1. yeni safak gazetesinde köse yazarlıgı yapar. semiyoloji, semantik gibi bilimlerle yakından ilgienir. kuran, anlamı ve anlamın buharlasması üzerine kitapları var. oldukca entellektuel ve arastırmacı bir biri.
  2. 1962'de istanbul'un üsküdar ilçesinde doğdu. 1980'den itibaren başladığı yazı hayatına, çeşitli dergi ve gazetelerde makaleler yayımlamak suretiyle devam etti. 1985 yılından itibaren yayıncılıkla meşgul oldu ve birçok dinî eserin redaksiyon heyetinde yer aldı. hâlen, kendi kurmuş olduğu tibyan yayınları'nda bu mesleği sürdürmektedir.

    eserleri
    1. elmalılı hamdi yazır
    2. hak dini kur'an dili
    3. kur'an-ı kerim ve meâli, (hazırlayan ve notlandıran), istanbul-1993
    4. başörtü risalesi, istanbul-1995
    5. kur'an'ı anlama'nın anlamı, istanbul-1995
    6. anlam'ın buharlaşması ve kur'an, istanbul-1995
    7. söz'ün özü: kelâm-ı ilahî'nin tabiatına dair, istanbul-1996
    8. sözlü kültür'den yazılı kültür'e anlam'ın tarihi, istanbul-1997
  3. ali saydam'ın hayranlık duyduğunu belirttiği, ilhan selçuk'un sıkı bir kemalist olarak bunu ali saydama yakıştıramadığını söylediği adam.
    seminerlerini dinlemek hayli keyifli.
    ayrıca kuran tercümelerine getirdiği eleştirilerde islami kesimi zorlayacak nitelikte cesur.
  4. npq tartışıyor'un, tartışmacılarından. zevkle dinlenen ve güzel gülen bir adam, sakin, samimi. arada mehmet ali kılıçbay bi sussa da dücane alsa sözü denebiliyor, konuya ta etimolojik kökenden gireceği bilinse dahi.
  5. âlim
  6. yeni şafak'ta felsefe ile ilgili yazalar yazan, dilbilim ve mantık üzerinde önemle duran düşünür. kendisi türk - islam felsefe geleneğinin müthiş derinliğine ve büyüklüğüne oranla hemen hemen hiç keşfedilmediğini düşünür ve bu geleneği keşfetmekle meşguldür. şu dönemde de arapça, ingilizce ve almanca'sının (başka hangi dili bilir ben bilmem) yanına fransızca koymak için fransa'da bulunmaktadır.
  7. adını yıllar önce duyduğum alim. o zamandan bu zamana okumak ya da dinlemek istemişimdir ancak nasip geçen yıla düştü. klâsik fizik derslerinin ilkine tamamen kendi dışımda gelişen bir * * yanlışlıkla girdim*
    dinlerken düşünüşüne tanıklık ettiğimiz izlenimine kapılıyorum ve bundan müthiş bir zevk alıyorum.
    şöyle ki; sürekli hareket hâlinde, bir aşağı bir yukarı yürüyerek anlatıyor* bir kavramdan yola çıkarak oradan oraya giderken biz de yanında oluyoruz.
    sanki zihindeki bilinç akışı* dışarıya yansıyor. acaip bir şey!
    bu, bir dağınıklığa neden oluyor tabii ama sonunda derlenip toplanan bir dağınıklık*
    hem kimin zihni düzenli çekmecelerden oluşur ki?
    artist ve şovmen olduğu söylenir lâkin bu durumun da 'giydiği şapkaya göre değiştiğini' sanıyorum. nasipse diğer şapkasını da görmek mümkün olur belki
  8. eski kelimeleri yerli yerinde (gerektigi kadar), duzgun kullanan soz dagarcigi genis ama kelimeleri ne manada kullandigini her zaman soylemedigi icin yanlis anlasilmaya musait yazar.

dücane cündioğlu hakkında bilgi verin