şükela:  tümü | bugün
  • burdur'da üçüncü piyade er eğitim tugay komutan yardımcılığında yapılan askerlik.
  • normalde 28 gun suren, ancak "gec giderek bir gun kazanirsin aga" denilerek 17'den sonra teslim olmaya gidenler icin 29 gun suren askerlik tipi. siz siz olun, makul bir saatte gidin. bir gun nedir ki demeyin, o son bir gun oyle bir koyuyor ki insana.
  • "1111 sayılı askerlik kanununun 35/g maddesi gereğince erteleme şartlarını taşımaktayım. askerliğimin yasal süresi kadar ertelenmesini arz ederim" seklinde kisacik bir dilekceyle erteleme islemi yapilan askerlik cesidi, ki kendisi hayatimda gordugum en kisa dilekcedir. kesinlikle halki sogutacak nitelikte degil.
  • bu tur askerlik yapan erlere halk arasinda aysecik dendigi de olur.
  • 28 gun suren dovizli askerlik 21 gune indirildi...

    bilindigi gibi yurt disinda 3 yil calisan herkes dovizli askerlik hizmetinden oldukca makul bir ucret odeyerek yararlanabiliyor. simdiye kadar suren 28 gunluk uygulama; yurtdisinda calisan iscilerimizin islerini kaybetmesine neden olmaya basladi. cunku yurtdisindaki firmalar isinizden 1 ay uzaklasmaniza izin vermiyor. bu nedenle gurbetcilerimiz ya islerinden ayrilmak zorunda kaliyor, ya da asker kacagi durumuna dusuyordu.

    bunun uzerine gurbetcilerimizin issiz kalmalarinin ve guclukler yasamalarinin onune gecmek icin gectigimiz gunlerde bedelli askerlik 21 gun olacak sekilde yeniden duzenlendi...

    simdi buradan soruyorum:

    be ey meclis, be ey genel kurmay; ben 15 ay askerlik yaptigimda isimi kaybetmiyor muyum? hadi gectik onu, 6 ay kisa donem askerlik yapip dondugumde yerimde calisan baska biri olmayacak mi?

    yurt disinda calisan isci ile benim aramda ne fark var? ona isini kaybetmesin diye yaptirdiginiz aysecik askerligini ben neden yapamiyorum? yooo zoruma gitmez, bana aysecik denmesine raziyim. cunku calismak zorundayim, cunku askere gidemem... cunku yillardir calistigim bu isi kaybetmek istemiyorum!

    simdi kalkip ben de mi kanada'ya, isvec'e, kamerun'a calismak icin gideyim? ben de mi terk edeyim bu ulkeyi? zaten zorla buldugum bu isi askerlik adi altinda elimden almaya ne hakkiniz var? ve madem bu hakki kendinizde goruyorsunuz, o zaman bu cifte standart niye?

    bana makul bir cevap verin! neden beni asker kacagi olmaya zorluyorsunuz? neden bu haksizligi kabul etmemi bekliyorsunuz?
  • halk dilinde 'mehmet bey' olarak da adlandirilir :)
  • yurtdışındaki firmalar çalışanlarına 1 ay izin vermediği ve döndüklerinde işlerini kaybettikleri için 21 güne düşürdük açıklamasıyla sanki türkiye'deki firmalar askerlik yapanlara 15 ay izin veriyormuş döndüklerinde de "ahmet hoş geldin, masan senin bıraktığın gibi buyur otur, bi çay söyleyelim çalışmaya başlarsın" diyormuş gibi bir izlenim oluşturmuş gudik uygulama. yanlış anlaşılmasın gudiklik insanların 15 ay yerine 21 gün amelelik yapması değil, bu ayrıcalığın sadece yurtdışında yaşayanlara tanınmasıdır. tamam anladık askerliği kaldıramıyor veya kısaltamıyorsunuz ama madem devlet vatandaşını bu kadar düşünüyor çıkartsın göstermelik olmayan bir yasa da askere giden adamın dönüşte işini güvence altına alsın hadi. onu yapamıyorsa kayıplarımı karşılasın ya hani? bu ülkede azımsanmayacak sayıda insanın ailesi veya akrabalarıyla herhangi bir maddi ilişkisi olmadığından her şeyini başkalarından destek almadan kendisinin karşılaması gerektiğini ve bu insanların askere gidip geldiklerinde hayatlarının nasıl negatif bir yöne girdiğini anlamayacak kadar yabancılaşmış bir yönetim anlayışının bunları yapmasını beklemek komik olur tabi. ama türkiye'de adam gibi bir iş bulup yerini sağlamlaştırmak yurtdışından daha mı kolay? bunu da mı anlayamıyorsunuz?
  • omrum boyunca gecirdigim en acayip, anlamsiz ve bos 28 gunumde yaptigim sey. absurdlugun, anlamsizligin ve yabanciligin sinirlarinin zorlandigi bir mekan. kendimi cok kotu, ama gercekten cok kotu cevrilmis yapmacik bir filmde bir figuran olarak hissetmistim. 28 gun boyunca yurumek, ayakta beklemek ve "konferans" dinlemek disinda askerlik faaliyeti pek yapilmadi. haa, yururken millete pek bi eglenceli gelen bir mars ezberletildiydi:

    canavarlar, geliyorlar
    daglari deliyorlar
    yunani eziyorlar
    kizlarini seviyorlar (not: rutbeli bir kumandan yoksa etrafta sinkaf fiiline donuluyordu)

    hangisini?
    sarisin esmer kumral farketmez
    cunku biz bedelliyiz, bedelliler affetmez
    hey hey heyheyhey

    haftasonlarini iple cekerdik. burdur'da hic olmazsa sahanda yumurta sucuk, doner yiyecegimiz mekanlara dolusurduk. karnimizi doyurduktan sonra da king/okey. benim sansima ramazan ayi ile iki haftasonu cakisti, orucsuz cumartesilerde ise antalya'ya otobus kaldirilirdi. sivilleri giyip dagilirdik sehirde. bir kisim bedelli duzgun yemek ve internet baglantisi arayisina girer, bir kisim da kerhanelere dolusurdu. gece kogusta tevaturlerin bini bir para - abi bi kodumgh rus kiz inledi bi da bi daa zewkten it gibim titrettim muhaha filan muhabbetiyle uyumaya calisilirdi. ramazanin baslamasiyla bu arkadaslar oruca, ibadete sarildilar ve kerhane muhabbetleri de kesiliverdiydi.

    askerlerin kulturel gereksinmeleri de ihmal edilmedi. dogruya dogru. ne menem seydir diye hep merak ettigimiz "ac ac konserini" bu gozler de gordu. efendim, surreal birsey. her insan evladinin boyle seyler oluyor diye gormesi gerek. acik hava sinemasi gibi bir yerde bir salon dolusu azgin bedelli ve uzun donem er cilginca beklesiyor. sahnenin onunde koruma amacli bir barikat olusturulmus, arkada orkestra (ritim box, saz vs.). duvarlarin ustlerinde de barikat yapilmis, niye derseniz birazdan anlatacagim. once giyinik bir sarkici cikar, gariban yuhalanir, s..git tezahuratlari arasinda sanatini icra etmeye calisir. neden sonra assolist hanimkizimiz ortaya cikar. manzara su: bir kizcagiz sahneye gelir. uzerinde sadece bir bornoz vardir. evet, bildiginiz havludan bornoz. herhalde sokakta disi kopek gorunce azacak bir abazan kitle icin victoria's secret'tan giyinecek degildi hanimkizimiz, ama bornoz ne oluyor yaa? neyse efendim, orkestra galiba caliyor tiscak tiscak birseyler ama ugultu ve ac ac nidalari tamamen bastiriyor. derkeeen, evet buyuk an geliyor ve hanimkizimiz bornozunun onunu acmak suretiyle bir flash yapiyor. ac kapa, ac kapa. yeri gogu inletiyoruz. bu arada gozum duvarin uzerinde nobet tutan askerlere kayiyor. duvarin arkasindan bazi kafalar belirip duruyor, bizim nobetciler de supurge ile bunlari asagiya itiyor. muhtemelen iceri girmek icin fis alamayan erat. kafalarina supurgeyi yedikce 2.5-3 metrelik duvardan asagiya dusuyorlar, sonra tekrar izlemek icin tirmaniyorlar. karikatur gibi.

