şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ayasofyanın yanında bir hint restoranı.

    arkası yarın..
  • teras katinda bayagi guzel bir manzarasi var; biryani dedikleri pilav ve uzerine doktukleri mercimekli sos bi sahane.
  • bu restoran dünyanın en iyi hint restoranı olarak geçiyor.hintli biri işletior aynı zamanda ahçıda kendisi fakat türk ortağıda varmış.bu restoranı açmak için turkiyeyi seçmesinin sebebi 10 numara lezzetli etler olduğu içinmiş.

    tatlı olarak kulfi enfes olmakla birlikte meyve aromalı hint içecekleri beş para etmez
  • ilk defa hint mutfağı tadacaklar ve aynı zamanda vejetaryen olanlara yüzünüzde kocaman bir gülümseme yaratacak diyebilirim. vejetaryenlerin genellikle sadece ızgara sebze yiyebilen bir garip insan evladı olduğu düşünülerek hazırlanmış menüler ile kıyaslandığında coşkuyla ağlamak istiyorsunuz..bunun yanısıra mekanın dekorasyonu, muhteşem manzarası ve turist sohbetleri ile sultanahmet'te mutlaka denenmesi gereken bir yer.
  • teras katında gercekten nefis manzara sahibi olan, yemekleri de göründüklerinden ya da tahmin edilenden çooooook daha lezzetli olan, kibar çalışanlara da sahip hint restoranı. "hint yemeği miii, ay igreench" diyenlerin bile memnun ayrılabileceği cinsten. gidin, deneyin. hem biraz sultanahmet havası alırsınız, ne güzel.
  • enteresan şeyler yemek ve dünya mutfaklarına açılmak isteyenler için gayet uygun restoran.

    aslında benim bu "uygun bulma" eylemim mesnetsiz bir hareket, zira hint yemeğinin orijinalini bilmiyorum. fakat burası bana neden uygun geliyor, buyrun:

    1. bi kere sultanahmet'in aşağılarındaki mekanlar kafadan 1-0 öndedir nazarımda. bu kadar subjektifim. artık gerisini okumazsanız da haklısınız, saygı duyarım napim.

    2. üst katına çıkamadık, grup bekliyorlarmış orada. ama bina güzel, gördüğümüz kadarıyla mekan güzel, temiz, ışık güzel, dekor güzel, tuvaletler tertemiz. yalnız, benim iyimser bir ihtimalle 1.62 olduğunu tahmin ettiğim boyum için bile aşağıda kalıyor o lavabo, o klozet. uzun boylular rahatsız oluyorlardır.

    3. ömr-ü hayatımda ilk defa hint yemeği yiyecektim, bunu da garsona söyledim, adam yarım saat şu şudur bu budur diye anlattı. personel menüye hakim ki bu çok önemli bişey. hele yönlendirilmeye ihtiyacınız varsa. "siz ilk defa yiyecekseniz önce bir atıştırma tabağı tavsiye edeyim..." "tavuk yemenizi daha çok tavsiye ederim, hint mutfağı birden ağır gelebilir, bakın şu iyidir vs vs..." aferim adama. ayrıca da ingilizceyi kesinlikle benden daya ihi konuşuyo. yan masadaki turistle elli saat sohbet etti adam. tabi turistin yalnız genç ve güzel bir hatun olmasının da sohbette payı vardır belki bilemiyorum.

    4. tavsiye ettiği şeyler de fena değildi hakikaten. başlangıç niyetine bir tabak getirdi, içinde çin mantısı, hint böreği bilmem ne bişiler var. ayrıca acı sos, bildiğimiz haydari ve nane-maydonozdan yapılmış bir sos daha. o nane-maydonoz olanı ben çok sevdim. acı olan da, eğer çok kullanmazsanız (yani acı sevmiyorsanız, seviyorsanız buyrun kullanın) gayet başarılı. haydari, bildiğimiz haydari zaten.

    çin böreği bildiğin hamur içine kıyma, ama tanesi bizim mantının 10 katı. yalnız ben onu "özbek mantısı" diye yemiştim yıllar önce, bilmiyorum asıl sahibi kimdir. içinde patates, havuç, soya filizi filan olan böreksel şeyler var tabakta, güzeldi.

    5. iki farklı tavuk kebabı yedik. biri safranlı, öbürü sarımsaklı. ikisi de fena değildi ama baharatla gayet haşır neşir bir adanalı olarak bana bile fazla geldi baharat ve sos yoğunluğu. "etin kendi tadını almak isteyen" erkek arkadaşım muhtemelen pek hazzetmemiştir yediklerimizden ama olsun, yemiş olduk.

    safranlı tavuktan bahsedersek... bir kere çok iyi pişmiş, her iki tavuk da. doğruya doğru. fakat bildiğin tavuk etinde, en baharatlı kayseri sucuğu tadının naasıl verildiğini idrak edemiyorum. bildiğin sucuktu o yani, gerçekten. hem de en baharatlısı, en ağırından. tavuk niyetine yerseniz pek bişey anlamazsınız, fakat olaya "hem sucuk lezzeti hem beyaz et sağlığı" diye yaklaşmanızı tavsiye ederim.

    sarımsaklı olan, diğerinin beyazı, safransızı, sarımsakta bekletilmişi. onu da bişiye benzeticem aslında ama çıkaramadım.eğer sarımsakla bir alıp veremediğiniz yoksa deneyebilirsiniz gayet, fakat unutmayın, "tavuk tadı" beklentinizi yok etmeniz gerekiyor. anladığım kadarıyla, hintliler için et, sosları kullanmak için bir "vesileden" ibaret. gerçi kırmızı etlerini de denemek lazım.

    6. pide ekmekleri çokkkk güzel... sırf bunun için gidilir, o kadar güzel.

    7. fiyatlara gelirsek; tabi burdan sultanahmet köftecisi fiyatları beklememek lazım fakat fahiş olmadığı kanaatindeyim. yemekler 20-25 arası, başlangıç için de 19 lira vermişiz. "acaba ara cafe'ye mi gitsek?" diye düşündük yemekten önce fakat aynı paraya etnik takılmış olduk, artı ara cafe'de muhtemelen yer de bulamicaktık üstelik. aynı parayı vereceksem niye enteresan olanı seçmeyeyim.

    hasılı, bir daha gidilebilecek bir mekan. ha aynı şeyi yemem bu sefer, ama merak işte... "fazla merak kediyi öldürür" der annem, bakalım benim işim nereye kadar...
  • istanbul'da yaşayan yabancılardan öğrendiğim hint restoranı. nedense pek bilinmiyor türkler arasında.

    sultanahmet'teki köftecilerin bir arka sokağındadır. daha önce sadece 1 kere hint yemeği yediğimden yemeklerini kıyaslama hakkını kendimde görmüyorum ancak dekorasyon, müzikler, servis gayet kaliteliydi. terasından muhteşem bir ayasofya manzarası görünmektedir. tekrar gidilesi.
  • bu akşam ilk kez gittiğim ancak hem servisi hem de manzarası ile tam puanı hak eden mekan oldu gözümde. fiyatları, esnaf lokantası misali her gün gidilmeye pek uygun olmasa da müdavimi olunasıdır..
  • gayet pahalı ama bir o kadar da lezzetli yemekleri bulunan mekan. dubb ethnic şubesi akbıyık cankurtaran arasında kalan ünlülerin mekanı