şükela:  tümü | bugün
  • 27 nisan 2007 muhtırasından bir hafta sonra asker ve hükümetin dolmabahçe sarayında gerçekleştirip bazı ortak müştereklerde anlaştığı buluşmanın anlı şanlı demokrasi tarihimize geçmiş ismi.

    söylenenlere bakılırsa bu mutabakat sonucu ordu hükümeti devirmekten vazgeçmiş, hükümet de bir takım ödünler vermiş. acaba bu ödünlerin içinde sınır ötesi operasyon ve şu sivil olacağı söylenen anayasanın içeriğiyle ilgili şeyler de var mı? bilemiyoruz.

    ancak şunu biliyoruz. evet bir mutabakat var. her iki taraf da kendi iktidarını perçinlemeye kararlı. hükümet,
    hızla kadrolaşarak ve sadaka düzeni kurarak insanlara haklarını lutfen veriyor
    elbette bunların sonucunda faşizan bir tutum takınmayı kendine hak görüyor,
    ordu ise;
    sınır ötesi müdahaleyle yedi cihana kudretini ispatlayarak iktidar tazeliyor.

    velhasıl; alan memnun, satan memnun. kimi aklıevvellerce cumhuriyetin bekçisi addedilip antidemokratik bir şekilde sisteme müdahalesi beklenen asker, "etle tırnak gibiyiz" derken, demokrasi mücahidi akp, "asker konuşacak" deyiveriyor. orduyla hükümetin iktidar çekişmesi arasında "halktı", "adil paylaşım"dı kaybolup gidiyor.
  • mutakabat oldu mu olmadi mi, hala devam ediyor mu, bilemiyoruz, en kotu ihtimalle yirmi sene sonra birinin anilarindan okuruz herhalde.
    dolmabahce'deki mutabakat sinirlarina dahil etmek gibi olmasin ama boyle de bir sey var:

    "dtp’li aysel tuğluk, türban ittifakına askerlerin de destek verdiğini, karşılığında baharda kuzey irak’a kara harekatı yapılacağını, 301. madde gibi siyasi reformların rafa kalkacağını, ergenekon operasyonun sınırlarını da bu ittifakın belirlediğini iddia etti."

    http://www.ntvmsnbc.com/news/434740.asp
  • (bkz: #12500458)
  • ergenekon operasyonu içinde, şu an askeri personel olarak görev yapan tek bir subayın suçlanmamasına, işaret edilmemesine, hakkında işlem başlatılmamasına bakılırsa süregitmekte olan mutabakat. kelle pazarlığı yapılmış görünüyor.

    "bu kavga bizim işimiz değil" deyip tribünde oturmayı tercih edenlerin asıl dokunulması gerekenlere nasıl dokunulacağı hakkında bir stratejileri var mıdır acep.

    taraf olanların bir kısmı da emniyet istihbaratı ile haber üretimi arasında bu mutabakatın hesabını da sorabilecekler midir ve fekkat.

    http://www.radikal.com.tr/…06.07.2008&categoryid=42
  • sağlı sollu görüşlere göre, hükümet ile genelkurmay arasında kara kedi (hatta, "uzlaşmaz çelişki") olduğu sanıladursun, son yirmidört saat içinde yürürlükte olduğu hızla hatırlatılmış tarihsel blok eklemi.

    aktütün'de olanların hesabını vermesi gerekenler hakkında hikmet-i devlet doğru refleksini göstermiş gözüküyor. demokratlar, muhalifler, vicdanı olanlar, solcular, öldürülenlerin aileleri yine kazık yiyecek de, hükümet kapıkulluğu referansı ile "anti-militarist" görünenler raks ederken sakatlanmasa, allah muhafaza.

    kalem müdürü, "askerimizin polisimizin moralini bozmayalım" demiş.

    milli şef de şöyle buyurmuş: "... bu kampanyayı yürütmenin bedelinin hesabı yapılıyor mu? komutanlarımıza karşı yapılan bu kampanyaların vcephedeki er, erbaş oradakilerin üzerine oluşturulan tesir düşürülebiliyor mu? tsk'ya karşı kampanya yürütülmesinin hesabı yapılıyor mu? ben de sorumlulara ricada bulundum. ne olur şunları anlatmayın. yayınlamayın. işimizi zorlaştırıyorsunuz onların propagandasını yapıyorsunuz. onlar da sizi alkışlıyor. ..." (http://www.haberturk.com/…091&cat=110&dt=2008/10/16)
  • nefretten doğan büyük aşk klişesinin tekrarıdır. gözde çift; muhabirlerimizin sorularına yanıt vermek istemese de, "...güneydoğu'da bi operasyon göstersek çoktan kurtarırız bütçeyi aşkitom." cümlesi, kameralarımıza takılmaktan kurtulamadı. azz sonraaa...
  • 27 nisan 2007 genelkurmay basın açıklamasından sekiz gün sonra gerçekleşen bu mutabakata ilişkin görüşme gizemini koruyor. mutabakatın taraflarından büyükanıt, "(bu görüşmeye ilişkin) niye hiçbirşey sızmadı? türkiye'de hiçbirşey sır kalmıyor? " diyerek görüşmenin gizemine gizem katmıştır. ben de diyorum ki, sızacak elbet ama doğru zaman ve doğru yer beklenmektedir.

    http://www.kanaldhaber.com.tr/…berid=41043&catid=32
  • yaşar büyükanıt'ın 22 şubat 2010 ergenekon dalgasında gözaltına alınanlardan biri olmadığını akılda tuttuğumuzda dolmabahçe mutabakatında ne konuşulduğu artık şekillenmeye başlamıştır; sanki...