şükela:  tümü | bugün
  • başrolünde metin akpınar ve ahmet uğurlu'nun oynayacağı, yan rollerin de şebnem sönmez, şenay gürler, fadik atasoy, goncagül sunar, gazanfer özcan gibi isimlerden oluştuğu, çekimlerine yarın başlanıp, 29 ekimde sinemalara yetişecek olan "yanlışlıkla fona geçen bir genelevi" anlatan komedi filmi... akpınar'ın genelev patronunu, uğurlu'nun ise geneleve atanan memuru canlandıracağı filmin yönetmeni ise avrupa yakası'ndan hakan algül..
  • yönetmenliğini hakan algül'ün yaptığı, senaryosu necef uğurlu'ya ait olan, çekimleri sapanca'da devam eden başrollerinde ahmet uğurlu, metin akpınar, şebnem sönmez,erkan taşdöven'in oynadığı, tmsf'nin bir pavyona el koymasıyla başlayan olayları anlatan,bu yılın sonunda vizyona girmesi planlanan film.*
  • ankara bir kerhaneye el koyarsa neler olur neleeerrrrr....

    başrollerini metin akpınar, ahmet uğurlunun paylaştığı film, 28 ekim'de yurt çapında 150'yi aşkın sinemada vizyona girecek.

    döngel adlı kerhanenin sahibi olan bertan’ın (metin akpınar), rus mafyası aracılığı ile rusya’dan getirdiği sermayelerin (!) ortadan kaybolmasıyla, mafyayla başı derde girer. mafyanın istediği parayı ödeyebilmek için bankadan kredi alır. ama geri ödeme zamanı geldiğinde borcunu ödeyemez ve banka geneleve el koyar.

    bu acıyı hazmetmeye çalışan işletme sahibi ve çalışanları, gelen harika bir haberle eski neşelerine kavuşurlar: ankara bankaya el koymuştur ve bankanın elinde olan işletmelerden birini, karlı hale getirip satmaya karar verir. bunun için de, listede “döngel eğlence tesisleri” adıyla yer alan kurum seçilir ve bu görev için vatanından başka bir şey düşünmeyen son derece dürüst keskin (ahmet uğurlu) adlı bir yönetici atanır. artık sermayeler ve bertan devlet memuru, döngel ise kârhanedir. ve “her şey vatan için”dir.

    banka’nın tüm borçlarını ödeyecek olan “döngel kârhanesi”nde bundan sonra neler olacak? keskin işin içinden nasıl çıkacak? kızlar daha mı çok çalışacak?

    kerhaneyi “kârhane” sanan ankara… vatan için her zorluğun üstesinden gelmeye hazır olan keskin… efemine patron bertan… kör resepsiyonist hicri… yabancı sermaye… yerli sermaye… yüncü dükkanı açmak için sermaye… zekeriya beyaz…
    her şeyden biraz… aşk meşk… gizli saklı… açık seçik… bol kahkahalı… sıcacık…

    oyuncular
    metin akpınar (bertan)
    ahmet uğurlu (keskin)
    şenay gürler (sabahat)
    şebnem sönmez (neriman)
    fadik sevin atasoy (müstesna)
    goncagül sunar (gülsüm)
    erkan taşdöğen (kör hicri)
    nezih tuncay (doktor)
    zihni göktay (sabri)
    konuk oyuncular
    zafer ergin (hıfzı göçer)
    zekeriya beyaz
    kadir çelik
    aylin aslım ve tayfası

    yapım ekibi
    yönetmen: hakan algül
    öykü ve senaryo: necef uğurlu
    yapımcı: hüseyin apaydın
    ortak yapımcılar: fatih oflaz, ahmet öncan
    yapım: replik tv filmmedyavizyon ortak yapımı
    görüntü yönetmeni: mustafa kuşçu
    sanat yönetmeni: sırma bradley
    müzik: cem erman
    dağıtım: medyavizyon
  • fahişelerin çalışabilmek için devletin karnesine ihtiyaç duyduğu, çalışan ağır işçilerin devlete vergilerini/erkeklere kendilerini verdiği genelevden (bu gibi devlet kontrolunde çalışan kadınlar vergilerini verdikleri, sigortalı oldukları için emekli de olabiliyorlar.) pek de farkı olmayan bir kerhaneye tmsf'nin el koymasının ilginç olacağı düşünülmüş ve bir yumuşak karakter ile birden fazla fahişeyle süslenmiş film; ki her zaman ilgi çeker bizim toplumda bunlar.

