şükela:  tümü | bugün soru sor
  • cok iyi bir romanci ile insanlik tarihinin en buyuk filozoflarindan birinin karsilastirilmasi.

    ccc franz reyiz ccc
  • kafka kafa bulandirir,gridir,karanliktir,bogar,bogar bogar!
    ama dostoyevski, nasil bir zerafettir o allahim! nasil betimlemelerdir oyle zarif ve etkileyici! yormaz sizi, sıkmaz,alıııır, goturur dıyardan dıyara...
    ben yazarken cok etkısınde kalıyorum dostoyevskı`nın...
    en sevdıgımdır...
  • dostoyevski realizm akımının temsilcilerinden olarak gerçeği olduğu gibi verir. kafka ise olağanüstü ve gerçek dışı durumlara ve anlatımlara başvurabilir.
  • dostoyevski taştan konu, konudan taş çıkarabilirken kafka insandan böcek, böcekten uzay gemisi çıkarabilendir.
  • dostoyevski, insan ruhunun en derin yerlerine, en karanlık noktalarına kadar girer. bu konuda bir sihirbazdır diyebiliriz. karakterlerini yavaş yavaş bize öyle bir tanıtır ki karakterin yaptığı sıra dışı bir şeye şaşırmaz, bilakis bizzat beklediğimizi yapmasıyla bir parça dostoyevski gibi ya da dostoyevski karakteri gibi hissederiz kendimizi. psikolojik çözümlemeler yapmakta ustadır. bu nedenle daha insani ve insana dair bir yazardır.
    kafka ise toplumsal çözümlemelerle felsefi sonuçlara ulaşır. buna karşın felsefesi, bireyleri etkilemez pek; çünkü insana fazlasıyla uzak, topluma yakındır.
    dostoyevski laciverttir.
    kafka ise toplumlar gibi renksizdir.
    dostoyevski, en siyah anında bile sıcaktır.
    kafka, en renkli halinde bile soğuktur.
    kafka'nın peşine düşüp elde edemediği birey ve insan kavramı; dostoyevski'nin uzmanlık alanıdır.
    kafka'nın felsefesi ise dostoyevski'nin bireyinde gizlidir ve yaşar.
  • "sevgili okuyucular, şimdi siz dinlemek isteseniz de istemeseniz de ben size niçin bir böcek bile olamadığımı anlatmak istiyorum. tüm içtenliğim ve ciddiliğimle söyleyeyim, böcek olmayı bile şiddetle istedim."

    yeraltından notlar* - fyodor mihailoviç dostoyevski

    "bir sabah tedirgin düşlerden uyanan gregor samsa, devcileyin bir böceğe dönüşmüş buldu kendini."

    dönüşüm* - franz kafka

    kafaları aynı çalışan ama dilleri farklı dönen, benzer acıların içinde debelenen ama bu acıları farklı açılardan anlatan iki yazarın karşılaştırması. ikisi de toplumdan, insanlardan, düzenden ve bunların çarpıklıklarından şikayetçi ve genel bir değişikliğin/düzelmenin mümkün olmadığının farkında olduklarından bu şikeyetlerini kişisel isyanlarla dile getiriyorlar. biri tüm bu çarpıklıklardan kurtulmak için böceğe dönüşmeyi arzularken, diğeri bu dönüşümün nasıl bir çarpıklıkla sonuçlanabileceğini anlatmış.
  • dostoyevski'ye hakaret.
  • toplumun farklı olana yaptığı muameleler, dışlanmalar, iki farklı adam ve kendi ifadeleri ile iki hasta adam.
  • karışlaştırmaya çalışmak kabul ediliebilir bir eylem olabilir. belki eserlirini daha da anlamlandıracak şeyler öğrenebiliriz ama kalkıp birinini birini sikip atacağını söylemek çok yersizdir, ve kesinlikle ikisini de almadığımızı gösterecektir.
    yine de bu kıyasla ilgili olarak diyebilirim ki; dostoyevski yer yüzünün gördüğü en iyi roman yazarlarından biridir, belki de tektir. içinde bulunduğu toplumun çarpıklığını öyle bir göstermiştir ki amcamız halen okuyan insanlar algıyamamaktadır. anlamak için biraz toplumdan sıyrılmaya iter seni, uzaklaşmaya, yanlızığı. kumura, fuhuşa bile sürükler seni ve hatta cinayete.

    kafka ise böyle değildir. bence çok üst düzey bir roman yazarı filan da değildir. fakat kafka bir filizoftur, onun oturup roman yazmasını bekleyemeyiz. romanlarını, hikayeler olarak okuyamayız, okursak kafamız karışır, allak bullak olur. kafka kullandığı sembollerle, ve müthiş hayal gücüyle anlaşılması zor şeyleri anlatmıştır. onu anlamak için, toplumdan sıyrılmamız gereksiz olur. yalnızlık, kumar, fuhuş... (dosto da belirtiğim şeylerin hiçbiri) onu anlamamıza katkı sağlamaz, hatta zarar verir. kafka'yı anlayabilmek için, görünen şeyin ardında ne olduğuna bakmamamız lazım. duyu organlarımızın bize anlatıkları şeylere batıl gözüyle bakmamız lazım. velhasıl delirmemiz lazım.

    edit: bu amcalarımız bir akımın parçası olarak görmek de bize bir şey katmaz. bu amcalarımız zaten kalıplara sığmayan insanlar. romantizmdir, realizmdir, sürrealizimdir falandır filandır onlar buna gelemezler. eyvallah illa ki yaklaştığı yerler vardır ama bir akımın parçası olacak adam, yeraltından nolatır yazmaz ya da şato'yu.
  • ben de dostoyevski'yi daha çok sevsem de dostoyevskici arkadaşlar kızmasın ama kafka'nın daha üstün olduğu karşılaştırma.

    dostoyevski'ye göre en ulaşılamaz iyilikler ; pürüzsüz , çelişkisiz ahlak anlayışı ve dahası herşey yapmış ya da işlemiş olduğumuz büyük günahların sonuçlarından gelir.

    kafka'ya göre ise birşey yapmış ya da işlemiş olmamız gerekmez , bizi değiştirmeye zorlayacak olanların düşüncesi , varlığı bile yeter.