şükela:  tümü | bugün
  • osmanli gucunu kaybettikce onemi artmis bir istir. zira meydanda kaybedilen savaslari masada minimum zararla kapatma donemine girilmistir.

    dersaadetin ilk tercumani panayot nikosia'ydi. 1665-1673 yillari arasinda tercumanlik yapti. alexander mavrocordato nikosiadan hemen sonra gelmesine ragmen cok daha taninmis bir tercumandir. karlofca anlasmasi oncesi pazarliklarda tercumanlik yapmistir.

    zamanla dragomanlik bir aile meslegine donusur. bu sayede ozellikle ermeni ve rum aileler (ticaret ve bati egitimi sonucu) kazandiklari dil yeteneklerini kullanarak sarayin ust mertebelerine kadar cikmislardir.
  • panayot nikosia bab-i ali'de bas dragoman mevkine geldikten sonra normalde gayrimuslimlere taninmayan cesitli haklarin da sahibi olmustu. mesela ata binebilmek, sakal uzatabilmek, cizyeden muaf olmak gibi. kisacasi osmanli'da onemli bir meslektir dragomanlik.
  • eskiden tercümanlar için kullanılmış bir kelimedir,

    bunlar iki tarafın gerçekten anlaşmasını çoğu zaman daha bile güçleştirirlerdi, umumiyetle rum ya da türk olmayan bir osmanlı tebaasıydı, efendilerini yabancılara dilleri yettiği kadar kötülemek gayretindeydiler.
  • "güzel çeviri güzel türkçe" anlayışını benimseyen dragosfer adındaki çeviri dünyası bültenini çıkaran bir şirketler grubudur http://www.dragomanltd.com/. kendimi hatalı hissediyorum diyenler için dragomanos adında bir sözlüğü de bulunmaktadır http://www.dragomanos.com/.
  • dorgman ltd. tarafından gönderilen cevap metni şöyledir;

    "sözkonusu şikayetin hangi işle ilgili olduğunu ve nedenini bilmiyoruz ama çözümlemek, varsa kusurumuz kendimizi affettirmek isteriz. şikayetin firmamızın çevirisini yaptığı bir etkinlikten kaynaklandığından emin olmadığımızı da belirtmeliyiz. “dragoman”, akadlardan bugüne çevirmen anlamına gelen antik bir sözcük olduğu için tam marka korumasına girmiyor. ve ne yazık ki, unutulan bu ismi yeniden canlandıran firmamızın adı, 10 kadar büro tarafından kullanılıyor. bizim şubemiz veya temsilcimiz bulunmuyor."
  • avrupa dillerine osmanlı devleti'nden geçmiş bir kelime.

    tahmin edileceği üzere kelimenin aslı, tercüman'dır.

    dragoman
  • yalnızca tercümanlık değil aynı zamanda diplomatlık olarak anlaşılması gereken kavram. osmanlı'da müslüman devlet adamlarının kendilerini yetiştirmeleri için arapça ve farsça bilmeleri yeterli görülürdü. koskoca devlet-i ali'nin bürokratları avrupa devletlerinin dillerini öğrenmeye tenezzül etmez, gerekli görmezlerdi. ne de olsa bugünkü amerika ya da ingiltere ne ise o zaman da osmanlı o idi.
    batı dillerini öğrenmek ermeni ve rum dragomanların işiydi, dolayısıyla uluslararası diplomaside de dragomanlar önemli rol oynarlardı. istanbul'daki fenerli rumlar fener rum-ortodoks kilisesinin hiyerarşisine hakimlerdi ve önemli dragoman mevkilerinde bulunmaktaydılar. bu rum toplumunun üyeleri batı avrupa'yla iletişim halinde olup fransız devrimi fikirlerine aşina oldukça yunan isyanının temelleri atılmaya başlandı. odessa'da 1814'de kurulan philike hetaria da dragomanların taşıdığı fikirlerin mahsulüdür. yunan isyanı ve gelişen olaylar neticesinde sultan 2. mahmut istanbul'daki rum-ortodoks patriğini ve baş dragoman'ı idam ettirdi. böylece dragomanlık kurumu sona ermiş oluyordu ve yunan isyanı osmanlı'nın batı dillerinde kendi müslüman devlet adamlarını yetiştirmek zorunda kalacaktı.
  • sade tercüman değil "müsteşar dereceli baş tercüman" demektir.