şükela:  tümü | bugün
  • once bir konu ozeti verelim: don giovanni, tecavuz etmeye kalkistigi ve babası commandatore'yi pervasızca cattadanak oldurdugu donna anna tarafindan danalar gibi kovalanmaktadir. kendisi ayrica, terkettigi, fakat usagi leporello’nun ona giovanni’nin dunyanın her yanindan binlerce sevgilisi oldugunu ve kendisinin ona hicbir sey ifade etmedigini acikladigi felegi sasmis donna elvira tarafindan da aranmaktadir. libidosu arsizca tavana vurmus, tecavuzcu coskun ve erol tas karisimi bir mutanta donusmus bir cinsel kendine guven haliyle giovanni bir koylu dugunundeki gelini, zerlina’yı bile bastan cikarmaya calisir. durumdan haliyle rahatsiz olan ar ve namus yanlisi dogaustu gucler kendine dogru bittin olm sen demeye baslayinca, commendatore’nin heykelinin kendisine sabahtan once susturulacagini soylemek icin bulbul gibi dile geldigi bir mezara siginir.. buna yanıt olarak giovanni blof yaparak (konusan heykele mi? vay salak) heykeli yemege davet eder. o aksamustu, heykel gercekten giovanni’nin evinde belirir ve genc namus dusmani asilin gunahlarını itiraf etmesini ister. giovanni reddeder ve cigliklar icinde cehennem atesleri tarafindan yutulur ve mustehakini bulur.. kalan bas karakterler tarafindan soylenen son nasihat, her karinin kizin namusuna goz diken pustun sonu boyle olur seklindedir..
  • simdi gelelim bu mustesna opera hakkindaki bazi ayrintilara: bestesi muzik dehasi ve metasi mozart'a ait olup, libretto ise lorenzo da ponte tarafindan yazilmistir..unlu ispanyol hovardasi don juan'in hayatini konu alir temelde..iki perdedir.. komedi ve trajedinin ince birlesimi, karakterlerin zeki tasarimlari ve muzigin parlak canliligi bu operayi tum repertuarin en populer eserlerinden biri yapar.. belki de en cok merak uyandiran yon don giovanni'nin kendisinin guclu portresidir. kisa süre oncesine kadar bir ahlaksız, seytani ama cekici basibos bir ozgur ruh ve tabii ki zayif ama nihayette meydan okuma dolu, son dakikalarinda bile kahramanca olarak ciziliyordu. fakat herhangi bir cesit cinsel tacizin kesinlikle komik olmadıgı simdiki zamanlarda, modern yonetmenler giovanni'yi tamamen kotu bir tecavuzcu ve katil olarak resimleme ve son hareketlerini bile bir korkakliga donusturme egiliminde oldular..
  • az önce ankara devlet opera ve balesinde izledim geldim.
    saat 20:00'de başladı 23:10'da bitti.

    söyleyecek çok az şey var.
    hatta benim gibi amatör bir izleyici için söyleyecek hiçbir şey yok; muhteşemdi!

    sadece, bir ara hiç bitmeyecek diye korktum.
    ama her güzel şeyin bir sonu olduğu gerçeği yine tokat gibi çarptı yüzüme.

    bilet 5 liraydı...
    5 lira lan! tavuk döner parası...
  • e.t.a. hoffmann'dan alintilarsak "operalar operasidir." bu tanim tarihsel surecte 'gercek'ligini dogal olarak yitirmisse de don giovanni bestelenisinin uzerinden gecen ceyrek millenium sonrasinda hala tum zamanlarin en buyuk muzikli sahne yapitlarindan birisi olma ozelligini koruyor.

