şükela:  tümü | bugün
  • yeni bir sektör.

    sosyal medya platformlarının tüm stratejilerini belirlediği, tüm geliştirmelerini üzerine kurduğu hayali bir meslek dalı. hepimiz de bu hayali sektörün bedava köleleriyiz. kölelik sistemi tarihin en eski çağlarından başlayıp 19. yüzyıla kadar devam eden çağdışı bir sistemdi. yalnız o zaman bile kölelerin karnı doyurulur, barınma gibi temel ihtiyaçları sahipleri tarafından karşılanırdı. bizler kendi kiralarımızı ve faturalarımızı ödüyor, kendi kendimizi giydirip doyuruyor, kendi internetimizi kendimiz ödüyoruz ama bu sosyal medya platformlarında bedava, bilinçsiz köleler gibi çalışıyoruz.

    burada bizim keko ismail'e, twitter'da jack dorsey'e, instagram ya da facebook'a girdiğimizde ise götten bacaklı marc zükerberge çalışıyoruz. bize ne ekmek, ne su, ne de aylık prim veriyorlar. bize verdikleri tek şey dopamin.

    dopaminin ne olduğunu biliyorsunuzdur. insanın ruhsal dengesini sağlamasında kilit rol oynayan bir hormon. bu hormon büyük miktarlarda salındığında, sizi belirli bir davranışı tekrarlamaya motive eden zevk ve ödül duygularını yaratıyor. instagram'da ve facebook'ta beğeni butonları, sözlükte yeşil ya da sizin ruhsal dengesizliğinize göre kırmızı oylar, görülme sayıları, debe, sözlük nokta noktalarının nokta nokta fotoları türevi zibilyon tane başlık... bunların hepsi size dopamin salgılatmak için tasarlanan şeyler. gördüğünüz gibi bizim keko ismail ve tayfası bile buna kafa patlatıyor. siz istediğiniz kadar "başlık engelleme butonu istiyoruz" diye bağırın. isonun şeyinde değil. onun derdi sizi buraya bağımlı yapmak. daha fazla zaman geçirmenizi sağlamak. bu verileri de toplayıp reklam satmak.

    özetle hepimiz modern çağın gönüllü köleleriyiz. üstelik tarihteki en acınası, en aciz, en asalak köleler. bize verdikleri tek şey "beğenilme güdüsü". bu platformda bile herkes birbirine "primci" ya da "ilgi orospusu" diye kulp takmaya bayılıyor ama gerçeğin en acısını size ben söylüyorum. herhangi bir sosyal medya platformunda, herhangi bir şekilde hesabınızın olması demek, sizin de primci ve ilgi orospusu olduğunuz anlamına geliyor.

    size bütün bunları neden anlattığıma gelecek olursak -aslında size değil kendime anlatıyorum çünkü çoğunuz daha ilk paragrafı bitirmeden "ne diyor bu amk bebesi" diyerek okumayı bıraktı bile- ben kendi adıma yaklaşık 20 yıldır bu sisteme bir şekide entegre oldum ve bu gerçekliğin farkında olarak kendimi çok köleleştirmeden, çok kaptırmadan varolmaya çalışıyorum. google+ daha türkiye'de 250 kişi tarafından kullanılıyorken hesabım vardı. facebook'u kimse bilmiyorken kullanıyordum. sözlük dünyası daha yeni yeni emeklerken ben yazarlık yapıyordum. ben bu sisteme bir şekilde entegre oldum ama sistemin dışına zorlanmadan çıkabiliyorum. kendi köleliğime kendim karar verebilecek kadar irade sahibiyim.

    naçizane tavsiyem, hayatta kendi kolunuz bacağınız dahil hiçbir şeye körü körüne bağlanmayın. hele ki bu sosyal medya denen bok çukuruna. burayı değiştirmeye çalışmayın. değiştiremezsiniz çünkü. sistem sizin isteklerinize göre şekillenmeyecek. sizin yaptığınız tüm o "sözlük düzelsin kampanyaları" bok çukuruna uzaktan oda spreyi sıkmaya benziyor. sistem sizi daha fazla kullanmak için tasarlanıyor. gerektiğinde en azından bir süre de olsa bu bok çukuruna ara vermeyi bilin. ben öyle yapıyorum çünkü. bugün yaşadığım gereksiz bir olay, izlediğim bikaç video ve dönüp kendime bakabilmem, beni bu yazıyı yazmaya zorladı. okumayacaksınız biliyorum ama lütfen okuyun. buradan kendinize sahte sevgililer yapmaya çalışmayın. hayatınızı bunun gibi mecralara bağımlı olarak tasarlamayın. kendi benliğinizi fotoğraflara sığdırmaya çalışmayın. psikolojinizi rahatlatacak en az bir meşgaleniz olsun ve o meşgaleyi internetten bağımsız olarak seçin. biraz kendinize zaman ayırın. insan olduğunuzu hatırlayın, hatırlatın.

    saygılar, sevgiler...

    https://www.canyucel.org/…eye-oyle-koru-korune.html

    dipnot1: bu tabiri de dünyada ilk kullanan benim. tüm hakları bana ait. ileride hesabını soracağım.

    dipnot2: bu başlık uludağ sözlükte de tarafımdan açıldı. orada pek sikleyen olmadı. buraya aktarmamın sebebi biraz olsun okunması.