şükela:  tümü | bugün
  • (ara: dostluk)
  • bir gün gerceklesir.*

    hayatinizda ki kilometre taslarindan biri gider.
    acı, hüzün, isyan, hıckırık hepsi dügümlenir bogazda.

    devrilen koca bir agactir sanki...

    sebnem ferah - hoscakal...

    dinlenir. dinlendikce aglanir, aglandikca dinlenir...

    solo bölümü gelir sarkinin, penanin tellere degil kalbinize vurdugunu hissedersin.. üzerine opeth - closing credits, harvest tuz görevi görebilir gayet...

    aglarsiniz. aglarsiniz. aglarsiniz...
    aglamak iyidir.
    rahatlarsiniz...
    hayir rahatlayamazsiniz... neden diye sorgularsiniz cünkü... kiyamet alametleri önceden kendini göstermistir, ama siz, gelen büyük kara bulutlari, cigerinizde ki ufacicik nefesten firtina yaratip, uzaklastirmaya calismissinizdir... gercek kacinilmazdir. anlarsiniz.
    aglarsiniz... daha fazla... daha cok.
    hayatinizda adetleri cok olmayan dostlarinizdan biri gitmistir... ve bu sahis ile yasadiklariniz, birlikte atlattiginiz olaylar gecer gözden olayin sicakligiyla... film kareleri akarken göz ucundan, üniversite yollari gözüküpte, son oturdugunuzda, pilli bebek - siyah beyaz dinlerken nasil agladiginiz gelir akliniza... acarsiniz sarkiyi, daha fazla aglarsiniz...

    ne eski asklar, ne ihanetler, ne itlikler, ne mesafeler, ne de insanlar bitirememistir iliskinizi. yasanilan ülkeler ayrildiginda bile hep ayni kalmissinizdir hatta daha fazlasi... kiz-erkek dostlugu konusunda istisna gösterilecek kivama coktan gelmistir dostlugunuz... bir o kadar farkli bir o kadar samimi...

    devrilen bir agactir sanki...

    omuzlariniz düser. bir siyahlık kaplar etrafi. biraz daha aglarsiniz...

    yapicagi evlilik icin mutluluk dilersiniz... tüm iyi dileklerinizi sunarsiniz ona...

    bu lanet konusma, olanaklarin el vermemesi sebebiyle msn de gectigi icin lanet edersiniz. son kelimeleri söylerken birbirinize, son bir kere sarilmayi istersiniz ona... son bir kez ... koccccaaman.... ama ne yazik ki bu da mümkün degildir.

    artik hersey bitmistir... hoscakal denilmistir son kez...

    son bir kez sarilamadiginiz icin aglarsiniz...

    aglarsiniz. aglarsiniz.

    daha aglayacak cok sey bulacaksiniz...
  • her zaman, dostluga büyük bir kazık ya da aşk karışması halinde olusmaz.
  • bazı durumlarda geçici bir dönemdir. yıllar sonra biryerlerde bir şekilde karşılaşılır ve kırgınlıklar unutulur. olan sadece kaybedilmiş yıllara olmuştur.
  • bazen aşkın bitmesi veya aşkın başlamasıdır

    tek aşk ile zoraki ayrılık olsa da en iyi arkdaşlarınızdan biridir hala, zaten bu yüzden kopamazsınız
    "sığ bir cinsellik" yada "takılalım coşalım heyoo" değildir bu ilişki sizin için ve onun için, dostuna aşık olmaktır , onunla yaşlanmak istemektir..
    ama olmaz ayrılırsınız ama kopmaz bağınız...

    gün gelir "doğum gününüde aradım niye açmadın" dersiniz "kasti bişey değil blabla.." zırvalar bişeyler
    çok iyi tanırsınız onu, doğruyu söylemediğini bilirsiniz
    doğruyu söyle dersiniz incinmeyi göze alarak
    - "erkek arkadaşım rahatsız oluyor, bunu yapmak zorunda hissettiğim için yapıyorum o istediği için değil" der

    bi daha görüşmeyecek olmak zerre skinde bile olmaz bu olayı yaşıyınca
    asıl koyan bir dostluğun bitmesidir
    hatta bitmesine sebep olan olayın dandikliği, ucuzluğudur

    demek ki bağ çoktan kopmuş, demek ki sen gözünde büyütmüşsün herşeyi diye bi tokat koyar gerçekler, boynun kırılsın kalbin dökülsün istersin,
    kaldırmak zordur bunu, hayal kırıklığının anasını avradını görürsün

    "ya nasıl olur yaa, niye yaa" demek istersin ilahi bir güce, sanki derdini anlatırsan değişecekmiş olaylar, bunu hissedersin...

    aşkın bitmiştir çünkü başkasına aşık olmuşsundur artık.. değer sıralamasında yerin altlara doğru düşmeye başlar..
    zaten ilk sıraları kaybettin mi, düşüşün hızıda artar..
  • bir tabak çerez, bir paket çikolata, bir fincan kahve gibi de bitebilen bir şeydir dostluk. çikolata, azaldıkça kendini yenileyen bir şey olamadığı için biter. dostluklar da insanlar kendilerini yenileyemeyip birbirlerini, dostluklarını üzerine kurdukları her şeyi tüketmeye başlayıp yerine yenilerini koyamadıkları zaman biter. istenmese de biter, bir araya gelip yapacak daha az şey bulmaya başladıkça biter. içine bir şey girmek zorunda değildir. dostluk da ebedi olmayan bir ton şeyden biridir.
  • birgün yardim istediginiz en sevdiginiz dostunuzun olaydan günler sonra ''yaa kusura bakma'' dedigi an gerceklesen ...ve hala hic birsey olmamis gibi , ''canim benim'' tripleriyle mide bulandiran versiyonlari vardir.
  • normalde söylendiğinde üzeceği tahmin edilen haksız bir eleştirinin ya da yorumun bir çırpıda dökülüvermesidir dudaklardan. işte o an hissedilir gözden çıkarılmış olma duygusu tüm yoğunluğuyla. uzatmaları oynuyordur tanrıya eksikliğinden koruması için dua ettiğiniz bağ. konuşma devam eder, espriler havada uçuşur, gülünür, ağlanır. ama artık bitmiştir birtakım şeyler. gözlerde eski samimiyeti aranır da bulunamaz... ve bir müddet sonra durum kabul edilir. hakem bitiş düdüğünü çalar, takımlar sahayı terk eder...
  • yavasca bitmesi daha bir uzucudur. bir gun "hicbir sey olmamis" gibi devam etme ihtimali de yoktur cunku bir sey olmamistir ki...sadece zamanla yollar ayrilmis, "ee,daha nasilsin?" da baska konusulacak bir sey kalmamistir. eski iyilikleri hatrina ucundan ceke ceke suner, inceldigi yerden sessizce kopar.
  • ne zamanki paylaşımlar azalır, o zaman yıkılır en dirençli dostluklar dahi. çünkü ben bir yerlerde, bir şekilde öğrendim ki;

    "hiç bir güç, hiç bir anı ya da hiç bir acı zamanın yıpratıcılığına dayanamamıştır."