şükela:  tümü | bugün soru sor
  • var olmayan sözde kök hücre tedavileri ile insanları tedavi ettiğini iddia eden kişi.

    aslında durumu çok farklı kelimelerle çok daha net şekilde ifade etmek isterdim ama entry gg olmasın diye bu ifadeyi tercih ettim. detaylarını ve yapılanın vahametini anlatayım.

    bir tüccar olarak kendisi ulusal medya organlarına da çıkıp kök hücrelerle çeşitli hastalıkların tedavisini yaptığını rahatlıkla belirtiyor.

    --- spoiler ---

    ...dr. bekmez, "kök hücre, diyabet dışında da birçok hastalığın tedavisinde kullanılıyor. otizm, omurga zedelenmeleri sonrası felçler, multiple skleroz, parkinson, travmatik beyin ve medulla zedelenmeleri, huzursuz ayak sendromu, kronik yorgunluk sendromu sinir sıkışma sendromları, esansiyel hipertansiyon, siroz, pankreas böbrek hastalıkları ve diğer metabolik hastalıklar kök hücre tedavisinin kullanıldığı hastalıklar arasında" dedi....
    --- spoiler ---

    maşallah bu aile hekimi sertifikalı iç hastalıkları uzmanı doktor arkadaşımız diyabetten parkinson'a, hipertansiyondan otizme kadar bir çok hastalığı kök hücreler ile tedavi edebiliyor. sadece bunlar da değili erken boşalmadan, saç ekimine, estetik müdahalelere kadar her türlü farklı branşın uzmanlık alanındaki operasyonları da bu süpermen arkadaşımız kök hücrelerle hallediveriyor hemen.

    sadece bunlar da değil, facebook adresinde yazan hastalara verdiği cevaplarına göre als hastalığın mı var, kök hücre tedavisi, burger hastalığın mı var, hemen kök hücre tedavisi, sedefin mi tabii ki kök hücre. neyse kısa keselim, kendi deyimiyle 100'e yakın hastalığa kök hücre tedavisi ile çözüm buluyor. kanser aşıları da ondaymış!

    peki gerçekte dünyada durum ne?

    bir çok hastalık konusunda çeşitli klinik deneyler devam etse de fda onaylı kök hücre tedavi ürünleri an itibariyle sadece 16 tane. bunlar da genelde çok spesifik durumlarda/hastalarda kullanılan patentli ürünler. bu iç hastalıkları uzmanımızın yaptığı uygulamalarla alakası yok tabi.

    mesela bu dr. ayhan bekmez'in yukarıda linkini verdiğim cnnturk'teki röportajında heyecanlı bir şekilde tip1 diyabeti nasıl tedavi ettiğini anlattığı durum gerçek mi sizi çok sıkmamak için şöyle işin bilimsel yönüne çok girmeden şu çok güncel bir anektodla beyin fırtınası yapalım.

    jacob sten petersen, novo nordisk adlı dünya ilaç devinin araştırmalardan sorumlu başkan yardımcısı (corporate vice president in global research ). bu 95 yıllık ilaç devinin uzmanlık alanı, yani ürettiği ilaçlar diyabet üzerine. jacob sten petersen'in son 20 seneye yakın bilimsel çalışmalar yaptığı uzmanlık alanı da diyabetin kök hücrelerle tedavisi(olasılığı). bu alanda 60 civarı uluslararası bilimsel yayını var. aynı zamanda dedik ya novo nordisk'in araştırmalardan sorumlu başkan/ceo yardımcısı. o yüzden bu şirketin neredeyse sınırsız mali gücü ve dünyanın 79 ülkesinde faaliyet gösteren, 43,100 çalışanının arasında bu konuda şirket için araştırmalar yapan yüzlerce biliminsanı emri altında. ne acı tesadüftür ki bu adamın 5 yaşındaki kendi öz kızı da tip 1 diyabet hastası. eğer diyabetin kök hücrelerle herhangi bir tedavisi olsaydı ne beklerdiniz? ilk başta bu adamın bir şekilde haberinin olması ve kızını tedavi ettirmesini değil mi? peki daha bugün yayımlanan röportajında bu arkadaş ne diyor?

