alan da samimiyetsiz. biri fanatik, diğeri svihs tayfası. ikisi de kendini nimetten sayıyor ancak biri cahilligiyle diğeri ise çok bilmisligiyle yanılıyor.

    -----gelinen noktada ise çok daha tehlikeli bir konudan bahsediliyor. bankalardaki doviz mevduatlarina devlet tarafından el konulmasi. bir arkadaşımızın dediği gibi: bunu yapan ev ev dolar da arar. yani yine halkın cebi yanacak. çünkü zenginin cebi haberi erken alır.

    -----konu buralara varmadan önce basta bahsettiğim samimiyet ve milli duruş ile ilgili ciddi bir adımın atılması şart. mevduata el koyabilen güç gayet tabi herkesin ne kadar dolar sahibi olduğunu biliyordur, bilir. zenginlerinki dahil. o halde yapılması gereken öncelikli çağrı sokaktaki insana değil, dövizin gerçek sahiplerine olmalıdır. imkansız olmamakla birlikte gerçekleşmesi oldukça güç olan bu durum yaşandığı taktirde ülke ekonomisine nefes aldırdığı zaman halk da bu samimiyete aynı şekilde cevap verir, vermelidir.

    ——-milli duruş dediğimiz şey partiler, ırklar, dinler üstü bir meseledir. bu ülkede yaşayan, üreten tüketen her fert ekonomiden sorumludur. bireysel ekonomimizin iyi olması için önce devlet ekonomisinin güçlü olması gerekir. bu nedenle ister istanbul’da yaşayan zengin bir yahudi olun, ister fethiye’de yaşayan emekli ingiliz, ister akp’li, ister hdp’li: asıl mesele milli servet, herşeyden önce memleket...
  • yeni tanıştığı birine ilk olarak "nerelisin?" soran diye bir milletten milli duruş beklemek iyimserlik gerektirir.
  • hükümetin göstermediği sorumluluğu vatandaştan bekleyen yazar sitemi.

    ülkenin sahibi ben değilim, her fırsatta yüzüme vuruluyor zaten bu. geçtim, tüm ipleri kendinde toplayan bi adam var zaten. argüman bu değil miydi? çok başlılık hızlı karar almamızı engelliyor. e madem?

    benim vatandaş olarak kötü gidişatı engelleyecek gücüm olsa zaten bunu geçtiğimiz on altı yılda sergilerdim. ama getirdiğim eleştiriyi dahi ihanet olarak yaftalayacak bi kafayla buraya kadar.

    ben svihs'ci tayfa değilim ama böyle olacağını söyledim. hoş, bugün bile ülke geleceğinden kaygı duyan, endişelenen benim. diğerlerinin pek umursadığını sanmıyorum.

    o halde koy götüne rahvan gitsin.
  • (bkz: svihs)