şükela:  tümü | bugün
  • doksanların sonlarına doğruydu...
    yeni yeni büyüyorduk ucundan azıcık. aşk'ı da, dünya'yı da yeni yeni tanıyor, doya doya yaşıyorduk. okul harçlığımızdan arttırdığımızla internet cafelerde özgürleşiyor, hayalimizdeki kişi oluyorduk mircde. half life oynuyorsuk counter bile yoktu düşün! üst sokaktaki kız aşkla tanışmamıza vesile olmuştu. yeşil göz, beyaz ten bu memlekette bir ayrıcalık bilirsin. rakip lisedeydi, o dönem herkes, herşey rakipti. şimdi bakınca, rakipler olunca önemliymişiz gibi hissetiğimizi anlıyorum. tanışma, aşk, hem de evsane aşk. tabi dünya senin etrafında dönüyor ergenken. zamanla bunun yanlış olduğunu öğreniyorsun en acı şekilde, yalnızlaştıkça yüzüne vuruyor gerçek. okul çıkışı evine bırakırken ayrılıyorsun evinden bir sokak önce. kocaman sarılmalar, dondurmalı öpücükler. ne kafar masum şeylermii bunlar, akdenizin bunaltıcı havasında ne kadar ferahlatmıştı kalbimi dondurmalı o öpücük. sonra büyüyorsun son sürat, kontrolünü kaybedip bariyerlere çarptığım araba misali. herkes başka şehirde düşüyor geleceğinin peşinde. hayat savaşında unutuluyor geçmiş, kişiler. yıllar sonra bir şekilde irtibat kuruyorsun ve sana diyor ki : "kapattım gözlerimi. akdenizde sahildeyiz şu an. kafanda ecevit şapkası, ağzında pipo son kitabını yazıyorsun. el ele tutuşmuşuz, yüzlerimiz kırış kırış geçmişin yorgunluğundan ama mutluyuz, berberiz". sonra yine kopyorsunuz! hayat sizin için hazırladıklarını servis etmeye başlıyor!(bana savaşı sundu!) arkadaşlarını öldürüyor insanlar, ve sen de o insanları öldürüyorsun! tanrının verdiğini alıyorsun hadsizce, anlamsızca! ölüyorız, öldürüyoruz ama kimse mutlu olmuyor! en acısı da bunun sonu gelmiyor, senden önce de öldürmüşler ve senden sonra da öldürecekler! işte o an tutunacak bir dal arıyorsun, gizlice o'na ulaşıyorsun. evlenmiş bir de kızı var. o'nun mutluluk fotoğraflarıyla mutlu oluyor, hayat bağlanıyorsun. sonra sen de evleniyorsun. hayattasın ama hayatını feda edenlerin anılarıyla yaşıyorsun! ölülerle yaşıyorsun bir nevi. enkaz altında yardım bekleyerek can veren kardeşinin sesi hep kulağında. "akşam patates kızartması yiyelim mi?" dedikten sonra kafasına isabet eden mermiyle kucağında ölen arkadaşın hep kollarının arasında! hayat herkese farklı paketler sunuyor işte, ne yaparsın! yüzüm kırışmaya başladı, belki iyice kırıştığında akdeniz sahillerinde el ele otururuz unutulmayan! belki hayat bana canımı bağışlar!

    sana ithafen anjelic^^