    --- spoiler ---

    hayvan deneylerimiz olumlu, bir kaç sene içerisinde insanlı klinik deneylere başlayacağız, sanırım çalışmalar şimdi 5 yaşında olan kızım 20 yaşına geldiğinde sonuçlanır sonrasında tedavi olmuş olur
    --- spoiler ---

    yani adam kendi öz kızı için bile 15 sene sonra tedaviyi öngörüyor, bir kaç sene sonra yapılacak klinik denemelere bile sokmayı düşünmüyor/kıyamıyor, çünkü adı üzerinde klinik deneme...

    başka örneklerle devam edelim. melesa bu iç hastalıkları uzmanı dr. ayhan bekmez'in kök hücrelerle als tedavisinin gerçek durumuna bakalım. şu anda en umut verici tedavi israilli bir firmanın geliştirdiği nurown uygulaması. onun da klinik çalışmaları devam etmekte. daha fazııı çalışmalarına yeni geçtiler, yani tedavi için doğru tercih olup olmadığı yaklaşık 5-6 sene ortaya çıkacak. ki eğer onaylanırsa, sadece bu israilli firmanın patentlenmiş yönteminin doğru olduğu ortaya çıkacak yani kök hücrelerle tedavi olacak hastaların o firmaya veya o firmanın anlaşmalı olduğu doktorlarla o yöntem ile şansı olacak. kök hücrelerle uygulanan bir yöntem doğru olduğu için her kök hücre yöntemi işe yarar demek değil. yani öyle iç hastalıkları uzmanı dr. ayhan bekmez'in yaptığı gibi ufak bir liposuction ile sende yoğ dokusu alalım, ondaki adipoz kök hüceleri çoğaltıp hop kana verelim geçmiş olsun tedaviniz tamamlandı değil.

    hazır yöntemlerin ne kadar farklı olabileceğinden söz açılmışken şuraya bir bilimsel makale de bırakayım. tip2 diyabetin kök hücreler ile tedavisi için bugüne kadar yapılıp bilimsel sonuçları yayımlanmış 13 klinik denemenin sonuçları içeren bir tablo. dikkat ederseniz, her bir çalışmada denenen kök hücre tipi, enjekte edilen hücre sayısı, hücrelerin enjekte edildiği yerler bile dramatik bir şekilde değişiyor. mesela hücre sayısını alırsak, hastanın kilosu başına yaklaşık 300.000 kök hücre enjekte eden de var (ortalama bir hasta için 15-20 milyon), 3 milyar kök hücre enjekte eden çalışma da var. iki çalışma arasında neredeyse 200 kat fark kullanılan hücre farkı var. o yüzden birisinin başarılı olması demek, diğer tüm kök hücre yöntemlerin başarılı olacak demek de değildir.

    bu da sıcak bir gelişme olduğu için parkinson örneğini vereyim. parkinson tedavisi için en umut verici kök hücre klinik denemeleri bu ay başlayacak. tahmini olarak da 5-10 yıl içerisinde sonuçlanması bekleniyor. eğer parkinson'un şu anda iddia edildiği gibi kök hücrelerle bir tedavisi olsaydı bu nobel ödüllü adamın yönettiği enstitü, milyonlarca dolar ayırıp yeni bir klinik çalışmaya başlamazdı değil mi? hele hele ips hücreleri gibi zorlu, riskler barındıran bir kök hücre çeşidi kullanarak. yoksa iç hastalıkları uzmanımız dr. ayhan bekmez gibi hop liposuctiondan elde edilen yağ dokusundan adipoz kökenli kök hücreleri ayıkla, laba gönder çoğaltsınlar, damardan enjekte et, parkinsonun tedavi oldu. salak bu japonlar yemin ediyorum salak(!)

    neyse ki bizim iç hastalıkları uzmanı süpermen dr. ayhan bekmez'imiz var. parkinson'dan diyabete, erken boşalmadan, otizme kadar her türlü hastalığı kök hücreler ile tedavi edebiliyor. onun yanında saç ekimi ve her türlü estetik müdahaleyi de yapabiliyor.

    insan tabi haliyle dahiliye uzmanı olduğu halde her türlü hastalığı şak diye kök hücrelerle tedavi edebilen böylesi değerli bir doktorumuz, böylesi değerli bir biliminsanımız var da neden hala nobeli almadı diye hayıflanmıyor değil. sanırım yabancılar sadece istanbul'daki 3. havalimanımızı değil, dahiliye uzmanı dr. ayhan bekmez'imizi de kıskanıyor...ondan göz önüne çıksın istemiyorlar.hoş gerçi kendisi de göz önüne çıkmak için pek bir şey yapmamış. o kadar hastalığı tek başına tedavi edebiliyorken bu konuda yayımlanmış tek bir bilimsel makalesi yok. bu konuyu geçtim, kıytırık bir türk dergisinde "editöre mektup" şeklindeki kıytırık bir ilaç dozu makalesinde 3. isim olmaktan başka yayımladığı çalışma da yok.

