şükela:  tümü | bugün
  • günay karacaoğlu ve ozan güven'in başrollerini paylaştığı tiyatro oyunu. bir baba hamlet'i bidaha mı izlesem diye bakınırken denk geldi. baba sahne'de. biletleri aldık, beklemedeyiz.
  • ozan güven'in 14 yıl sonra tiyatro sahnesinde olacağı oyun.

    ozan güven'i seven biri olarak kendisini en önden izlemek istediğim için 22 aralık'taki oyuna yer buldum. kısmetse izleyeceğiz.

    bilet fiyatları;
    öğrenci 60 tl
    tam 80 tl
  • aralık ayı boyunca baba sahne'de sahnelenecek 13 oyununun tek birinde bile yer bulamadığım oyun. pusuda mı bekliyorsunuz, ön satış oldu da mı aldınız ben anlamıyorum. artık kısmet ocak ayına.

    edit: 2 ocak'a nihayet bilet bulabildim. 3 ocak'ta büyük bir merakla editleyeceğim işbu entryi.

    gecikmeli edit: kesinlikle çok başarılı oyun. ozan güven'i koçum benim'den beri takip ediyorum, kesinlikle tiyatro sahnesinde ekranlarda olduğundan çok daha başarılı. ha keza günay karacaoğlu da öyle. oyunun tek eksisi inanılmaz uzun olması ve alakasız bir yerde ara vermesi. bitti mi acaba diye bir sorguluyor insan, ne zaman biteceğini bildiği halde. sözün özü gidin, izleyin, izletin, ama balkonda ilk sıradan yukarısını boyunuz 1.60'dan kısaysa almayın. alırsanız görmek için 40 takla atmanız gerekebilir.
  • dün akşam izlediğim ve çok beğendiğim baba sahne'nin yeni oyunu.

    ozan güven senelerdir tiyatro sahnesinden uzak kalmasına rağmen bana kalırsa alkışlık bir don kişot performansı göstermiş. sancho panza rolündeki günay karacaoğlu içinse zaten diyecek bir laf bulamıyorum. oyunda da birçok kez üzerine espriler yapılan minik cüssesi sahnede adeta devleşmiş diyebilirim. kendisi zaten çok başarılı bir tiyatrocu ve yine baba sahne'de aşkölsün adlı tek kişilik bir oyunu var, ilgilenenlere duyurulur.

    don kişot'um ben oyunundaysa sahnede rol alan 12 kişi hep beraber cervantes'in 17. yüzyıl ispanya'sını eleştirdiği eserini sahneye uyarlamışlar ancak bununla kalmayıp bizim toplumumuzdaki problemleri de hikayenin akışını bozmadan satirik bir şekilde oyuna eklemişler. hatta bu "güldürürken düşündürme" olayını biraz abartmış bile olabilirler çünkü oyunun çoğunluğunu kahkahalarla izledik tüm seyirciler olarak. gerçekten çok keyifliydi.

    yalnız oyundaki performanslardan bile daha çok eğlendiğim bir şey varsa o da ozan güven'in seyircilerden birini belleyip her koridordan sahneye çıkma kısımlarında ya da seyirciye yakın durduğu bir anda dördüncü duvarı yıkarcasına o kişiye bakarak sesler çıkarması ya da konuşması oldu. her oyunda birini bu şekilde seçiyor mu yoksa dün geceye mi özgüydü bu, merak ediyorum gerçekten.

    --- spoiler ---
    küçük bir parantezi ise ömür arpacı için açmak istiyorum çünkü kendisini sadece gülse birsel'in dizilerinden biliyorum ve yaptığı karadeniz'li rolleriyle onu tanıdım. sanırım birçok insan da bu şekilde düşünüyor ki oyunda bir ara karadeniz ağzıyla konuşarak üzerine yapışmış bu algıyı tiye alıyor ve tüm oyun boyunca sergilediği performansla da aslında ondan çok daha fazlası olduğunu gösteriyor diyebilirim. oyunda peder ve hancı olarak iki rolü var ve ikisine de ayrı ayrı çok yakışmış.
    --- spoiler ---

    kısacası 2 saatinizi keyifli bir şekilde bol bol gülerek geçirmek istiyorsanız gidip görün. ancak uyarayım biletler çok hızlı bitiyor.
  • izleme fırsatına eriştiğim, son zamanlarda izlediğim en iyi tiyatro oyunu. 2018-19 sezonu için konuşuyorum, pek de iyi oyunlar izleyemedim fakat don kişot'um ben ilaç gibi geldi.

