şükela:  tümü | bugün
  • paradise lostun muhteşem bi albümü.özellikle herşeyden ve herkesten nefret ederken çok iyi gidiyo.(bkz: nefretle dolayim)
  • ansalon da, dragonarmy nin isgal ettigi yerlerde cikan askeri ve bi derece de sivil gazete. gazeteyi basanlar draconian oldugu icin, draconian times denmistir.
  • cok basarili bir album,ayni zamanda grubun* gelecekteki yonelimlerinin ilk sinyallerini vermeye baslamistir.
  • icerdigi enchantment,hallowed land ve elusive cure parcalari ozellikle dinlenesi,yearn for change ile katatonianin black sessionina ilham olan album.paradise lostun ne $imdiki ne de ilk zamanlari gibi oldugu,sonraki yillarda kaybedecegi super bir denge tutturdugu album.
  • dragonlance settinginde, krynn dunyasinda, draconianlarin cikardigi gunluk gazete. okumasi pek zordur; 3 ayri versiyonu bulunur. sivaklar, bozaklar ve kapaklar icin uc ayri lehcede basilmistir.

    (bkz: new york times)
    (bkz: draconian measures)
  • her şeyiyle ayrı güzellikte bir paradise lost albümü. ayrıca,
    (bkz: once solemn)
  • ilk dinlenildiginde bu ne ya denebilir.. zira sarkilar tek yumurta ikizlerini andirir ilk defada.. ama dinlendikce sevilebilir bazi bunyelerde.. guzel sozler de mevcuttur bu albumde.. (bkz: albume alismak)
  • bende deli gibi i see your face bkz'ı vermek istiyorum;
    (bkz: i see your face)
  • paradise lost'un en sevdiğim albümü; music for nations'dan 1995'te çıkmıştır, süperdir; hele bir forever failure var ki*... albümdeki parçalar

    1- enchantment
    2- hallowed land
    3- the last time
    4- forever failure
    5- once solemn
    6- shadowkings
    7- elusive cure
    8- yearn for change
    9- shades of god
    10- hands of reason
    11- i see your face
    12- jaded
  • ingiliz gothic tanrılarının yapmış olduğu en iyi albümlerden biridir * . bu albüm bir çok şekilde incelenebilir. fakat şu anda ben albümden nöronlarıma akan kadınsı kıvrımların oluşturduğu tümevarımsal şarkı yorumları ile başbaşa bırakmak istiyorum sizleri;
    albümün ilk şarkısının (enchantment) ilk sözleri şöyle diyor;
    "like a fever, fever - inside of me" bir tanrıça ile sevişiyor ve içine alıyor ateşi...
    ikinci şarkıda (hallowed land) ise benim gibi düşünüyor; anaçlık kadına ait değildir; ona yüktür ve onun mükemmeliğini bozar; bir kadın sırtında bir yük olmadan gününü gün etmek şaraba ve sanata doymak ister;
    "you want to live a life time each and every day
    seek hallowed land"

    3. şarkıda ise (the last time) bir erkeğin bir kadının aklı karşısında nasıl çaresiz, zavallı bir şekilde kıvranıp boyun eğeneceğini haykırıyorlar karanlık gökyüzünden;
    " i raise a sunken smile
    as i serve only the ones who served
    what can i achieve
    as you steal the air i breathe "

    karanlığın güçleri bir kez daha yasak elmayı sunuyor adem'e forever failure'da ve karşı koyamayacağını biliyorlar, akıp gideceğinden eminler o yuvarlak kvrımların arasında...;
    "and that joy you need, restricted by one thought
    are you forever - loss of purpose in a passive life
    are you forever - pale, regarded as a waste of time "

    nasıl anaçlık kadına bir yük ise bir kalbe sahip olmakta bir gereklilik değildir; çünkü buna ihtiyacı yoktur; bütün o edebi sözlere, fırça darbelerine, tınılara ilham olduktan sonra insanların kırmaları için onlarla paylaşılacak bir kalbe sahip olmak düşürmezmi zaten bu dişi figürünü *;
    "your powers electrify me
    your prowess repels apathy
    your image can turn your soul to stone " -06.once solemn.

    ve gizem! bir erkeği yakasından tutup en olmadık tuzaklara fırlatabilecek başka bir güç var mı eğer bu gizem birde kadınsı bir güzellik ile bezenmiş ise?
    "a spiral movement, the ultimate mystery
    will you show....will you show who you are?"

    bir insana dinin yaptığı uyuşturucu etkinin çok daha kuvvetlisini bir kadın yapabilir, bu yüzdendirki dinler kadınları uzak tutarlarsürekli erkeklerden, araya bir set çekmeye çalışırlar; dinin amacı olan motive edilmiş iş gücü üretimi zarara uğramasın diye. işte afyon etkisi yaratan bir kadın;
    when i see your frown, hurt will put me down
    if i could see a light shining
    is this borrowed time maybe a final time
    that i can see a light shining

    will you make it slow, pure evil makes it slow
    i know you're brandishing the sign
    dare i take a chance? in this circumstance
    or will i leave without a hope
    when you seal me fate sorrow turns to hate
    if i can see a light shining
    is this borrowed time maybe a final time
    that i can see a light shining -11. i see your face

    son olarak önüne geçilmez tutku(passion);
    opaque the dissident establishment
    that we all suffer
    refill the porous shell with words that mean so many things

    words mean so many things

    the feeling can't avoid you

    stoking the fires of absence
    loss and anguish long departed
    adjust to changes re-arranging, burns in many ways

    pain burns in many ways

    the feeling can't avoid you

    karanlığa yansıyan daha karanlık duygular, en parlak zümrütün bile kömür gibi kaldığı sonsuz derinlikte yankılanan bu sözlerden bambaşka anlamlar çıkartılabilir ama ben şu anda sadece bunları çıkartmak istiyorum...

    *
    *
    *
    *