şükela:  tümü | bugün
  • mogollar 94 albumunde yer alan bir cahit berkay bestesi.bolero'dan esinlenilmi$ biraz da olsa...ozlem ve hasret parcanin karakterini olusturuyor.enstrumantel super bir sarki yani...
  • zaman zaman yüksek sesle dinlenmesi gereken, özlem dayanılmaz boyutlara ulaştığında insanı hadi kalkk git durmasana diye gaza getiren, sora da otur oturduun yerde adam ol diyen, ama devamlı da gitmesi için tahrik edenbi şarkı.. yada hiçbiri ama benim kafamaddn geçenler onlar olduu için öyle geldi bana..
  • üniversiteden 2.01 not ortalamasıyla mezun olanların ebedi özlemi.
  • moğollar 94 albümünde yer alan dördüncü parça.. müziği cahit berkaya aittir.. söz içermeyen parça insanı garip bir şekilde hüzünlendirir.. parçanın ikinci kısmı ise daha bir duygusaldır.. 2000 yılında çıkardıkları best of albümlerinde de ikinci cd parça 10 olarak geçer.. 7 dakikalık kısa bir hüzün filmi aslında..
  • cahit berkay'in bir yerlerde söyledigi üzere burda özlem duydugu dört kendisi de dahil 4 kisi olmakla beraber, daha önce beraber calistigi bu üc kisinin kimler oldugunu suan hatirlamiyorum.
  • bolero'dan esinlendiklerini kendilerinin de belirttiği, ikinci dönem moğollar'ın yaptığı en iyi iki şeyden biri.
    diğeri için (bkz: keşişleme)
  • şarkıyı ikiye ayırırsak ikinci bölümü ile bende comfortably numb etkisi yaratıyor. enstrümantal şarkıları oldum olası severim de dörde özlem'in yeri başkadır.
  • iyi bir ses sisteminde verdiği haz, o bıkkınlık ve karmaşıklık hissi... ulaşılabilirlikle, cesaret edememe arasında gidip gelen gri rengi.

    yıl 2004 yada 2005. yer; izmir bozyaka eğitim araştırma hastanesi

    yine iğrenç bir staj sabahıdır. hastane bahçesinden içeri girilir. önde hızlı adımlarla yürüyen beyaz saçlı adamın tanıdık olma ihtimalini sezen rue des cascades de hızlanır. o olabilme ihtimali yükseldikçe heyecanda artar. cünkü bir gece önce dörde özlem dinlenmiştir... artık hiç şüphe kalmamıştır; kesinlikle yalnız ve tanınmadan yürüyen cahit berkaydan başkası değildir!

    hastane içine kadar yürüdüğümüz o kısacık sohbet herşey için yetmemişti belki ama en çok dörde özlemi sevdiğimi söyleyebilmiş olmam bile olağanüstüydü. o genç yaşımla o şarkıyı keşfetmenin haklı gururuydu belki. belkide hala birilerinin kulağında çalınıyor olduğunu bilmesini sağlayabilmemdi; o anki mutluluğum...
  • köy kahvesinde zabahtan akşama beklenen okeye dördüncü ihtiyacının bir türlü karşılanamaması olarak tanımlanabilir.
  • 9-10 yaşımda böylesine güzel bir müzikle tanışmış olmam, belki bir şans oldu benim için. üstüne onlarca sayfalar yazılması, binlerce entry girilmesi gereken eser....