şükela:  tümü | bugün
  • yakın gelecekte olma ihtimali çok yüksek. birkaç ay önceki döviz fiyatlarına bakınca usd/tl 5tl çok sürpriz olmasa gerek.
  • yılın son çeyreğinde gerçekleşecektir. hatta 5 tl'yi de geçecektir.
  • size tarih veriyorum.
    2019 nisan!

    şu an 4,300 lerde olsa bile seçim sonrası hükümetin sert müdahalesi karşında gerileme ve durma dönemi yaşayacaktır.
    tabiki zayıf ekonomiden dolayı olası bir ters durumda önündeki mevziyi aşıp bir öndekine yerleşecektir.

    yukarıda arkadaş ilk çeyrek falan yazmış!
    ona pek aldırmayın,
    zira yazın gelmesiyle turizm sezonu açıldı,
    ve ülkeye büyük bir ihtimal turist akını gerçekleşek
    bu da o en kötü ihtimalle tl ye ufak bir destek sağlayacak.
  • çok da kötü bir durum değildir. türk ekonomisinin yeniden rekabetçi hale gelmesine yardımcı olur. ithalat azalır, turizm gelirleri artar, sanayide bacalar tütmeye başlar.

    "dolar yükseliyeah, ekonomi batıyeah" diye bilip bilmeden car car konuşup durmayın. düşük dolar kuru eşittir iyi ekonomi diye bir şey yok.

    önemli not: trol değilim. ayrıca, belki bilmek istersiniz; cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muharrem ince'ye, milletvekili seçimlerinde hdp'ye oy vereceğim.
  • (bkz: yetmez ama evet)

    bence 6'ya kadar çıksın. türkiye'nin can damarı ekonomidir. millet borcu harcı dolar'la yapıp ödeyemedikten sonra, önüne din bile atsan durduramaz, iktidarını değiştiriverir.
  • ihraç ürünlerimizin ham maddelerini döviz ile temin ettiğimizi bilmeyen arkadaşın iyi olarak yorumladığı şey. *

    arkadaşın önemli notuna not: ekonomiyi bilmediğin oy verdiğin aday ve partilerden belli (biri chp, diğeri hdp). imza: partisiz milli görüşcüler idman yurdu.

    edit: kızdırdıysam özür dilerim.

    entry no: #76982051
    yazan: scipio africanus
    entry'e son yapılan düzeltme: 14.05.2018 21:59 ~ 22:18

    (bunları yazdıklarını değiştirmen ya da silmen ihtimaline karşı not aldım; yarın biri benim kendi kendime yazdığımı düşünürse - bana deli demesinler diye; yoksa senle ilgili bir durum yok.)

    aşağıda yazıp savunduklarını hadi çürütelim:

    1.ihracatımızın %20'si otomotiv:

    örneklendirelim, türkiye de üretilen x markasına ait l-8960 modelinin %35'i yerli üretim diyorlar ya; heh işte o üçkağıt ekonomisi. o koca koca markaların tepe yöneticileri ihalelere girebilmek ya da vergilerde esneklik alabilmek için kafalarına göre yüzdelik belirleyip ilan ediyorlar. bu koca koca uluslar arası firmalar bizim ülkemizi küçük görüyorlar. neden? çünkü devletimizin bu fabrikalara gidip yerlilik ölçümü yapabilecek bir ekibi yok. şaka gibi dimi? ama yok!

    2.hazır giyim ve konfeksiyon: en büyük üreticilerinin hemen hemen hepsi yurt dışından ya ham madde alıyor ya da fason ürettiriyor. bangladeş'li haşim diye bir adam var bunu bulabilirsen ya da randevu alabilirsen sende zengin olabilirsin. unutmadan gaziantep ve denizli'de hala aslanlar gibi direnmeye çalışan yerli yatırımcıya da selam olsun.

    3.hububat, bakliyat ve diğerleri: kanada çok güzel yeşil mercimek satıyor, nohut için meksika, elma için ise şili'yi tavsiye ederim. zira biz artık oralardan bunları satın alıyoruz. ab ye gireceğiz diye her kısıtlamayı kabul ettiğimizde i.melih gökçek gündüz vakti havai fişek patlatmıştı ankara semalarında. eminim bim'den alış veriş yapıyorsundur, bir zahmet aldığın ürünlerin nerelerde üretildiğini oku.

    ne demişsin?

    'doğrudan dövize bağlı girdi olarak sadece enerji ve yüksek teknoloji gerektiren birkaç aksam vardır olsa olsa.'

    o işler öyle senin olsa olsa demenle olmuyor.

    sana senin uslubun ile küfretmek isterdim ama gerek yok ve günah.

    söyleyebileceğim tek şey necmettin erbakan hocamız gibi 'hadi oradan, hadi oradan'.

    kardeş yazdıklarının geri kalanını okuyorum cevap verebilecek bir şey yok, zira mantıklı bir tanecik dayanağın yok. hele turizm hakkında kendi yazdığına kendin inanıyorsan eyvah eyvah.

    selam ve dua ile...
  • basit bir google aramasıyla başlıca ihraç ürünlerimizin, hazır giyim ve konfeksiyon, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, maden ve metaller ile taşıt araçları ve yan sanayi ürünleri olduğu rahatlıkla görülebilir. ekonomiyi çok bilen yarrağım kafalılar bu ihraç kalemlerinin hangi girdilerinin döviz ile temin edildiğini, döviz çok yükselir de ithalatın cazibesi ortadan kalkarsa yerli kaynaklarda karşılanamayacak olanlarını bir açıklayıvermelerini rica edeceğim. doğrudan dövize bağlı girdi olarak sadece enerji ve yüksek teknoloji gerektiren birkaç aksam vardır olsa olsa. enerji girdilerindeki kurdan kaynaklı artışların ise, işçilik ve yerli kaynak kullanımı ile elde edilecek tasarrufa oranla devede kulak bile sayılamayacağını, devletin mazotun litresini 5.5 liraya satın aldığını sanan ahmaklara anlatamayacağım. tarih tekerrürden ibarettir. bu ülkede 1994'de de, 2001'de de yüksek oranlı devalüasyonların hemen ardından ciddi kalkınma ve rahabilitasyon dönemleri yaşandı. yüksek kurun bacasız sanayi turizme sağlayacağı olumlu katkılardan söz etmedim daha bak. emperyalizmin yaygın medya aracılığıyla yıllardır pompaladığı "enflasyon öcüdür, yüksek kur öldürür" yalanları ile büyüyen ergenler, 1 abd doları 6.35 çin yuanı iken çin'in ekonomisini abd'nin tehdit olarak algılamasına neden olacak şekilde yıllardır büyük bir hızla nasıl büyüttüğünü bir incelesinler.

    akapenin düşük kur rejimine, borçlanmaya, ithalata, tüketime dayalı ekonomik modelinde doğup büyüyen, başka bir şey görmeyen çoluk çocuğun endişesi, "acaba dolar yükselirse iphone'un yeni modelini alamaz mıyım"dan ibarettir ne yazık ki. ötesine akılları ermiyor.

    kıyakçılığım tuttu büdütü: tek başına dolar kurunun şu kadar ya da bu kadar olmasının hiçbir şey ifade etmediğini örneklerle anlatayım sana bak çocuk. mesela 1 abd doları, 7.98 norveç kronu ediyor. senin hesabına göre norveç ekonomisi bizden beter, batmış! hele japonya! 1 usd tamı tamına 109 japon yeni ediyor! yarra yemiş lan bu japonlar! ramazanda zekatınızı falan gönderin olmazsa!