    mozart'in kisa hayati ve dahi kisa kariyerinde kaleme alabildigi 3 u tamamlanmamis toplam 22 opera mevcuttur. onemli olcude ve dogal olarak italyan operasinin etkisi altinda bestelenmislerdir ve don giovanni dili itibariyle bir istisna degildir ancak yapisi itibariyle onu devrinin ve oncullerinden ayiran onemli ozellikleri mevcuttur. 1788 yilinda, bestecisi 32 yasindayken ilk seslendirilisi yapilan don giovanni mozart'in sondan 4. operasidir. (sonrasinda cosi fan tutte, la clemenza de tito ve sihirli flut'u besteleyecektir).

    hemen oncesinde kaleme aldigi figaro'nun dugunu ve son sahne yapiti sihirli flut'le birlikte mozart'in opera turunde kalame aldigi en buyuk uc yapittan birisidir. ancak kanaatimce bu yapit sihirli flut'le birlikte figaro'nun dugunu'nun onemli miktarda otesine gecmektedirler. figaro'nun cok basarili bir komedi oldugu su goturmez, tum zamanlarin en cok kaydedilen ve sahnelenen operalarinin baslarinda gelir. don ve flut bu acidan figaro'nun gerisinde kalir ancak icerik olarak ondan guclu olduklarini soyleyebiliriz. oldukca karakteristik ve dahi tarihi / kulturel nitelikleri / onemi olmakla birlikte flut'un de don 'la kiyaslandiginda bir tik, belki ceyrek tik, kadar geride kaldigini dusunuyorum. ozetle tamamen oznel olan gorusum: don giovanni mozart'in en buyuk sahne yapitidir. daha ileri giderek sunu iddia edebilirim: don, ren altini'ndan once bestelenmis en buyuk operadir. hatta don, ren altini'ndan once, bach'in "matta'ya gore çile"si ve gene bach'in si minor missasi haric, bestelenmis en buyuk dramatik vokal yapittir.

    neden? bu gorusu desteklemek icin don oncesi operaya goz atmak gerekiyor. burada bir noktanin altini hemen baslarken cizelim: her yapit kendi devri icerisinde degerlendirilmelidir, tabii ki bir monteverdi operasi ile ring'i kiysalamanin bir anlami yok. monteverdi kendi devrinde onemli bir gelismeyi temsil eden sahne yapitlari bestelemistir. barok cagdaki sahne muziginin gelisiminde mihenk tasi olan hangi yapit ve bestecilerden bahsedebilecegimizi bilemiyorum lakin on klasik donemde gluck'un, gene kendi devrinde onemli sayilabilecek, kaydadeger isler yaptigi bilinir.

    don kendi devrinde oldukça sira disi bir yapit olarak gorulmustur. lakin don kendi devrinin disindan bakildiginda da cok ozel ve siradisi bir yapit olarak karsimiza cikmaktadir.

    bestelendigi klasik cag cercevesinde operanin kabaca ne oldugu nasil isledigi konusunda eglenceli lakin cok da abartili olmayan bir video ile baslamak istiyorum:

    https://www.youtube.com/watch?v=enxpapesx5i

    youtube'de yapilacak 'mozart opera borge' aramasiyla bu kisa skeçin turlu versiyonlarina ulasilabilir. ben bunu tercih ettim. ricky gervais'in dedigi gibi, 'it is funny, because it is true'. arya tipleri, korolar, dramatik isleyis gibi konularda o devrin yapitlari onemli olcude yapay kalmaktadirlar. klise muzikal yapilar, fazlaca agir basan italyan muzigi etkisi gercekcilikten alabildigine uzak koro kullanimi ve gene ayni sekilde cok yapay kalan drama anlayisi, olay anlatisindan cok durum degerlendirmesi yapan aryalar / korolar, muzigin genel olarak olayi yahut hissiyati desteklemekten uzak olmasi [major tonda bestelenmis olum aryasi vb] ifade yerine vokal virtuoziteyi on plana cikarma cabasi vb.

    bu niteliklerin mozart'in muziginde tumden ortadan kalktigini soyleyemeyiz ancak, ozellikle son donem yapitlarinda onemli olcude zayifladiklarini, bunula birlikte sahnedeki aksiyona buyuk bir dogallik / sureklilik getirildigi ve bunun yanisira / bununla birlikte son derece orijinal dusuncelerin bu yapitta kendine yer bulabildigini gormekteyiz / gorecegiz.

