şükela:  tümü | bugün
  • insanı şahane bir atmosfere sokarak, görsel imgelem turuna çıkaran bir fayton gibiymiş bu film. çok rahatlıkla, (oturduğum yerde kaykılıp burnumu karıştırarak) diyebilirim ki bu film olmadan kieslowskinin dekalogu, red'i de, şalalalamayan'ın 6. his isimli eseri de bir çok önemli numarasından mahrum kalırdı.

    nelerden mahrum kalırdı?
    dekalog'un bilhassa birinci bölümü oğul/baba/boğulma benzeşmesinden, hadiseyi öğrenme anındaki yaşanana görsel sembolizmden mahrum kalırdı. red filmde kullandığı kırmızı hakimiyetli duygu aktarımından (ki bu bağlamda beyaz, mavi de) ve başı kıçı birbirini tamamlayan fotoğraf hilesinden belki de haberdar olmaz, yüreğimizin telini titretemezdi.

    6. his ise kırmızı ile ilişkilendirdiği ölü ve hayalete ilişkin göndermelerden, film sonunda her türlü alavere dalavereyi bir çırpıda bağlama lüksünden belki de habersiz bollywoodda pazar arardı.

    hikayeyi anlatacak, mutlu bir çift vardır, bir gün çocukları suya düşer boğulur, çift hayattan tiksinir ve fakat onlara yol yordam gösterecek bir papaz vardır, olaylar gelişir, diyecek değilim. filmde hikayenin akışının, enteresanlığının en önemli yeri tuttuğuna inanmıyorum. film görsel anlamda bir çok mevzuyu ıcığına cıcığına girip aktarmadan anlatmayı bilmiş, diyaloğu sessiz ve derinden bıraktığı için kendi belirlediği kurallar dahilinda başarılı olmuştur. mükemmel kurgusu, dönemine göre cesur tabir edilen trapezle sevişme sahneleri (ki artık insanların elektrikli testere üstünde sevişmeden cesur sahnede rol alamadığı bir dönemde yaşıyoruz) ile göz dolduran, akıllara kazınan bir film dont look now. oysa ki ismine baksan romantik komedi sanırsın, duygusal kakafoni sanırsın o derece.

    donald sutherland ve adını bilmediğim diğer karı rollerinde devleşmemişler, öyle bildiğin insna gibi çıkmışlar oynamışlar rollerini. asıl devleşen, mastadon olanlar yönetmen ile kurgudan sorumlu insna olmuş.

    ama bak isimlerini bile hatırlamıyoruz. demek ki neymiş? öyle bir iki film ile insana yaranmak kolay değilmiş
  • (bkz: nicholas roeg)'un yonettigi bir korku filmi. muhtekulade acilisindan sonrasini izleme firsati bulamadigim icin yanar tepinir dururum.
  • daha önce izleme fırsatı olmayanlara ve showtime kanalını izleme fırsatına sahip olanlara duyrulur:
    11 kasım pzt saat 20:00'de ve 03:25'te tv'de yayınlanacak.kaçırmayın!
  • eleştirmenlerin 'işte sinema bu!' dedirten bi deneyim yaşattığını söyledikleri film.
  • geçişlerindeki estetiğe, kurgunun başarısına, sahnelerle örtüşen müziklerine hatta ve hatta gerçek sevişme sahnelerine rağmen film bittikten sonra allah allah neden bana mutlaka izle bu filmi dediler ki dediğim, biçok insanın gerilim filmlerinde favorisi olamasına karşın benim gerilmediğim psikolojik gerilim.
  • 1973 yapımı bu şaheser, tüm zamanların en iyi korku filmi olarak lanse edilmiştir bazı sinema yorumcuları tarafından. film, korku filmlerinin sürekli irkilmekten, seri katillerden, kulaklarımızda yankı yapan soluk alma-verme seslerinden ibaret olmadığını göstermiştir bizlere. tekne sahnesiyle başlayan filmin son 40dklık kısmı türevlerine şahika olacak şekilde hayranlık uyandırıcıdır, zekilik kokmaktadır, sürükleyicidir. donald sutherland ve julie christie dozajında oynamışlardır, onları yücelten filmin kendisidir.
  • yakla$ık son 10 dakikası haric buyuk bir begeniyle izledigim koskoca filmi ve farklı zamanlarda ve farklı yerlerde gecen ama sonunda aynı etki ile birbirine baglanan korku ogelerine duydugum hayranlıkları bi yana bırakırsak, butun filmin karizmasını "0" a indirgeyen bir son olması yakı$mamı$. film biterken ve boyle bitmemeli nameleri kafada dola$ırken filmin bitmesi, korku ogelerine eklenmi$ oldu boylece..
  • başrollerini donald sutherland ile julie christie'in oynadığı 1973 yılı yapımı , etkileyici bir gerilim filmi. filmdeki 'medyum' karakteri, başka hiç bir filmde olmadığı kadar inandırıcıdır. bu filmi seyretmiş olup ta; bir gün venedik'e yolu düşenler , hava karardıktan sonra buranın dar ve esrarengiz sokaklarında yürümek için iki kere düşünecekler. aynı şekilde ; küçük kız çocuğu olanlar, kızlarına kırmızı renkli bir yağmurluk alırken de benzer bir tereddüt yaşayacaklar. filmin finali çarpıcıdır. buradaki cüce, pamuk prenses'teki o bildiğimiz cücelere benzemiyor.
  • 2004 cikisli, iki cdlik way out west albumu.