şükela:  tümü | bugün
  • bilet fiyatları biraz daha ucuz olsa hoş olur ama... onlar da haklı. herkes tiyatro izlememeli türkiye'de. yoksa insanların birbirinden farkı kalır mı? özellikle öğrenciler hayatta izlemesin. işleri ne değil mi? o paraya gitsinler başka şeyler yapsınlar.

    misal 31 lira ile bir öğrencinin yapabilecekleri:

    31 günlük öğle yemeği parası (yemek 75 kuruş ise 41 gün yemek + 2 ciklet)
    62 poğaça
    5 dersin not parası
    2 kitap

    bunları yapmak varken niye tiyatroya gidelim değil mi?

    not: yaptıkları işleri kötülemiyorum ama en azından izleyebilelim be.
  • yıllardır oyunlarına gitmek istiyorum, ama bilet fiyatlarına olan isyanım yüzünden gitmiyorum. bence 56 tl değil 156 tl yapsınlar.
  • kendileri özgü bir şeyler yapmaya çalışan insanlardan oluşan tiyatro şeysi.
  • geçen sene hürriyet seri ilanlar'da çeyrek sayfa ilan vermişti dot. proje asistanı aranıyor diye. özellikler anlatılmış vs. cv gönderip başvuruda bulundum. randevulaştık. şu ana kadar her şey kurumsal.

    görüşmeye gittiğimde kapıda gişede duran gençler var ya öğrenci mi koltuk gösterici mi kimdir bilemiyorum onlardan biri karşıladı beni. ayaküstü görüşmemizde - sahiden ayakta soruları yanıtladım - ilk cümleleri şu oldu "yalnız bu gönüllü bir iş hiçbir ücret vermiyoruz" !!!

    bunu yazmayın ama o koca çeyrek sayfa ilanda e mi? gidince direkt yüzümüze söyleyin ki bön bön kalalım öyle...

    kısacası tiyatro sanat kültür vesaire... ama kurumsallaşmak her şey için elzem. yani biz sanat yapıyoruz diye böyle bir imaj çizmek hiç yakışmıyor. üstelik aldıkları bilet fiyatları ortada, g-mall kira bedeli alıyor mu bilemiyorum ama murat daltaban'ın iyi bir geliri olduğunu tahmin ediyorum. açıkça stajyer arıyoruz da demiyorlar ki stajyerler için kabus olan en kötü yerler bile (bkz: iksv) yol+yemek veriyor. daha düzgün yerler (bkz: digiturk) asgari ücret+ssk bile veriyor.

    herhalde o kapıdaki çocuklar da tiyatro öğrencileri filan, bir gün rol çıkar umuduyla takılıyorlar orada. ama tiyatro sever diye insanları bedava çalıştırmak bana tamamen emek sömürücülüğü olarak geliyor ve dot gibi karşıt bir tiyatroya bu kadar kapitalist bir tutumu yakıştıramıyorum.

    tekrar gazeteye ilan vereceklerse, belki sadece hayranımız öğrenciler değil daha deneyimli insanlar da başvurabilir diye düşünerek umarım en azından *gönüllü* aradıklarını belirtirler...
  • marc jacobs´un cok yakinda piyasaya sürecegi yeni kadin parfümü.
    puantiyeli ve cicekli sisesi ugur böcegini andiriyor.
    koku bögürtlen, hanimeli, yasemin, hindistan cevizi suyu, portakal cicegi, vanilya ve misk notalarindan olusuyor.
  • biraz pahalı, ama pek hoş marc jacobs parfümü. şişesi de parfüm kadar güzel. duş jeli ve vücut losyonu ürünleri de mevcut.
  • kalıcılığı hakkında çok da olumlu şeyler söyleyemeyeceğim ancak ilk kokladığım an kendine aşık eden marc jacobs daisy 'yi bir kenara attıracak kadar güzel kokuyor, gerçekten çok başarılı. belki çiçek kokuları daha ağırlıklı olabilirmiş ama bu durum tüm gün burnum bileğimde gezmeme engel olamadı. çok güzel! şişesinden bahsetmiyorum bile.
  • yaratıcılık adına sıfır denecek kadar beceriksiz bir tiyatro. yabancı yazarların oyunlarını kendilerince adapte edip oynuyorlar. bi kendiniz bi şeyler yapın lan! sadece oyunculuk mu olum? tiyatroyu, özenti bi sahneye çevirdiniz amk.
  • yüzyıllar evvel 'dot yeni oyunlar projesi'ni yapmışlardır. sonrasında ise türk metnine üvey kardeş muamelesi yapmışlardır. daltaban kel başını okşayadursun...