şükela:  tümü | bugün
  • bir sakin sarkisi.
    uzun zamandir su sakin sarkilarina yazdigim yazilari yazarkenki kadar heyecanli degilim o nedenle sacmaliyorum yarim saattir. neyse, konuya donelim.
    bu sarki ask sarkisi olarak dinlememelidir, daha derinlerde hep birseyler gizlidir, kelimelere dikkat etmek yeterlidir.

    kendi halkini secen tanrinin biricik halki icin yazilmistir bu sarki.
    bize de seslerine kulak verip sozlerine katilmak duser:
    sonsun evin ocagin, benimkini de sen inkar ettin.
  • ve sözleri tüm dünyadan önce tabi ki burada. sourtimes gururla ve alın teriyle sunar. sakin'den geliyor. bağıra bağıra.

    hey dünyalı duysana sesimi, uzaktayım.
    göründüğüm yerden inan çok farklıyım.
    cebimde taşlarım, toparlarım sen izlerken.
    be öldürsen durur mu çarpan kalp, sonumdayım.

    bugün doğdum, militanım, hayat yaşanır mı?
    yazıldığım tarih yutar beni, anlar mısın?
    inat et sen yine, direttiğin yuvam ya.
    ne söyleyeyim, adalet senin tanrı seçmişken...

    sönsün evin ocağın, benimkini de sen inkar ettin
    dönsün dünyan, bilinmeze ittiğin bak ben oldum.
  • son kısmını "beni meze ettiğin" diye anladığım sakin beddua
  • parçanın albüme koyulmadan önce ki versiyonu daha bi sakin di ama zaten tüm albüm kaydında birazcık sertleşme var güzel de olmuş tebirk ediyoruz devamını bekliyoruz
  • içinde isyan , kıskançlık ve iyi dilekler bulunan parça

    sönsün evin ocağın, benimkini de sen inkar ettin
    dönsün dünyan, bilinmeze ittiğin bak ben oldum.
  • algıladığım şekliyle fena bir şarkı, bir çığlık. halihazırda melodisi ve vokaliyle sıradanlığı aşıyor, eyvallah ama o sözlerdeki bazen acımasız, bazen de dibine kadar haklı isyan, kanımca parçayı bambaşka bir yere koymayı gerektiriyor. fazlaca tanıdık, çok da uzaklardan yükselmiyor sanki bu çığlık.
  • sakin'in filistin'de olanları filistinli bir çocuğun ağzından haykırdığını düşündüğüm şarkısı. henüz 2009 aralığındaki gazze saldırısı bile yapılmamışken, dinlemiştik bu şarkıyı.

    *hey dünyalı duysana sesimi, uzaktayım.
    *göründüğüm yerden inan çok farklıyım.
    ---
    dünyalı diye seslenirken bu ufak çocuk, aslında kendisini uzaylı/yabancı hissedişinin çığlığını atar doğduğu anda. intifadadan kalma taş atan çocuk görüntülerini 11 eylül sonrası terörist ortadoğulu imgesiyle harmanlayan dünyaya karşı çıkar: göründüğüm yerden çok farklıyım- sen inanmasan da.
    ---

    *cebimde taşlarım, toparlarım sen izlerken.
    *be öldürsen durur mu çarpan kalp, sonumdayım.
    ---
    ve israil askerinin plastik mermileri karşısından devam eder: izliyorsunuz ben zulme maruz kalırken, ve mücadelemin uğrunda bilye doldurmam gereken ceplerime gözleriniz önünde taş dolduruyorum. çocuk değilim ve hiç de olamadım. zaten hiç yaşayamadığım ömrümü nihayete erdirmek için mücadele ediyorsan ve hedefin çarpan bir kalp ise zaten o kalpten milyonlarca var, öldürerek beni atan yürekleri bitirebileceğini mi sandın?
    ---

    *bugün doğdum, militanım, hayat yaşanır mı?
    *yazıldığım tarih yutar beni, anlar mısın?
    ---
    zamanın hızlı aktığı savaş yurdunda on yıllar tek bir şey değiştirmez ve çocuk şiddetin içinden ses verir: ufacığım aslında, sizin ellerine oyuncak silah bile vermeyeceğiniz çocuklarınızla aynı yaştayım. ama ben silah gördüm, tuttum. benim yaşadıklarımı kağıtlara geçirebileceğini sanma, hep olduğu gibi bu dünyadan geçtiğimin farkına bile varılmayacak zaten.
    ---

    *inat et sen yine, direttiğin yuvam ya.
    *ne söyleyeyim, adalet senin tanrı seçmişken...
    ---
    israil yüzünden artık tüm temel insani haklarından mahrum kalışına isyan eder ve burada artık kanıksamışlık vardır. çelişkiyi farkeder hem sen inat etmeye devam et der hem de anlamsızca zalimine kendini anlatır: intihar etmeyeceksem burası da benim evim! ben de buradayım. tanrının seçilmiş kavmi olduğuna inanarak da olsa, gücünle hukuksuzluğunun parasını ödeyerek de olsa üzerime geleceksen diyecek söz yok, yaşamı seçtiğim sürece evimi bekleyeceğim.
    ---

    *sönsün evin ocağın, benimkini de sen inkar ettin
    *dönsün dünyan, bilinmeze ittiğin bak ben oldum.
    ---
    burada masum doğan çocuğun, birey bile olamadan (öldürsen durur mu çarpan kalbim derken aslında toplumuyla bütünleştiği ortada) silaha şiddete bulanan meşru savunmasına varıyoruz. yılların öfkesi artık nefrete dönüşür. inkar edilen ve haysiyetini hissedemeyen çocuk beddualara sarılır. içten içe ise süreğen yenilginin yıkıcılığını görürüz. dönsün dünyan der, çünkü düzeni değiştirip acıların önünü alamayacağına dair umutsuzluğu artık kendisine hakimdir. isyanın en ucundan yardım ister aslında: gör bak ne hale koydun, yarınımı bildirmeden, yuvamı aşımı tattırmadan yaşattığın bana bak! şimdi ben bilinmezin ortasındayım, bak bana belki anlarsın derdimden, çünkü başka çarem kalmadı.
  • sakin'in türk-kürt meselesini, bir kürtün ağzından haykırdığı ve kendilerinden soğumama sebep olan şarkısı. evet saygıdeğer türk, şarkıdaki tüm bedduaların muhatabı sensin! o, cebindeki taşları toparlarken sen izleyedur... verdiği mesajı yanlış yerlere yorup dinleyedur...
  • genel tanım: cânım onurr'un sesinden bir sakin şarkısı.
    özel tanım: 364 gün hiç dinlememiş olsam bile 365. gün mutlaka ve istemsizce kendimi dinlerken bulduğum ve bayıldığım şarkı.

    çünkü bugün doğdum, militanım. hayat yaşanır mı?

    - kendini açıklama çabası nafile, biliyor ama yine de debeleniyor. içindeki o naif öfke, sitem hali içime su serpiyor. tanrı-devlet-ben karmaşasında boğulur gibi oluyor ama hala yaşıyor. -
    çok tanıdık gelmiyor mu? bu yüzden hep içimde çalıyor sessiz sedasız ve her sene bugün sesini yükseltiyor. iyi ki!

    biliyorum, olmayınca olmuyor ama be öldürsen durur mu çarpan kalp, sonumdayım.