şükela:  tümü | bugün
  • ing. serseri, avare... rindlerin akşamı şiirini mesela "night of the drifters" diye çevirebiliriz. gerçi rind de farsça ama idare edin.

    bir de cümle içinde, daha doğrusu şarkı içinde kullanalım;

    i have often told you stories about the way
    i lived the life of a drifter waiting for the day
    when i'd take your hand and sing you songs
    then maybe you would say
    come lay with me and love me
    and i would surely stay...
    (bkz: soldier of fortune)

    @2509594 [k]
  • shamrain'in 2004 çıkışlı empty world excursion albümünün en güzel şarkılarından. gerçi albümde kötü şarkı yok, daha doğrusu shamrain'in eski vokali mika ile beraber yaptığı hiçbi kötü şarkısı yok. sözleri:

    ı sought thousand days
    and thousand nights
    like a ghost ı was
    living from dream to dream
    and dying every waken hour
    and breaking dawn

    ı drifted thousand days
    and thousand nights
    like a trash in the wind
    through the flow of time
    in this empty world
    forever left astray

    ı'm the breeze outside your window pane
    ı'm the shade beside your bed
    ı'm the steps you hear on your stairs
    the mellow voice inside your head
    ı'm the breeze outside your window pane
    ı'm the shade beside your bed
    ı'm the steps you hear on your stairs
    ı'm everything, ı'm nothing

    müziği içinize işler, mika'nın sesi alır götürür. sözlerinin türkçesini de yazıyım mı lan nolur bak. bizzat çevirmeye çalışıcam umarım büyük hatalar yapmam. zaten zor bi ingilizceyle yazmamış adamlar, sakin insanlar bunlar tabi kuzey insanları hep. şöyle:

    bin gündür aranıyorum
    ve bin gecedir
    bir hayaletmişim gibi
    rüyadan rüyaya yaşıyorum
    ve uyanık olduğum her saat ölüyorum
    ve şafak söküyor

    bin gündür başıboşum (avareyim)
    ve bin gecedir
    rüzgardaki bir çöp gibi
    zamanın akışı içinde
    bu boş dünyada
    sonsuza kadar yoldan çıkıyorum

    ben pencerenin dışındaki esintiyim
    ben yatağının yanındaki gölgeyim
    ben merdiveninde duyduğun ayak sesleriyim
    ve kafanın içindeki yumuşak sesim

    ben pencerenin dışındaki esintiyim
    ben yatağının yanındaki gölgeyim
    ben merdiveninde duyduğun ayak sesleriyim
    ben her şeyim, ben bir hiçim
  • rüzgarda oradan oraya uçup giden kararsız solgun yaprak tanesi gibi hissettiren shamrain parçası. ı'm everything, ı'm nothing dizesiyle de baş döndürmeye başlar ve nefesinizi tıkamaya başlar. sonra bir anda sigara yakarken bulursunuz kendinizi..
  • whitesnake'in ünlü şarkısı here i go again'in 87 versiyonunda, orijinal versiyonu olan 1982 tarihli versiyonda geçen "like a hobo, i was born to walk alone" kısmında hobo'nun yerini alan sözdür. şöyle olmuştur 87 versiyonunda "lke a drifter, i was born to walk alone.

    sözlük anlamı; işi gücü olmadan dolaşan,sürten anlamındadır. aynı zamanda berdüş, seyyar satıcı olan kişiler için de kullanılır.
  • 4:47 süreye sahip bu iron maiden parçası "killers" albümünde yer alır.yaratıcısı steve harris olup "the first ten years" setinde yer alan ilk single da harika bir konser yorumu mevcuttur.
  • iron maiden sarkisi..

    drifter

    (steve harris)

    walk away!

    look out now, baby won't you take me away,
    sittin' here its gonna be a new day.
    gotta sing my song and i can't go wrong,
    gotta keep on roaming, gotta sing my song.

    what you feeling when you hold me tight?
    i'm gonna cuddle up with you tonight, gonna get you feeling so secure.
    listen child don't you see there's a cure?
    anywhere got to get you away, feels so good think it's gonna be a new day.
    i'm gonna get my song till i can't go on,
    i'm gonna keep on roaming gonna sing my song.

    i want you to sing it, sing it, sing it, sing it along.
    i want you to sing it, sing it, sing it, sing it along.
  • aynı zamanda bir wild nothing şarkısı.

    touch my face, wipe my cheek.
    talk to her, go to sleep.
    dream of nothing, wake up tired.
    talk to no one, not today.

    i feel like drifting now.
    i’m going to drift into your eye.

    touch my face, wipe my cheek.
    talk to her, go to sleep.
    dream of nothing, wake up tired.
    talk to no one, not today.

    i feel like drifting now.
    i’m going to drift into your eye.
  • amerikan'cada drift "olayı" (!) nın uygulayıcısı... daha doğrusu (biraz argo da olsa) "hastası" demektir.
    (bkz: drift)
    (bkz: drifting)
    ve hatta
    (bkz: the fast and the furious tokyo drift)
  • iron maiden'in ilk yillarindaki konserlerinde 10 dakikaya uzatarak soyledigi (running free gibi) ve izleyicilerle mukemmel bir etkile$ime girdigi eglenceli $arki.
  • belçika kökenli kuartet.

    lighthouse'un da yer aldığı flow isimli albümü beğenilesi.