şükela:  tümü | bugün
  • albümdeki “derine indik” ile birlikte açık ara favorim. sözleri yine tolga akdoğan’ın kelamı. reefleri ise zihinde bumerang gibi gidip gidip geliyo. bu sefer yakalayacağım deyip tekrar başa sarıyosun. kafadan duman çıkarana kadar devam...

    umarım derdiniz, anlatacaklarınız bitmez de kaybolmazsınız dostlar. eksik olmayın siz.
  • adamların dünya günlükleri albümündeki bence en iyilerden. kalitelerine yakışır bi parça olmuş. uzun yıllar dinleyeceğiz artık.
  • bu başlığı aslında ben açacaktım. sonra vazgeçtim. neyse, görmüşken yazayım. adamlar yapmış diyorum. albümde ilk dikkatimi çeken parça oldu. dinledikçe hepsi güzel geldi gerçi ama bu parça diğerlerinden birkaç tık önde.
  • derine indik ilk başta favori gibi gelmişti ama bu şarkı müzikal olarak daha güçlü bence. harika bir outro ile final yapıyor. grup üyelerini araştıracak yaşı çoktan geçtik ama gitaristleri yetenekli birisi belli ki. çok güzel tonlar var.

    tam olarak şöyle sözlere sahip olan, adamlar şarkısı. dünya günlükleri adlı albümden.

    iç içeyiz ama bi' arada gibi değil
    varlığımız kiralanır yalanlara bizim
    yol bulan kendini sahibi sanınca
    başımıza gelen taşlar bi' ömürlük dizi

    sızlayan nehirler, başım bi' de dişim
    yoruldum paşam bil ki ondan gidişim
    helal olsun hepimize, kızdığımdan demiyorum
    üzüldüğüm tek şey biri iki edişim

    ayrılığı duyduğum sabahlar ve gecelerde
    duvara dönüp yüzümü çatlağın izine doğru
    ömrüm anılar akışı zikzak
    çölde başa taş okulu

    parçalanmış vaatleri, tepetaklak saatlerin

    doldum da kadehi doldurdum, doldurdum
    önümdeki gülü soldurdum
    sızlarım sızıma nağmeler
    dostlarım var kışıma renk veren
    koştum durdum izler peşinde

    alemlerden alem içinde, içinde
    hallerim hareketin içinde
    kalabalıkta sallanır oltalar,
    aklımda bi' tahterevalli var
    yangınla yağmur peşi peşine

    boyuna akşam, enine geceler
    bi' yakamoza bak, bi' aklının içine
    kovala balığı, bu acele niye?
    bi' an var hep orda ama kapıdan geçemem

    çile kuşu sırtına binmiş uçuyoruz
    aşk ateşiyle orman yangını el ele
    yeryüzüne nasır olduk gökyüzünden medet umuyoz artık
    kazma kuyu, hakkını ver elindekiyle

    boşluğunsa sürümü nesillerce kaynadı
    gördüler mi gördün mü sorardım bi' bilene de
    sıkıldım cevabından şehirlerin deliliği
    su kaynatır beyinleri tahteravalli için boyuna

    saatler yarışın alarmı
    maratonun sonu bataklık
    zengini sinsi, mazlumu hırslı, yakınımız oldu karanlık
    bahar olaydı, çatıda yataydık

    ayrılığı duyduğum sabahlar ve gecelerde
    duvara dönüp yüzümü çatlağın izine doğru
    ömrüm anılar akışı zikzak
    çölde başa taş okulu

    parçalanmış vaatleri, tepetaklak saatlerin

    doldum da kadehi doldurdum, doldurdum
    önümdeki gülü soldurdum
    sızlarım sızıma nağmeler
    dostlarım var kışıma renk veren
    koştum durdum izler peşinde

    alemlerden alem içinde, içinde
    hallerim hareketin içinde
    kalabalıkta sallanır oltalar,
    aklımda bi' tahterevalli var
    yangınla yağmur peşi peşine

    *
  • “dostlarım var kışıma renk veren.”

    nakaratı ile beni benden alan adamlar güzeli.