şükela:  tümü | bugün
  • san francisco vilayeti civarlarında ortaya çıkmış bir biohacking, mental detoks yöntemi.

    internet, instagram, pornografi, video oyunları, abidik gubidik netflix dizileri, ekşisözlük, ve bilimum e-junk içeriklerle beynimizin kimyasını (bkz: dopamine) bozuyoruz (dopamine'ler arttıkça dopamine reseptörlerimiz azalıyor, sonra aynı etkiyi yaratabilmek için daha fazla dopamine ihtiyaç duyuyoruz). bir süre bu bıdılardan uzak kalalım detoks yapalım beynimiz bir kendine gelsin diye düşünmüş olacaklar ki "dopamine fasting" kavramı ortaya çıkmış.

    yukarda saydıklarımın yanı sıra müzik dinlemek, youtube izlemek, kahve içmek, kokain kullanmak, sevişmek, çavuşu tokatlamak, sigara içmek, elektronik ekranlarımız vb dahil olmak üzere dopamine salgılamamızı sağlayan tüm bu etkenleri belirli bir süre (söz gelimi bir gün/bir hafta, ya da sadece akşamları) hayatmızdan çıkarmak şeklinde yapılır.

    bilimsel olarak bir araştırma alanı haline gelmiş değil bildiğim kadarı ile. bir hype olarak internette büyümeye devam ediyor. internet çağı ile orantısız dopamine maruz kalmamız çok temel bir sorun, çözümü dopamine fasting midir bilmiyorum ancak sorunun popülarite kazandığını görmek güzel. öte yandan bu tür akımları çok da şeyapmamak lazım, ama deneyip tecrübe etmenin bir zararı da olmayacaktır.
  • feasting varken fasting tutmaz, saçma.
  • bir hafta boyunca aksamlari kitap okuma eyleminin sosyetik ismi.
  • bir süredir düşünüyordum ama ismini bulamamıştım. insana zevk veren ama mallaştıran ne varsa ara vermek olarak türkçeye çevirebiliriz.

    1 hafta yaylaya gidip elektriksiz tamamen doğal yaşamak mesela.
  • turkcesi dopamine orucudur. ozellikle tinder vs gibi date uygulamalari kullananlar icin oneriliyor. aklinizda surekli bir soru vardir hani "madem birisi ile takilmayacaksin, neden surekli insanlarla match oluyorsun, olayin nedir senin?" bilim adamlari bu durumu dopamin bagimliligi olarak acikliyor. her eslesmede ve yakisikli birisini gorup, iletisime gectikce vucut dopamin salgiliyor.
  • nasıl zihniyeti değiştirmeden girişilen diyetlerle verilen kilolar adam toplayıp geri geliyorsa * bu orucun da sonucu aynı olur.

    saçma sapan 2 gün, 1 hafta 4 ay süreyle kendinizi tamamen koparacağınıza rutinlerinizi değiştirmeyi deneyin. yemin ederim insanlar kafayı yedi sağlıklı yaşayacağım diye. bu kadar kasarsanız delirirsiniz.
  • insanın can sıkıntısından can vermesine sebebiyet verebilecek bir aktivite. dopamin salgılatan eylemlerin belirli bir süreliğine kısıtlanması işlemidir kısaca. o kadar boşluktan sonra zihniniz de boşalır, daha iyi odaklanırsınız. zaten can sıkıntısından gebermişsiniz, çalışmak için motive olursunuz, "ulan bir şeyler yapayım" diye. çok meşgul hayatlar için pragmatik bulmuyorum. bir kere yaptım, çok da bir etkisini görmedim şahsen dikkat eksikliği de çeken bir bünye olarak. çay/kahve yok, insanlarla konuşmak yok, çizim yapmak, not tutmak serbest, müzik yok, meditasyon serbest. bildiğiniz modern zulüm. yalnız kendi kendime düşünürken aklıma komik şeyler de geliyor bazen. oruç moruç yalan oluyor o an. seks falan gelirse hepten yalan*
  • "mutluluk dediğimiz şey, yoğun bir şekilde bastırılmış ve engellenmiş olan ihtiyaçların kısa süreliğine tatmin edilmesinden başka bir şey değildir..."
    sigmund freud
  • bu silikon vadisi artik iyice ortacagdaki manastirlara dondu. bu tipler dogduklari andan itibaren sonsuz bir huzur ve varlik icinde yasadiklari icin, artik hayatin guzel yanlari kendilerine batmaya basladi boyle durduk yere kendilerine iskence edip hayali bir personal development pesinde kosuyorlar.

    arkadaslar, dopamine fasting diye bir sey yok, tamamen gerzek bir adamin uydurmasindan sonra moda olmus bos bir sey. ınsan kendi beyninde dogal olarak ortaya cikan bir neurotransmitter engelleyemez

    alin, bana inanmiyorsaniz harvard tip fakultesi bununla ilgili kisa bi yazi yayinlamis
    https://www.health.harvard.edu/…e-fad-2020022618917

    not: sene 2020 oldu, artik lutfen frued gibi hic bir bilimsel gecerliligi olamayan adamin bos sozlerini yazip paylasmayin
  • dopamin fasting dediği dopamin sıfıra insin olarak yapılırsa evet denildiği gibi saçma. ama normale dönmek için yapılırsa mantıklıdır.

    uyuşturucu sigara vs bağımlılığından düşünelim. bu tip şeyler beyinde dopamini arttırır. ödül mekanizmasını devreye sokar. beyin keyif aldıkça daha fazla benzer uyarıdan ister. dopamin salınımı arttıkça oluşan fazla miktarda dopamini karşılamak için dopamin reseptörü de artar.(bkz: upregülasyon). böyle durumda günlük hayatta size zevk vermesi gereken basit şeyler artmış dopamin reseptörünü doyuracak kadar dopamin salgılattıramaz. bu durumda hayattan keyif alamama ortaya çıkar. işte burada detox devreye girer. bağımlılık yapıcı madde alınması durdurulduğunda vücut arayışa girer. doyuralamayan dopamin reseptörleri sizi mutsuz yapar. fakat belirli bir süre dopaminin azlığına bağlı olarak dopamin reseptörleri azalmaya başlar(bkz: downregülasyon). zamanla günlük aktiviteler azalmış reseptorlerinizi tatmin edebilmeye başlar.

    işte modern dünyada beynimizi uyaran sayısız şey vardır. sosyal medyada zıplayan beğeniler bir çok uyuşturucudan daha fazla uyarır dopamin salınımını ve ödül merkezini. bir süre sonra kendinizi hem tv izler hem oyun oynarken bulursunuz ama bir çok aktiviteyi aynı anda yapmanıza rağmen sıkılırsınız. bu tip şeyleri bırakarak insan normale dönebilir. hayattan aldığı zevk artar. konsantrasyonu artar.

    bu detox rejimi yapay uyarı veren şeyleri kısıtlamaktadır.. mesela sosyal medya, youtube, televizyon, porno, mastürbasyon. peki neyi kısıtlamamaktadır: partnerle yapılan seks, arkadaşlarla zaman geçirme, kitap okuma vs gibi doğal aktiviteleri.

    dopamin vücutta tâbi ki sıfırlanamaz. ama teknolojinin getirdiği bilgi fırtınasından da beyninizi korumanız gerekir.