    yapitin ilk seslendirilisinin yapildigi 1788 yilinda avrupa fransa kaynakli sosyal hareketlerle calkalanmaktaydi. bu hareketler ve oncusu olan ortamin bir urunu / mensubu olan bestecinin bu akimlara tepkisiz kalmasi beklenemezdi. gerek figaro gerekse don giovanni bu hareketlerin belli miktarlarda yansimalarini icerir. her iki yapit da efendi-usak gerilimini yansitir. her iki yapitta da farkli sosyo ekonomik siniflarin mensuplari kah catisma kah isbirligi icerisindedir. her iki yapitta da soylu sinif mensuplari yeri geldiginde komik duruma duser, yeri geldiginde cezalandirilir. alt ekonomik sinif mensuplarinin baslarina ayni olcude kalici olumsuzluklar gelmez. bu ikilemler figaro'nun dugunu operasinin sahnelemesinde besteciye zorluklar cikarmistir zira aristokrasi ve onun himayecisi yonetici sinif boylesi bir oyunun ve muziklendirilmis versiyonunun infiale neden olabileceginden cekinmekteydi. don giovanni bu sinir gecildikten sonra kendisine sahnede daha rahat yer bulmustur.

    yapitin basligi, drama giocoso (oyunsal drama), yapitin hem komik hem de dramatik ogeler icermesi itibariyle isabetli bir isabetli secilmistir. ote yandan yapitin tur olarak siniflandirilmasi bu baslik nedeniyle zorlasmaktadir, keyifli bir sahne eglencesi mi yoksa karanlik bir drama mi karar verilemez.
  • don giovanni, leporello ve il commendatore'nin* heykeli*nin sahne aldigi final, opera tarihinin gelmis gecmis en dramatik sahnesidir. mozart'in müzigiyle gök kubbeyi sarstigi anlardandir.

    librettosunu lorenzo da ponte'nin yazdigi operanin italyanca tam adi "il dissoluto punito, o sia il don giovanni"ymis.
  • don giovanni nin özü sözü bir, dürüst bir kimse olarak tanıtılması, yolumdan dönmem havaları insanı ister istemez hayran eder. zira operanın diğer karakterlerinin karakteri karaktersizliktir.
    bir donna elvira sıyrılır bu haysiyetsizlerin arasından. zaten don giovanni onu kendisine benziyor diye terketmiştir muhtemelen.
  • #69504210 dan devamla:

    zerlina - masetto ciftinin ilk sahne alisi ve duetleri gene kimil kimildir.

    https://www.youtube.com/…tch?v=gp11bweioa8#t=33m45s

    bu kisa duette koro esligi 'mantikli'dir; yeni evli ciftin esi dostu onlari cevrelemis, mutluluklarina ortak olmaktadir. sonu gelmez durum degerlendirmesi yapan ama ne hikmetse hep bir agizdan ayni seyleri soylemeyi dakikalarca basaran bir halk kitlesi yoktur.

    usak ve efendinin bu dugun alayina yanasisi, takip eden komik resitatifteki bir iki ufak nokta lorenzo da ponte'nin ne kadar iyi bir libretist olduguna kanit olabilir. don g. ciftin isimlerini sorarken zerlina'ya "adiniz?" siz diye ve ince bir sesle hitap ederken masetto'ya "ya seninki?" diye ve yuksek bir sesle hitap eder.

