şükela:  tümü | bugün
  • 17. if istanbul bağımsız filmler festivalinde izlediğim hollanda yapımı belgesel. konusunu ifistanbul'dan kopyalıyorum:

    ''mette holm, haruki murakami'nin ilk romanı kaze no uta o kike (rüzgarın şarkısını dinle) adlı ilk romanını çevirmeye başladığı günlerde, tokyo metrosunda yürürken iki metre boyunda dev bir kurbağa onu takip etmeye başlar. kurbağa, mette'yi her yerde takip eder, sanki; derin uykusundan uyanarak, dünyayı nefretiyle yok etmeye çalışan dev solucan'la kavgasına çevirmeni de dahil etmek ister gibidir. bundan 20 yıl önce, murakami'nin ismini kimseler bilmezken, mette ilk murakami romanını okumuştur. o zamanlar yazarın hayali dünyalarının ileride kendi dünyasını nasıl şekillendireceğini aklından bile geçirmemiştir. o günden beri ise, danimarkalı okuyucularına murakami'nin kafa karıştıran ve tartışılan dünyalarını çevirmek için binlerce saat çalışmış, dünyanın her yerinde milyonlarca okuyucunun aklını uçuran hikayelerle yaşamıştır. murakami'nin yalnız ve hülyalı karakterlerinin söylediklerinin en mükemmel çevirisini bulmaya çalışırken, mette'nin dünyasında da gerçek ve hayal birbirine girmektedir.''

    mette holm'un hayat öyküsü ve kendisi gerçekten ilham vericiydi. kendisini kalabalıklara uyum sağlayamayan biri olarak nitelendirse de onun insanlarla olan diyaloglarına bayıldım. özellikle japonyadaki barda yanında oturanlarla birlikte murakami üzerine olan diyalogları çok güzeldi. keşke murakami'yle olan konuşmasını da seyredebilseydik dedim bittiğinde. maalesef kısa bir belgesel.