şükela:  tümü | bugün
  • asil ismi euvin spencer olan reggae insani kisisi..kingston in batisindaki kale mahallesinde meydanda kime sorsan gosterirdi . ne de guzel bir grubumuz vardi ben, euvin, king jammy, ve erdal celik.
    sene yetmislerin basi cebimizde kurus yok ama kalbimizde bir ask var:jah.ben o zaman arabesk duba takmisim kafayi kingstonda kucuk bi pavyonda(bkz: parliement pavyon) hem caliyorum hem soyluyorum. bu geldi bigun yaninda sly ile robie, dedi "jammit kostak kostak mi brethen!".vurdum sazin tellerine ciktilar bi de misket oynadilar ucu. sonra geldi bi rivers of babylon patlatti ,babam ne yanik ses oyle. kardeslik diyor, baris diyor,ask diyor sonra bizim mahalleden bi oglan duydu bunlari yazdi kardeslik turkusu diye bi sarki, yonetmen neyin oldu diyolar o oglan simdi.
    sonra ben bunlari bizim kanka erdalla tanistirdim, yardimci oldular ona da kingstonda plak sirketinde olmazki boyle yar albumunu bastirdik.
    erdal parayi bulunca satti bizi, emel diye bi kiza asik oldu turkiyeye geri dondu,sonra o kizla bir iki album neyin yaptilar ama olmadi yaramadi san sohret..dedim ona oyle iki tavuk gotu sac titretmeyle olmuyo bu isler dinlemedi..hele o emel denen kiz boyle cocuk taklidi filan yapardi uyuz olurdum.
    1973 bu euvin de satti bizi, gitti black uhuruda arkada vokale basladi, o amator ruh gitti hep.. bi ertekin abi vardi cruise gemisi ile turist getirirdi adaya rahmetli,kendisi aslinda kapali carsida haliciydi, o aklima girdi dediki "gel seninle su johnstone mahallesinde bi kuruyemisci acalim, birak bu sazi sozu" ben de hayatimin bi depresim donemindeyim, boyle amator reggea ile sazla olmuyor, evde anam elime bakar, iki kurus birikimimle girdim ise.
    sonra bir iki yil gecti aradan ben bigun kahve ogutuyorum tezgahin arkasinda, bi baktim kapida bu bembeyaz 12 disini altin 20 disini(parayi bulmus ibne) gostererek guluyo, yaninda da bi dobi king jammy diye( o zamanlar prince diye bilinirdi gerci) bi blues brothers tadi yakalamis, diyo "abi grubu yeniden kurmaya ne dersin" ismi de degistirmis ,sanki latin stilini siktigimin karasi, don carlos.ulan dedim ne kadar ahlaksizsin 4 sene olmus bi selam sabah yok bi cayimizi icer insan, abi diyo sen buyuksun etme..
    affettim serefsizi, iyi cocuktur cigerini bilirim ben ibnenin, sonra gittik kingstonda bi reunion konser ayarladik, erdal i da aradim ama ulasamadim, duvarda ceylan desenli halimin ustunde asili sevgilimi, baglamami yillar sonra elime aldigimda ellerim titriyordu. laser beam sarkisinda arkadaki o laser efektleri hep benim yarenimin eseridir.
    king jammy, king tubby, bu ibne, sly, robie, johhny clarke bizim dukkanin mudavimi oldu sonra, hergun bi avuc badem, bi avuc sam fistigi, diafondan caylar boyle ikramlar derken topu diktik. sila hasreti ile yanip tutusuyordum, memlekete kesin donus yaptim.
    haytadir, hal hatir sormaz, deger bilmez, hayirsizdir ama iyi cocuktur, cigerini bilirim serefsizin...
  • reggae tarzı müzik yapan jamaika'lı müzisyen.
  • şişlide küçük bir pasajın içindeki harika berber. muhabbeti olsun, çayı meyva suyu, berber ali'si, halil'i ile sıcak mutlu esnafın gözdesi berber dükkanı.
  • friedrich von schiller tarafından yazılmış ve guiseppe verdi tarafından operaya uyarlanmış , ispanya kraliyet ailesinde doğan anlaşmazlıkları ve hatta çarpıkları bağımsızlık ve eşitlik ilkeleriyle beraber işleyen eser.
  • giuseppe verdi bu konuyu iki farkli dilde sahneye tasimistir. bunlardan fransizca olanin adi don carlos iken italyanca olanin adi don carlo'dur. her iki yapitin muzikleri onemli olcude aynidir. ancak ayni zamanda cok ciddi miktarda farklilik da soz konusudur. fransizca versiyonun ilk halinde italyanca versiyondan farkli olarak ilave bir giris perdesi vardir. bunun yanisira ilerleyen perdeler icin bestelenmis ancak daha sonra yapitin suresinin cok uzamasi nedeniyle cikarilmis kimi bale muzikleri de mevcuttur. bu yapit icin bestelenmis olan tum muzik ayni anda kullanildiginda, yapit bestecinin en uzun operasi olmakta, suresi 4 saati zorlamaktadir. bu tespit fransizca versiyon icin dogrudur. italyanca versiyon bunun oldukca kirpilmis bir halidir. suresi 2,5 saati zorlar. her iki versiyonun da kayitlarini bulmak mumkundur. ornegin herbert von karajan berlin filarmoni orkestrası ile emi'ye italyanca versiyonunu kaydederken claudio abbado deutsche grammophon'a fransizca versiyonunu kaydetmistir.
  • (bkz: o don fatale)
  • kral philippe'in unlu aryasinin adi "ella giammai m' amò!"dur.
  • fransa ve ispanya'da 1560 civarlarında geçen bu opera iki ünlü soliloquy ile verdi'nin en dramatik operalarından biridir. birincisinde kral genç karısının onu sevmediğini fark edip kocaman bir tirat patlatırken ikincisinde kendi güzelliğini lanetleyen bir kadın vardır. bu ikisi bile size bu operanın ne karmaşık bir yapısı olduğu hakkında fikir vermeli.

    tiranlık ile özgürlüğü çarpıştıran eser schiller'in yapıtından uyarlandı. françois-joseph méry ve camille du locle libretto'yu yazdılar. paris operası için fransızca yazılmış olan beş perdelik opera ilk kez 1867'de paris'te sahnelendi. 1884'te milano'da don carlo adıyla ve antonio ghislanzoni'nin çevirisiye yeniden seyirci karşısına çıktı. ancak bu versiyonda hem bale sahnesi hem de birinci perdenin tamamı yok sayılmıştı. günümüzdeki temsillerinde sahne, zaman ve seyirciye göre bu iki versiyonun bir bileşimi hazırlanır, bazı bölümler/aryalar eklenir veya çıkarılır.