şükela:  tümü | bugün
  • ingiltere´de aslinda 4 - 5 senedir var olan hafif aksak ritimli müzik türü. su aralar orta avrupada yeni hype. biraz reggae, biraz break, biraz dub biraz jungle karisimi. ayni anda hem 70 hem de 140 bpmlerde seyreden bir müzik, dubin yavasligi ve junglein hizi kaynasmis. uzun bögüren noktali sekizlik, bol lfolu baslar hakim. aslinda müzigin tamami bas üzerinde yasiyor. gayet güzel, gayet minimal bir müzik türü ama sanirim gercekten sevebilmek icin biraz reggae ruhuna sahip olmak gerekli ki o da bende yok.

    ayrica:

    (bkz: skream)
    (bkz: burial)
    (bkz: shackelton)
    (bkz: tempa)
    (bkz: ukte)
  • (bkz: appleblim)
    (bkz: bass clef)
    (bkz: benga)
    (bkz: boxcutter)
    (bkz: the bug)
    (bkz: burial)
    (bkz: caspa)
    (bkz: cluekid)
    (bkz: cotti)
    (bkz: chef)
    (bkz: cyrus)
    (bkz: d1)
    (bkz: dark angel)
    (bkz: digital mystikz)
    (bkz: distance)
    (bkz: drop the lime)
    (bkz: fracture)
    (bkz: goth-trad)
    (bkz: hatcha)
    (bkz: hijak)
    (bkz: horsepower productions)
    (bkz: ikonika)
    (bkz: jazzsteppa)
    (bkz: joe nice)
    (bkz: kuma)
    (bkz: kode9)
    (bkz: kromestar)
    (bkz: lady arorah)
    (bkz: ld)
    (bkz: mala)
    (bkz: milanese)
    (bkz: moldy)
    (bkz: moving ninja)
    (bkz: mrk1)
    (bkz: n-type)
    (bkz: pinch)
    (bkz: the plastician)
    (bkz: pressure)
    (bkz: ramadanman)
    (bkz: random trio)
    (bkz: rusko)
    (bkz: rustie)
    (bkz: scuba)
    (bkz: shackleton)
    (bkz: skream)
    (bkz: sub version)
    (bkz: tech itch)
    (bkz: tes la rok)
    (bkz: various productions)
    (bkz: vex'd)
    (bkz: youngsta)
    (bkz: zomby)
  • bir tanesini dinleyince hepsini dinlemiş sayılıyorsunuz.
  • hakkında sanki yüzyılın en büyük müzik akımıymış gibi yorumlar yapılmasını anlayamadığım müzik türü.

    90'ların son döneminden günümüze dek peşinden sürükleyecek zerre üretim yapılmamıştır müzik endüstrisinde. sürekli de bu boşluk doldurulmaya çalışılır ancak bu, günümüz şartlarında mümkün değildir. bunun tek sebebi de dinleyici profilidir. neden dinleyici profilidir? çünkü dinleyici belirttiğim dönemde müzik için para ödemeyi bırakmıştır. bir bedel ödemeden eriştiği müzik, tüketilmesi çok kolay bir mal haline gelmiştir bu dönemde. bu hem dinleyicinin ürüne ilgisini azaltır, hem de üreten kişinin üretim imkanlarını azaltır. bu durum da bir kısır döngü oluşturur. nedir bu kısır döngü? iyi müzik üretecek imkanları azalan yahut bunun öngörüsüyle riskini düşüren müzisyen daha sığ ve basit işler ortaya çıkarır. bundan ötürü de dinleyici ürünün kalitesine şüpheyle yaklaşarak buna bedel ödemeyi saçma bulur ve müzisyenin albümüne, şarkısına para ödemek istemez. bu da müzisyeni sürekli daha basit olanı üretmeye iter. kısır döngü budur. dinleyicilerin oluşturduğu bu sorun tüm sektörü üretkenlikten uzaklaştırır. riski minimumda tutan projelere yönelir sektör. işte bu yüzden günümüz müzik endüstrisi, çoğumuzun da bildiği gibi içi boş ve unutulması mutlak ürünlerle doludur.

