şükela:  tümü | bugün soru sor
  • günay karacaoğlu ve ozan güven'in başrollerini paylaştığı tiyatro oyunu. bir baba hamlet'i bidaha mı izlesem diye bakınırken denk geldi. baba sahne'de. biletleri aldık, beklemedeyiz.
  • ozan güven'in 14 yıl sonra tiyatro sahnesinde olacağı oyun.

    ozan güven'i seven biri olarak kendisini en önden izlemek istediğim için 22 aralık'taki oyuna yer buldum. kısmetse izleyeceğiz.

    bilet fiyatları;
    öğrenci 60 tl
    tam 80 tl
  • aralık ayı boyunca baba sahne'de sahnelenecek 13 oyununun tek birinde bile yer bulamadığım oyun. pusuda mı bekliyorsunuz, ön satış oldu da mı aldınız ben anlamıyorum. artık kısmet ocak ayına.

    edit: 2 ocak'a nihayet bilet bulabildim. 3 ocak'ta büyük bir merakla editleyeceğim işbu entryi.
  • izleme fırsatına eriştiğim, son zamanlarda izlediğim en iyi tiyatro oyunu. 2018-19 sezonu için konuşuyorum, pek de iyi oyunlar izleyemedim fakat don kişot'um ben ilaç gibi geldi.

    şöyle güzelinden bir eleştirisini bırakayım: tık

    ozan güven'i canlı izlemiş olmak beni mutlu etti. gerçekten iyi bir oyuncu. fakat günay karacaoğlu kendisinden rol çalmış. bütün oyuncular hakkını fazlasıyla veriyor ki sahne kullanımındaki özgürlük de daha iyi oynamalarını sağlamış.

    koreografi, metin, sahne tasarımı on numara. full çekiyor oyun. yer bulabilen biri olursa, mutlaka izlemeli. ne entelektüele ne de aptala hitap eden, herkesin anlayabileceği, yer yer siyasi dokundurmaların ve yeşilçam göndermelerinin olduğu oldukça keyifli bir oyun.
  • bir günay karacaoğlu oyunu, sanço panza'nın yaşadığı değişimi çok başarıyla gösteriyor. gitmek istemeyişi, zorla gönderilişi, küçücük bedeni ile girdiği mücadele... (hedi'yi yıllarca ay ne sevimli diye izleyip sonrasında ailelerinden koparılan ya da yetim olan çocukların zengin evlerine çalışan olarak olarak, ayakkabısız giysisiz gönderildiğini öğrendiğimdeki gibi bir iç burukluğu yaşadım.)
    bir yandan da, belki ilgisiz ama yine v for vendetta gibi, özellikle saçlarının kesilmemesi için ağlarken hep o küçücük hücreye hapsedilen kadını düşündüm. belki hava çok soğuktu, belki ben çok havamda değildim ama belki de hikaye aslında gerçekten de bu kadar can acıtıcı idi...
    don kişot rolünde ozan güven, tv ekranlarına yaraşır bir oyun oynuyor, fazla yakın çekim, fazla abartılı, fazla bu oyunu ben oynuyorum gibi. birlikte izlediğim arkadşlarım pek memnun ayrıldılar, ben biraz yogun düştüm doğrusu.
    interaktif oyun işine, çok da suyu kaçmadıkça çok da nefretle bakan biri değilim ama dün hakikaten yoruldum. bu işi çok iyi kotaran bir tiyatoadam var, bence onların oyunlarını biraz daha etüt etmek gerekiyor bu tür bir işe soyunmadan önce.
    bir kez daha günay karacaoğlu'nun oyunculuğuna duyduğum hayranlığı belirtmek istiyorum.
    iyi seyirler dilerim.
  • oyunculuk, ışıklandırma, müzikler harikaydı, izleyiciyi de oyuna dahil eden, enerjisi çok yüksek, izleyiciye sıkılma fırsatı vermeyen bir oyundu. anlatmak istedikleri şeyi çok açık ve net anlattılar oyun boyunca, hicvederek :) bir tek sıkıntımız, baba sahnede izledik ve volume özellikle ilk girişte aşırı yüksekti, biraz kulaklarımızı rahatsız etti. onun dışında çok güzeldi her anlamda. bu oyunla birlikte, (yakınlarda da fi ve çi’yi izlememden mütevellit) ozan güvenin akıl hastası rollerini çok güzel canlandırdığını ve kendisine yakıştığını düşünmeye başladım. bir de bu entry vesilesiyle günay karacaoğlunu tatlı yanaklarından sıkmak istediğimi belirtmek isterim :)
  • mizah anlamında nispeten vasat başlayıp ivme kazanarak ilerleyen güzel oyun. uzun ve dolu dolu. ara ile birlikte 3 saat sürüyor. herkese hitap edebilecek espriler var. küfür komedisi de, absürt komedi de içeriyor.
    şu 5 litre şarap, tuz, biber, biberiye, süzme zeytinyağı ve bir baş sarımsak ile yapılan iksirin adı neydi? * onun için yapılan şarkı ve dans, sancho'nun eve döndükten sonra maceralarını özet geçerken bu dans ve şarkıdan kısa bir bukle sunması çok çok iyiydi.

    ozan güven'in sesi ve kıvraklığı başarılıydı. seyirciyi en çok tabii ki günay hanım eğlendirdi.

    oyun çeşitli göndermeler de içeriyor, öyle ki 'nolur onu x yapmayın beni yapın' göndermesi de çıkacak sandım bir ara.

    sahne dekoru oyunun başından beri az geldi, daha zengin olabilirmiş sanki.

    normalde pek sevmesem de, şarkılar ve danslar da eğlenceliydi fakat şarkılar muhtemelen zorlu psm ile ilgilidir, hiç anlaşılmıyordu, ses çok boğuktu.

    8.5/10
  • başıma bir şey gelmeyecekse gerçekten uyuduğum oyundur, evet performanslar çok başarılı ama konu, sahneleniş ve uzunluğu vasattı malesef ki.
  • geçen gün zorlu psm’de izlediğim tiyatro oyunu.

    öncelikle oyun genel olarak ortalama seviyedeydi, çok iyiydi ya da çok kötüydü diyemem. başlarda biraz sıkıcıydı sonlara doğru toparladı.

    oyunculuk olarak üst seviye performans sergileyen veya dikkatimi çeken biri olmadı. ozan güven zaten kaliteliydi fakat daha fazla yapabileceği olduğunu düşündüğüm için böyle bir yorumda bulundum. benzer şekilde günay karacaoğlu iyiydi, sürekli aynı mimikler ve zorlama mizahı işi biraz bozmuş sadece. yan rollerde de dikkatimi çeken biri olmadı.

    ses sistemi gerçekten kötüydü. diğer yazar arkadaşlar da belirtmiş zaten bu durumu. zorlu psm’de bunun aksatılmış olması garip geldi.

    biraz gündemdeki olaylara ve gezi olaylarına da gönderme yapılmış.