şükela:  tümü | bugün
  • kezban turnusolu kaş makyajı.
  • genelde odun gibi kapkalın simsiyah ve dümdüz yaptırılır.
    kadının yüzüne bön ve barzo bir ifade verir.
  • microblading varken yaptırılmaması gereken hede. tamam microblading'in ömrü 1-1,5 yıl; ama kalıp gibi durmuyor dövme gibi en azından.
  • kadınların güzelleşmek uğruna yapayım derken onları daha çirkinleştiren şeylerden biri.
  • bir dönem ugg neyse şimdi de dövme kaş o. ucuzladıkça aldığı görüntü korkunçlaşıyor.
  • ciddi bir kaş kaybı, şekil bozukluğu filan yoksa yaptırılmaması gereken kaş. normal kıl görüntüsüyle kimsenin kaşı simetrik değil fakat yapılan bu uygulamayla bir simetri oluşuyor ve görüntü yapaylaştığı için iticileşiyor.

    şu dudak dolgusu, kıl tekniği kaş uygulaması, burun estetiği, yanak dolgusu vs vs'ler gerçekten güzelleştirmiyor kadınları. yapaylaştırıyor ve birbirine benzeyen bir ton yapay görünümlü insan çıkıyor ortaya. ne kötü...

    bazen sosyal medyaya baktığınızda anormal ben miyim acaba diye düşünmüyor değilsiniz. sonra bir bakıyorsunuz yaptıracak bir şey bulamıyorsunuz kendinizde. yani kusursuz olduğunuzdan değil tabii bu karşı duruş, kusurlarınızla kendiniz olmanın güzelliğini bilmenizden kaynaklı tamamen.
  • liseden sonraki yaz hint kınası ile geçici dövme yapıyordum. ne çizim işinden anlıyordum ne dövmeden. sadece girişimci komşumuzun bu işi sen kotarırsın terennümüne boyun eğmiş dükkanının önüne tezgah açmıştım. öğrenmek için tüm tanıdıklara dövme yapmış, yanıma da çizim özürlü en yakın arkadaşımı almıştım. daha sonra bu arkadaşım "kılıca sarılı yılan" figürünü "ağaca sarılı eşek" şeklinde kompoze edecekti. yıllarca tartışması oldu, kulaklı yılan mı olur amk?

    haftalar sonra birgün ki artık çizebilen noktaya geldimiz vakitlerde bir abla benden ona kaş yapmamı rica etti. dedim nasıl olacak? dedi ki yarın komple kaşlarımı alıp geleceğim ve sen bana güzelce kaş çizeceksin. tabii ki kendime güvenmediğim için kabul etmedim ve bunu beceremeyeceğimi daha önce yapmış olduğum dövme fotoğraflarını örnekleyerek gösterdim. her ne kadar bunun geçici olacağına beni inandırmaya çalışsa da bu salvolarını yemedim. ortaya ne çıkacağı gerçekten belirsizdi benim için ve bu riski alamazdım.

    ertesi gün kaşlarını almış bir şekilde geldi bu hanım abla. sektörü o anda bırakmayı aklımdan geçirdim ilk etapta ama şok etkisiyle daha kötü görünemeyeceğine de beni inandırdı açıkçası. nasıl olur ne yaparız derken bir iki örnek çizerek bir cesaret kaşlarını hint kınası ile dövdüm. baya da dikkatle ve özenle yaptım hani. birkaç saat dokunmamasını, yıkadıktan sonra daha estetik görüneceğini söyleyerek gönderdim.

    geceye doğru baktım ki bizim abla tekrar geldi. geldi ama nasıl geldi? senin yüzüne ne olmuş dememek için kendimi zor tutuyordum. boş bulunup ne olmuş dese töbe estağfurullah böyle bir şey olmuş diyeceğim resmen. yani kaşın insan yüzünde bu kadar önemli olabileceğini hiç tahmin etmemiştim daha önce. ifadeyi direkt etkiliyordu zira abla bana o kadar kızıp bağırmasına rağmen sürekli şaşırmış gibi bakıyordu. durum o kadar trajikken kadındaki ifade şuydu. eğer memnun değilse zorro maskesi çizerek kapatabilirim teklifime küfürle yanıt vermesi ortamı biraz gerse de o geceki mutluluğu kaşlarından okunuyordu.

    (bkz: yer yarılsa da içine girsem denilen anlar)
  • karşıdakini dövebileceği halde , arkadaşının uyarısını(dövme , kaç) duyan kişinin kendisine bıçak çeken kişiyle dalaşmayıp olay yerinden uzaklaşması hadisesi.
    (bkz: serbest çağrışım)