    neyse umarım sadece dünya değil, en kısa zamanda türk tabipler birliği ve sağlık bakanlığımız da bu cevheri keşfederek hakettiği ödüllere boğarlar.

    peki diyeceksiniz biz orada burada hep bu kök hücrelerle bir çok hastalığın tedavilerini duyuyoruz, ne iş? duyduğunuz yerler hep medya. yukarıda da örneğini verdiğim gibi kendilerinin reklamını yapmak isteyen kişiler tarafından abartılmış/çarptırılmış bilgiler içerecek şekilde verilen röportajlar/basın bültenleri sonrası bu konuda uzman olmayan gazeteciler yüzünden editöryal süzgeçten de geçmeden olduğu gibi yayımlanan makaleler/bilgiler bunlar. eh toplumun ilgisini çektiği için de "clickbait" mantığıyla daha da bir pohpohlanıp daha çok yer buluyor bu tür bilgiler/insanlar.

    yok ben tedavilere sadece gazetede rastlamadım, hasta beyanları falan da okudum/gördüm, onlar ne olacak?
    bu konuda iki ihtimal/sebep var. bunlardan birisi günümüz internet dönemi. facebookta hasta grupları, internette hastal forumları vs. gibi her tarafta hastaların özellikle dayanışma içinde olması için açılmış mecralar var. gene böyle kontrolsüz gazete haberlerinin bu gruplarda yayılması sonucu hastalarda veya yakınlarında yanlış bir izlenim oluşuyor, kulaktan kulağa da abartılabiliniyor.ayrıca şunu unutmayın ki sahte terapi sunan doktorların da hasta yakınıymış gibi sosyal medyada fake bir hesap açıp, bu gibi mecralara üye olup sahte beyanlar vermesi 3-5 dakikalarını almayacak kadar kolay bir yöntem.

    bir diğer ihtimal de gerçek hastaların gerçek deneyimlerini anlattıkları ama aslında sadece placebo etkisi olan sonuçlar. kök hücrelerle tedavide ilk baştaki denemede çok umut vaad eden sonuçlar veren ama sonrasında (sham-) controlled double blind klinik çalışma aşamasına geçince etkisinin sadece placebo olduğu anlaşılan o kadar çok çalışma var ki, aklınız hayaliniz durur. eğer gerçekten şu anda onaylanmamış bir kök hücre tedavisi hastanız veya hastalığınız için son çare olarak görüyorsanız ayhan bekmez gibi kişilere (ki burada her ne kadar kendisi hakkında entry girilmiş olsa da hem ülkede hem de yurtdışında bunlardan çok var) para kaptırmadan gidin bir pratisyen hekimle gizlice anlaşın, kök hücre nakli diye hastaya serum fizyolojik enjekte etsin. aynı etkileri göreceksiniz. sadece paranız cebinizde kalmayacak aynı zamanda kök hücre uygulamasının getirebileceği, tümör oluşumu gibi çeşitli risklerden de kaçınacaksınız.

    --- özet ---
    günümüzde klinikte etkinliği kanıtlanıp uygulamaya geçmiş bir kaç özel kök hücre tedavisi dışında, hiç bir bilimsel dayanağı olmadan, ne kadar medyatik olurlarsa olsunlar sadece hastaların umutlarını ve paralarını sömürmek için kök hücre tedavilerini sunan dr. ayhan bekmez gibi kişilerden uzak durunuz. ülkemizin durumu ortada. sağlık bakanlığı ve türk tabipler birliği bu gibi kişiler hakkında herhangi bir yaptırım uygulamıyor olabilir ama sağlığınızı ve paranızı sokakta bulmadınız. bu gibi kişilerin önerdiği kök hücre tedavilerinin placebo etkisinden daha fazlası yok. onu da bir pratisyen hekimle anlaşıp hastanızı kök hücre tedavisi uygulanacak diye ikna ettikten sonra serum fizyolojik enjekte ederek de elde edebilirsiniz. hem paranız cebinizde kalır, hem de kök hücre uygulamasının içerdiği risklerden korunmuş olursunuz.
    --- özet ---