    şöyle güzelinden bir eleştirisini bırakayım: tık

    ozan güven'i canlı izlemiş olmak beni mutlu etti. gerçekten iyi bir oyuncu. fakat günay karacaoğlu kendisinden rol çalmış. bütün oyuncular hakkını fazlasıyla veriyor ki sahne kullanımındaki özgürlük de daha iyi oynamalarını sağlamış.

    koreografi, metin, sahne tasarımı on numara. full çekiyor oyun. yer bulabilen biri olursa, mutlaka izlemeli. ne entelektüele ne de aptala hitap eden, herkesin anlayabileceği, yer yer siyasi dokundurmaların ve yeşilçam göndermelerinin olduğu oldukça keyifli bir oyun.
  • harika müziklere sahip, orjinal esere çok fazla müdahale edilmeden oynanan, araya gündelik hayattan sıkıştırılmış espriler barındıran bir oyun.
  • bir günay karacaoğlu oyunu, sanço panza'nın yaşadığı değişimi çok başarıyla gösteriyor. gitmek istemeyişi, zorla gönderilişi, küçücük bedeni ile girdiği mücadele... (hedi'yi yıllarca ay ne sevimli diye izleyip sonrasında ailelerinden koparılan ya da yetim olan çocukların zengin evlerine çalışan olarak olarak, ayakkabısız giysisiz gönderildiğini öğrendiğimdeki gibi bir iç burukluğu yaşadım.)
    bir yandan da, belki ilgisiz ama yine v for vendetta gibi, özellikle saçlarının kesilmemesi için ağlarken hep o küçücük hücreye hapsedilen kadını düşündüm. belki hava çok soğuktu, belki ben çok havamda değildim ama belki de hikaye aslında gerçekten de bu kadar can acıtıcı idi...
    don kişot rolünde ozan güven, tv ekranlarına yaraşır bir oyun oynuyor, fazla yakın çekim, fazla abartılı, fazla bu oyunu ben oynuyorum gibi. birlikte izlediğim arkadşlarım pek memnun ayrıldılar, ben biraz yogun düştüm doğrusu.
    interaktif oyun işine, çok da suyu kaçmadıkça çok da nefretle bakan biri değilim ama dün hakikaten yoruldum. bu işi çok iyi kotaran bir tiyatoadam var, bence onların oyunlarını biraz daha etüt etmek gerekiyor bu tür bir işe soyunmadan önce.
    bir kez daha günay karacaoğlu'nun oyunculuğuna duyduğum hayranlığı belirtmek istiyorum.
    iyi seyirler dilerim.
  • oyunculuk, ışıklandırma, müzikler harikaydı, izleyiciyi de oyuna dahil eden, enerjisi çok yüksek, izleyiciye sıkılma fırsatı vermeyen bir oyundu. anlatmak istedikleri şeyi çok açık ve net anlattılar oyun boyunca, hicvederek :) bir tek sıkıntımız, baba sahnede izledik ve volume özellikle ilk girişte aşırı yüksekti, biraz kulaklarımızı rahatsız etti. onun dışında çok güzeldi her anlamda. bu oyunla birlikte, (yakınlarda da fi ve çi’yi izlememden mütevellit) ozan güvenin akıl hastası rollerini çok güzel canlandırdığını ve kendisine yakıştığını düşünmeye başladım. bir de bu entry vesilesiyle günay karacaoğlunu tatlı yanaklarından sıkmak istediğimi belirtmek isterim :)
  • mizah anlamında nispeten vasat başlayıp ivme kazanarak ilerleyen güzel oyun. uzun ve dolu dolu. ara ile birlikte 3 saat sürüyor. herkese hitap edebilecek espriler var. küfür komedisi de, absürt komedi de içeriyor.
    şu 5 litre şarap, tuz, biber, biberiye, süzme zeytinyağı ve bir baş sarımsak ile yapılan iksirin adı neydi? * onun için yapılan şarkı ve dans, sancho'nun eve döndükten sonra maceralarını özet geçerken bu dans ve şarkıdan kısa bir bukle sunması çok çok iyiydi.

    ozan güven'in sesi ve kıvraklığı başarılıydı. seyirciyi en çok tabii ki günay hanım eğlendirdi.

    oyun çeşitli göndermeler de içeriyor, öyle ki 'nolur onu x yapmayın beni yapın' göndermesi de çıkacak sandım bir ara.

    sahne dekoru oyunun başından beri az geldi, daha zengin olabilirmiş sanki.

    normalde pek sevmesem de, şarkılar ve danslar da eğlenceliydi fakat şarkılar muhtemelen zorlu psm ile ilgilidir, hiç anlaşılmıyordu, ses çok boğuktu.

    8.5/10
  • başıma bir şey gelmeyecekse gerçekten uyuduğum oyundur, evet performanslar çok başarılı ama konu, sahneleniş ve uzunluğu vasattı malesef ki.