şükela:  tümü | bugün
  • yaz gelince artan dondurma reklamlarında bir kez daha dikkatimi celbeden durum.

    neredeyse tüm dondurma reklamlarında hep bi aşk teması hakim.

    temel senaryoda çocuk dondurma yiyor bakıyor orda güzel bi kız var dur lan ona da bi tane alayım da konuşmaya bahane olsun düsturundan hareketle bir dondurma daha alıp güzel kızımızın yanına yanaşıyor sonra gülüşmeler mutluluklar kahkahalar...

    tabi kız önce bir süzüyor çocuğu "uff ya ben böğürtlenlisini daha çok seviyorum gitmiş bademli almış şapşik" der gibi bakıyor sonra anne hathaway gülümsemesiyle alıp hüpletiyor dondurmayı.

    elbette bu senaryo daha ziyade deniz kenarında geçiyor ve büyük çoğunlukla oğlumuzun dondurma ikram ettiği sırada kız tek başına değil, yanında kankalarıyla anlamsızca yürüyor.

    bi de magnum olayı var. onun da reklamlarında oynayan yüksek cazibeli ablalar alakasızca hatur hutur ve gayet nizami şekilde yiyorlar dondurmayı. bu senaryonun da neden böyle yazıldığını, ne için böyle düzenlendiğini bi türlü anlayamadım.

    eyyy* reklam senaristleri altı üstü dondurma aga bu nasıl bir beklentiyle yazıyorsunuz siz bu senaryoları? sizin yüzünüzden limonlu buz parmak yerken bile kendimi bi tuhaf hissetmeye başladım. neyse...