    zamaninin 10bin alman markina malolan bu absurdluk deneyiminin son gunu kosar adim kendimi burdur otogarina atarak arkama bakmadan ilk ankara otobusune binip kacmistim. bir daha da burdur'a gitmedim. gitmem de.
  • aha bir de ingilizce olarak tipik bir asker gunu (arkadasa ilk hafta sonunda yazilan mesajdan yapistirma):
    millitary service is very interesting. they put us in groups of 38, and we do
    everything together with this group. all of these people come from different
    countries (mostly european). most of them are not educated, they work in
    constructions or gyro places in germany, france, sweden etc. there are only 3
    university graduates out of 38 in my group. and the higher rank officers are
    very respectful. i believe they are told to treat us good so we remember the
    country well and come back at some point.
    they wake us up at 6 am. you have to shave, clean your boots, brush your teeth
    and wear your uniform until 6.30. i am one of the lucky ones; i shear my
    sleeping quarter with 9 other guys, my room is called "the king suit" because
    the other guys share their rooms with 30-40 or 50 people in some cases. you
    also share the bathrooms, therefore it is pretty dirty and there are big lines
    especially in the morning. then they put us in raws and count. it takes about
    half an hour (some people are not so disciplined/smart). at 7 am they bring us
    to have breakfast. it is usually feta, tometoes, jam (closed package) and
    butter (closed package), bread and tea. i usually eat the butter and jelly with
    bread just in case. they serve the tea with sugar already in it, it's very interesting.
    anyway, than they take us to greet the commander of the base. it takes about
    half an hour too (putting everyone in raws). after the greeting so far they
    made us train how to walk and turn and greet, with 10-15 minute breaks here and
    there. they did this because we had the "oath ceramony" today. we walked and
    greeted in front of the governer of the city and the commander of the area so
    they were pretty strickt. still, most of the time, they were asking politely to
    do stuff. they say that the following weeks will be much easier, this was the
    hard part of the service. from now on they will show us movies (about turkish
    history and patriotic movies) and bring us to seminars (about turkey's position
    politically and millitary wise etc.)
    anyway, at 11.30 they put us again in raws and bring us to the food court. at
    12.00 we have lunch and until 2.00pm we have free time. we have shadows
    reserved for each group of 38, so we gather there and drink tea or juice and
    joke around. luckily there are a few guys who know a lot of jokes, so the time
    passes fast. after 2, they put us together again and count. millitary service
    is mostly putting people together and counting them i guess. then they train us
    again until 5.30 (at least so far). at 5.30 they put us together again and
    bring us to the food court for dinner. from 6.00 until 7.30 we have dinner.
    then we have some free time again and we have to be in the sleeping quarters at
    9.00pm. they count us again there :) then we have free time until 11.00pm. at
    11.00 the lights go off. normally every one has to sleep (except the ones who
    have the watch duty) but because of the world cup games they let us go and
    watch them too (they started at 10.00 and finished at around 12.00 local time). the
    biggest problem is the shower. they only allow us to shower between 5.30 am to 6.30 am or
    from 10.00 pm till 11.00pm. since there are 200 people who are sharing 20
    shower cabinets it is impossible to shower every day but again so far i was
    lucky i could have shower almost every day.
    this is a typical day in turkish army. today after the "oath ceramony" they let
    us free until 5.00pm. i am in the city right now (burdur, a city 5-6 driving
    hours south of ankara, 1 hour north to the mediterranian cost), in an internet
    cafe. the weather is surprizingly cool. there is a slight wind, i think the city
    is high (900 m from the sea level) i have to go back in half an hour. i will be
    allowed to go out tomorrow and the next day (saturday and sunday) from 9 am till
    5pm but i have to go back to the base at night.
  • hakkında http://www.asal.msb.gov.tr/…yurtdisiislemleri_2.htm adresinden bilgi edinilebilir..