    https://www.youtube.com/…atch?v=gp11bweioa8#t=36m0s

    bunun hemen akabinde don g. dugune katilanlara "hepinize himayemi sunuyorum" dedigi anda sahnenin diger ucundan bir ciglik yukselir, baslar o yana doner, leporello ile ayakustu taciz ettigi bir koylu kizi gorulur. tesis etmeye calistigi guven ortaminin zedelenmesinden endiselenen d g. leporello'ya "napiyorsun sen orda?" diye sordugunda leporello "ben de kendi himayemi sunuyordum" cevabi gelir. bu kisa ve komik olmasi amaçlanmis konusmadan cok derin ve spekulatif cikarimlar yapmak istemiyorum ancak bu yapitta don giovanni ve leporello sirasiyla kriminal ve magdur ezilen dis gorunumlerine sahip olasalar da aslinda bir baska acidan bakildiginda aralarinda cok fark olmadigi gorulmektedir. leporello, bir acidan firsat bulamamis, imkanlari kisitli kalmis bir don giovanni'dir. yahut don, firsatini bulmus bir leporello'dur. birinin digerini eziyor olmasi, ezilenin digerine eylemlerinde arka / destek cikiyor oldugu gercegini degistirmez.

    bu nokta, yapitin carpici produksiyonlarindan birinde, peter sellars produksiyonunda cok ilginc bir bicimde on plana cikarilmistir. sellars operanin bas iki karakterini canlandirmak uzere ikiz kardes bariton bulur, herbert ve eugene perry. dolayisiyla don ve lepo arasindaki ayrim bir yerden sonra siliklesmeye baslar. bunu daha da belirginlestirmek istercesine produksiyonda ikisi de benzer kiyafetlerle sahne alir.

    https://www.youtube.com/…tch?v=vmxu5pjhptm#t=13m22s
  • #69503947 dan devamla:

    uverturun ana kismindaki keyfili / komik ogeler yapitin bas karakterlerinden leporello ile sahnede vucut bulmustur. kisa sure sonra donna anna ve don giovanni sahnedeki komik goruntuye bir hercumerç ilave ederek sahne alirlar.

    gene kisa surede akabinde komutan sahne alir ve oldurulur. yapitin ilk resitatifine ulasana kadar duyulan ve olanlar:

    muazzam bir uvertur acilisi
    gayet keyifli bir devam
    komik bir karakterin, yapitin bestelendigi devirde pek manidar tinlayan, yakinislari
    bir cinsel taciz / tecavuz girisimi akabinde ortaya cikan bir hercumerç
    bir cinayet ve cinayete eslik eden gene muhtesem bir muzik ve trio (leporello, don g. ve komutan arasinda: dikkat edilmesi gereken bir husus bu trionun 3 bas ses icin yazilmis olmasidir. malumunuz tenorlar baslardan, sopranolar mezzolardan daha meshur olurlar ve daha on plandadirlar zira hem sesleri 'bulbul gibi sakimaya' daha elverislidir, hem de bunu bilen besteciler dinleyicileri etkilemek icin en kivrak ve virtuozik parçalarini genelde bu ses araliklari icin yazarlar. uc bas / bariton icin trio, her operada denk gelebileceginiz birsey degildir)

    bu cinayet sahnesi muziginin beethoven'in 14. piyano sonatinin meshur 1. bolumu ile bir alakasi vardir:

    https://www.youtube.com/…atch?v=trjfqzrrure#t=7m35s

    tum bu yazilanlar uvertur dahil yaklasik 11 dakika icerisinde olur (6 uvertur+5 olaylar olaylar) bu klasik bir opera icin gayet hizli bir giristir. yapitin ilk dinleyicisi yuksek tansiyonlu bu acilisa herhalde pek sasirmisti. kimi klasik operalarin uverturden sonra hemen bir resitatifle basladiginin altini cizelim.

    yapitin drama-giocoso ogelerinin tipik bir yansimasi burada karsimiza cikar. cinayeti muteakip duydugumuz ilk sey don g. ve leporello arasindaki komik bir resisatiftir.

    https://www.youtube.com/…tch?v=gp11bweioa8#t=11m13s

    bunun hemen ardindan ise donna anna ve don ottavio arasinda cok kisa ama tamamen farkli bir karakterde, dramatik, bir resitatif ve duet baslar. bu ogelerin neredeyse araliksiz siralanmasi yapitin bir karakteristigidir.

