şükela:  tümü | bugün
  • birinci ibrahim ile turhan hatice sultanın oğlu. babası öldürülünce 7 yaşında tahta çıkmış.ava merakı yüzünden avci mehmet olarak tanınmış. 39 yıllık padişahlığı boyunca imparatorluk en geniş sınırlarına kavuşmuş. ikinci mustafa ve ucuncu ahmetin babası.zamanında sarayda bol entrika dönmüş. ancak eceliyle ölen nadir padişahlardan. hapsedildiği zindanda 1693de ölmüş.
  • sultan dördüncü mehmed 2 ocak 1642'de istanbul'da doğdu. babası sultan birinci ibrahim, annesi turhan hatice sultan'dır. annesi rusdur. sultan dördüncü mehmed orta boylu, beyaz tenli ve yanık çehreliydi. ata çok bindiği için vücudu öne eğikti. annesi onu çok iyi yetiştirdi. iyi bir ilim tahsili gördü. babası sultan ibrahim'in öldürülmesi üzerine 8 ağustos 1648 günü, henüz yedi yaşında iken padişah oldu. ava ve edebiyata çok meraklıydı. ava olan merakı yüzünden tarihte avcı mehmed olarak anılır.

    beş vakit namazı cemaatle kılardı. içkiyi şiddetle yasaklayıp, içki imalathanelerini kapattırdı. sadrazamlığı, köprülü ailesine vermekle çok isabetli bir karar aldı. sultan dördüncü mehmed zamanında osmanlı devleti en geniş sınırlarına kavuştu.

    hayatının büyük bir kısmı saray entrikalarıyla geçti. ikinci viyana bozgunundan sonra, ordunun ve devlet erkanının oybirliği ile 8 kasım 1687 günü tahttan indirildi. bundan sonraki ömrü, saraydaki bir odada yanına konulan iki cariye ile tam bir hapis hayatı şeklinde sürdü. 6 aralık 1693'de edirne'de vefat etti. cenazesi istanbul'a gönderildi ve yeni cami'deki türbesine, annesi turhan sultanın yanına defnedildi.

    sultan dördüncü mehmed, 39 yıl gibi uzun sayılabilecek bir süre osmanlı tahtında kaldı. osmanlı devleti'nin en geniş sınırlarına ulaştığı bu devir boyunca mimari alanda da bir çok faaliyet gerçekleştirildi. 60 yıl önce yarım kalan yeni camii ve külliyesi tamamlandı.

    1658-60 yılları arasında rumeli ve anadolu hisarları tamir edildi.
    mısır çarşısı,
    hünkar kasrı,
    divanyolu köprülü külliyesi,
    safranbolu köprülü mehmed paşa camii,
    vezirköprü fazıl ahmed paşa külliyesi,
    incesu merzifonlu kara mustafa paşa camii ve
    kervansarayı inşa edildi.
  • bir av dönüşü "bana bulabildiğiniz en şişman kadını getirin" diye emir verdiği ve bunun üzerine kendisine getirilen 160 kiloluk ermeni hayat kadınıyla bir haftalık izdivaç yaşadığı rivayet edilir.

    kaynak olarak (bkz: bahadır boysal)
    (bkz: ben anlatanın yalancısıyım)
  • sabetay sevi hadisesindeki performansıyla en iyi yardımcı padişah seçilmiştir.*
  • adaş ataları için:
    (bkz: birinci mehmet)
    (bkz: ikinci mehmet)
    (bkz: üçüncü mehmet)
  • 7 yasinda tahta cikmasinin nedeni babasi ibrahim beyin osmanli soyunun son varisi olmasidir. garibim 7 yasinda öksüz kalinca da (babalari bogmayalim) tahta cikmak zorunda kalmistir.. rivayetlere gore dogdugunda babasi oyle cok sevinmistir ki kendisini bir kuyuya atmaya calismis harem agalari tarafindan zor alip konulurken kaza ile yuzu cizilmis ve ömür billah kalacak bir yaraya neden olmustur. sonralari bu yara "av kazasi" olarak nitelendirilip "avci mehmet" adi baki kilinmistir.. annesinin rus olmasindan dolayi sahane bir rusca konusan 4. mehmet ruslarla sahane iş birligi kurmus ayni gazla polonyaya kadar girmistir. böylelikle osmanli dogal sinirlarina erişmiştir (haha annesini sevdigimin orta okul tarih kitaplari)
  • ukraynalı cossack'lar kendisine hitaben yazdıkları mektupta şöyle dalga geçmişler:

    ... sen babil'in aşçı yamağı, sen kudüs'ün biracısı, sen iskenderiye'nin keçi hırsızı, sen mısır'ın domuz çobanı... ermeni domuzu ve tatar keçisi ... şeytanın torunu ... sen dünyanın en salak öküzü ... sen domuz burnu, at götü, hades'in şaklabanı ...
  • kanuni sultan süleyman'dan sonra en uzun süre tahtta kalan osmanlı padişahıdır.
  • "babası am delisi, kendisi av delisi" olan padişah.

    tarihli cemal kafadar, "bir artı bir" dergisinin ekim 2010 sayısında (s. 49) anlatıyor:

    "1685-86, 1687'de avcı mehmet'e karşı isyan patlıyor. ona da halk arasında, o devrin bir kaynağında , 'babası am delisi, kendisi av delisi' deniyor. babası, evliya'nın deyişiyle, 'elinde zekeriyle ölen' deli ibrahim."