    film çok iddialı gelmektedir yapılan reklamlara bakılırsa. ancak bu dev produksiyonu hayata geçirenler filmin internet sitesini http://www.donkelkarhanesi.com/ olarak yazılmışlar afişe. bu hatadan sonra produksiyon şirketi de tabii ki afişleri değiştirmekle uğraşacağına yanlış domainin ismini satın almış ve olması gereken domaine (http://www.dongelkarhanesi.com/) yönlendirmiştir yanlış domaini. profesyonel bir yaklaşım.

    filmin afişindeki "aile filmdir, pornografik ögeler içermez" uyarısının zekeriya beyaz'ın fotoğrafı altında konması ise manidardır.

    (bkz: trailerdan film tahlili)
  • mini minicik çocuklara bile kerhanenin ne demek olduğunu öğretecek filmdir. ulen ben kimbilir kaç yaşında öğrenmiştim anlamını, böyle eğitici filmler ile yeni nesil her şeyi daha çabuk öğreniyor. ne güzel....
  • bugün galasi yapilacak olan film.
  • ilk başta filimin ismi karhane olarak düşünülmüş, daha sonra döngel olmuş, en nihayetinde ise sanırım iki fikri de ortaya atanları kıramayarak, her iki ismi de kullanmışlar...
  • bu filmin senaristi, yonetmeni ve yapimcisi otursunlar kalksinlar ahmet ugurlu ve metin akpinar'a dua etsinler. cunku onlarin kalitesi ve seviyesinde iki oyuncu boyle sine basarisiz senaryosu olan bir filmde oynamayi nasil kabul etmisler anlamadim. filmi gercekten izlemeye deger kilan teksey bu iki usta aktorun oyunculuguydu. ozellikle ahmet ugurlu bir kez daha ne kadar basarili bir aktor oldugunu, hatta ve hatta turkiye'nin sayili iyi aktorunden oldugunu kanitladi. senaryodaki karakter degisimleri her ne kadar cok kotu cizilmis olsa da bu iki aktor oyunculuklariyla bu sikintiyi ellerinden geldigince ort bas etmisler. diger oyunculuklar ise oldukca vasatti. fadik sevin atasoy'u da altin portakali almasindan sonra merak ediyordum. onun oyunculugu belki de en kotusuydu diyebilirim.

    film cok kotu. rahatlikla bunu soyleyebilirim cunku gercekten kotu. su da guzel olmus diyebilecegim, elle tutulabilir hicbir sey yoktu filmde. filmin basindaki duraganlik ve 'hicbir sey olmuyor' havasi daha en bastan "allahim bu iki saat nasil gecicek?" dedirtti. hikayede akicilik yoktu ve ne yazik ki yapilmaya calisan espriler hic komik degildi. siyasi ve toplumsal bazi konulara ucundan deginilmeye calisilsa da gercekcilikten ve ilginclikten cok uzakti ve herhangi bir mesaj vermeden, oylesine film icine serpilmis havasi yaratiyorlardi. hele hele genelev hayatinin ve orada calisan insanlarin durumlarinin bu kadar basite indirgenmesi, bir yandan "bu insanlar da cesitli nedenlerden dolayi bu isi yapiyorlar. aslinda buyuk bir dramin kurbanlari" deyip de oteki yandan isi komediye indirgemeleri oldukca buyuk bir celiski.

    genel olarak ahmet ugurlu ve metin akpinar olmasa gittigime gidecegime pisman olurdum, iyi oyunculuklara ragmen tavsiye etmem.
  • dakika itibariyle reklami sozlugu isgal etmis film. sozlugun arka fonu beyaz-pembe olmus. yazarlar kullanici giris yapinca fon giri oluyor da kurtuluyoruz bu arka fondan. ama kimse dusunmez mi normal okurlar bu pembe-beyaz fondan hic bir sey okuyamaz, gozleri rahatsiz olur?