    gelelim dubstep'e. işte dubstep de, kabaca bu şekilde ilerleyen piyasanın ortaya çıkardığı bir türdür. üretilmesi diğer pek çok türe göre kolaydır. evinde birkaç yazılımla çoğu bilgisayar kullanıcısı üretebilir. satış gibi bir kaygı yoktur çünkü bir dubstep albümü oluşturmak için harcanması gereken emek - para yine diğer türlere kıyasla daha azdır. aynı zamanda tüketilir de. çünkü zamanla azalan ve başta belirttiğim dönemlerde iyice düşüşe geçen kaliteli dinleyici profili artık azınlıktır. müzik dinleyiciler için çoktan bir işin arka planında tıngırdayan "şey" haline gelmiştir. üstünkörü belirttiğim bu sebeplerden ötürü dubstep kesinlikle günümüz gençlerine hitap eden müzik türüdür. ancak şu da bilinmelidir ki aynı günümüz gençleri asla sürükleyici bir müzikal akım göremeyecekler. bunun imkanı yoktur.

    bu kadar saydırdım ancak bu alt türün yapısına dair bir eleştiride bulunmadım. hangi yapı diyorum çünkü her saniyesinde. bir ritm var, evet. ancak duyulan sesler, ne doğada duyabildiğim sesler ne de duymak isteyeceğim. enstruman namına hiçbir şey yok desek yalan olmaz. arada tek tük giren bir iki melodi belki ama o da yok aslında. mesele elektronik müzik olması da değil. elektronik müziğin kökleri bildiğimiz anlamda rock müziğin de öncesine dayanır ve hatta rock müziğin gelişiminde elektronik müzik çok önemli bir katalizör olmuştur.
    tangerine dream diyeyim, kraftwerk diyeyim, brian eno diyeyim... bu insanlar da sadece elektronik cihazlarla müzik yaptılar, yapıyorlar. ancak bir farkları var, bu isimlerin albümleri oldu, oluyor. dubstep albüm dinlemeyi bilmeyenlerin müziğidir.

    bu müziği dinleyip, beğenebilirsin. kimse de bir halt diyemez. ancak bu müzik türünün altını doldurmaya çalışırken biraz bileceksin, biraz araştıracaksın. tüm bunların yanında da dinlediğin tarzı eleştiren insanların bilgisini küçümsemeyeceksin. senin dinlemeye hakkın olduğu kadar, müzik dinlemenin ciddi bir iş olduğunu bilenlerin de senin beğendiğin tarzı eleştirmeye hakkı var.

    yani özet; dubstep dinlemeyin.
  • uzaylılar konuşabilseydi böyle şarkı söylerlerdi.
  • atasının dial-up bağlantıda çıkan sesler olduğunu düşündüğüm müzik türü.
  • tam çıkışı 2000'lerde uk garage ve 2 step ile kesişmiş ama tam tanımı grime'ın ardından ammunition promotions'ın forward>> kulübünde düzenlediği gecelerde namını almış müzikal tür. ses yelpazesinde derinlemesine kolajlar, bir parça içerisinde iki üç farklı trafik ile reggae'den, dub'a, jungle'dan özellikle son zamanlardaki örnekleriyle techno'ya uzanan bir bütünlemeyi barındırmakta. kesinlikle denenmeli, kısa sürede kulak aşinalığı da sağlandığında zaten başka bir şey dinleyebilmenize de olanak sağlamıyor.
  • yetenek sizsiniz yarışmalarına katılan bazı dansçı grupların da tercih ettiği müzik türü.

    - bwaaaam bwaaaam du du dudu du draan draaan wob wob tüt tütütütütütü.
    + valla ben çok beğendim, sen ne diyosun hülya ?
  • ne zaman dubstep dinlesem. nerde olursam olayayım. kapı açılır. iki tane hatun gelir. önce alkol banyosu yaparız. sonra sevişmeye başlarız deliler gibi.
  • bi süre sonra kafa sikmeye başlıyo, şimdi kimse inkâr etmesin.