    https://www.youtube.com/…tch?v=gp11bweioa8#t=11m49s
  • #69504205 dan devamla:

    ve hemen bunun ardindan basrol ikili, efendi-usak, gene arz-i endam ederler.

    https://www.youtube.com/…tch?v=gp11bweioa8#t=19m19s gene komik bir resitafif

    bu sefer donna elvira guzel aryasi ile sahneye cikar.

    https://www.youtube.com/…atch?v=gp11bweioa8#t=21m0s

    bu yapitin ilk aryasidir ve yapit basladiktan ceyrek saat sonra duyulmustur. bu sure, klasik bir opera icin gorece uzun bir suredir. cikarilacak (kismi) sonuc: mozart sarki guzelliginin arkasina siginmiyor, aksiyona, dramaya, olay akisina agirlik veriyor ve yaklasim yapit boyunca onemli olcude kendini belli ediyor (2. perdede biraz daha az olmak sartiyla)

    bu arya da yapitin ilginc muzikal yanlarindan birisidir. cok genelde a b a formunda bestelenen aryanin yerinde burada b'si olmayan, a a k(apanis) formunda bir sarki karsimiza cikar. a soylenirken efendi ve usagin aryaya son derece dogal ve konu cercevesindeki mudaheleleri cok guzel muziklendirilmistir. burada normal bir besteci aryanin bitmesini bekleyip daha sonra efendi ve usak icin bir resitatif besteleyecekken mozart usak ve efendisinin arya sahibi hakkindaki goruslerini aryanin icinde eritmistir. sonuc cok hostur.

    https://www.youtube.com/…tch?v=gp11bweioa8#t=22m20s

    gene bu arya da drama giocoso celiskisinin yansitabilecegi bir parcadir. buradaki temsilde bartoli aryayi bence komik bir kizginlik havasinda soylerken bir baska temsilde ayni aryayi ask acisi ceken bir kadinin tonunda da duyabilirsiniz.

    bu arya sanki bitmeden, muzigi havada kalmisçasina takip eden resitatife baglanir:

    https://www.youtube.com/…tch?v=gp11bweioa8#t=24m20s

    takip eden sahnede komik bir resitatif ve cok meshur bir arya, katalog aryasi gelir.

    https://www.youtube.com/watch?v=oqeyelchrm8

    aryayi meshur yapan ozelligi sozlerindeki abartili ifadeler, dilbazlik, meddahvari anlati ve bunlarin mukemmel bicimde muziklendirilmis olmasidir. ornegin don g.'nin kataloguna ilave ettigi kadinlarin tarifleri yapilirken '... uzun ve gorkemli kadinlar ...' derken orkestranin saha kalkmasi, hemen akabinde ' ... kucuk kadinlar ...' derken orkestranin sesinin bir anda kisilmasi ve kivraklasmasi sozle muzigin nasil ic ice gecebildiginin ve muzigin sozu nasil resmedebildigine guzel bir ornektir.

    https://www.youtube.com/…atch?v=tsvgkbq4v30#t=6m10s

    bu keyifli aryanin icerisinde '... yaslilari sadece listesini kabartmak icin ...' derkenki kotucul fagot ve karanlik ses de buna ornektir.

    https://www.youtube.com/watch?v=tsvgkbq4v30#t=7m5s

    bu aryada ayni zaman don g.'nin kadinlarinin sayilarindan ve menseilerinden bahsedilirken 'turkiye'de 90 tane'
    ifadesi gecer: http://karikaturistan.com/…-sarikaya-rick-skati.jpg
  • albert camus 'nün çok güzel bir sözü vardır bu operayla ilgili şöyle der :don giovanni.tüm sanatların doruğu.insan don giovanni'yi dinleyince ,bittiğinde ,dünya ve varlıklar turu yapmış olur.(bkz: albert camus)