şükela:  tümü | bugün
  • dolunayli gecelerde yasanan anlamsiz gerginlik
  • enerji potansiyelinin en yüksek seviyeye çıktığı bu evrede, ayın kuvvetli çekim gücü, insan vücudundaki sıvıları da etkileyerek çeşitli duygusal değişikliklere, enerji patlamalarına yol açablir...ve bu enerjinin zarar verici boyutta olduğu iddia edlir ki zaten dolunay ;cinayetlerin, kavgaların nefret gibi duyguların artış gösterdiği bir zaman olarak kayıtlara geçmiştir:)...sex sırasında şiddet ve ısırma vakalarında artış ile dolunay arasında da paralellik kurulmaktadır...* *
  • (bkz: wolf)
  • nedensiz bir iç sıkıntısı ile başlar herşey, sebepsiz minik bir sıkıntıdır, geçecektir elbet, biraz oyalanılır, düşünmemeye çalışılır, arada "hakkaten bir sebep vardı da ben mi unuttum" sorulur..cevap alınamaz..
    insan hele de kendinden alamaz ise cevabı zıvanadan çıkar..kontrolsüz sağa sola çatmalar başlar, kırılan kalpler havalarda uçuşur, "sık dişini " der insan kendine, sıkamaz..
    teşhis konulamamış hastalığın soğuk iç gıcıklığı gelir oturur baş köşeye..gece olur, elbet bir anda gözgöze gelinir *, "ulan" der insan, "sendin demek..."...
  • her dolunayda istisnasız yaşadığım durumdur. önceleri insanlar "senin psikolojin bozulmuş, ne alakası var" diyerek dalga geçtiler hep. ama ne zaman etraflarındaki olumsuz şeylerin hangi gün olduğuna dikkat ettiler, işte o zaman gördüler the full moon effect'i.

    (bkz: freddy'nin kabusları)

    dolunay günlerinde kafayı gözü sürekli bir yere çarpmaktan tutun da, merdivenlerden düşmelere, hatta durup dururken ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına kadar sıkıntılar yaşamış bir insan olarak; aman diyorum sözlükseverler. siz siz olun bir sonraki dolunayda (27 mart 2013) kendinize mukayyet olun!

    (bkz: oraya gidenler bir daha dönmedi)
  • insasnlar arasında dolunayın davranışlar üzerinde etkisi olduğu inancı oldukça yaygındır, insanların eskiden beri süre gelen ay'ın dönemlerine bağladıkları boş bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır.bilim adamlarının yaptığı bi çok araştırma bu görüşün boş olduğunu kanıtlamıştır. ay'ın, dünyadaki okyanusların gel-git denilen alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır. vücudumuzdaki suyun oranının ise okyanuslardaki su miktarıyla kıyaslanamayacak kadar az olması göz önünde bulunurulduğunda ayın çekim gücünün insanı etkilemeyeceği ortadadır. ay'ın çekim gücü insanı etkiliyor olsaydı sadece dolunayda değil her gün olması gerekirdi, ayrıca dolunayda ayın parlaklığının pek bir öneminin olmadığı, gönderdiği ışık miktarının güneş'in gönderdiğinin 600 binde biri kadar olmasıda dolunayın insanlar üzerinde etkisi olmadığını açıklar.
  • zıvanadan çıkacağınız bir mekan yoksa kuyruğunuzu bacaklarınızın arasına kıstırıp uslu uslu depresyona sokan olaydır. bizim de payımıza düşen buymuş deyip depresyonun dibine vurmanız önerilir.

    buyrun dinleyin yeni türkü'den:

    ay dolunay dalgın gecede
    ay büyüyor tam yüreğimde
    suskunum ben söyleyemem
    ay ben ay neden

    ay dolunay sessiz gecede
    ay bir anda düş yüreğime
    yanayım ben söz büyürken

    ay ben ay sana

    bırak ateşte
    sözler çoğalsın
    ateşten sözler
    yaksın dolunayda

    ateşten sözler
    ayaklanırsa
    akıntıya karşı
    koşar mı dolunayda

    ateş dilinde
  • dişler büyüyor, tüyler uzuyor, gözler de kırmızıya dönüyorsa gümüş kurşundan uzak durmayı gerektirir.. erkek olanlarında biskolata erkeklerine benzeme şartı oluyor sanırım ama emin değilim..
  • o kadar güzel bir görüntüye hiç yakıştıramadığım ithamlar bunlar. galiba bir tek bana iyi geliyor dolunay. ben dolunayın olduğu zamanlarda pamuk gibi oluyorum. seyrettikçe keyifleniyorum. çok enteresan.