şükela:  tümü | bugün
  • varyemez amca ezeli rakibine karşı (adını unuttum, sanat yaparak idare ediyorum) bütün dünyada dolaşıp hazineler avlıyorduk, süfer bir oyundu... ben amigada oynamıştım, sonra pc versiyonunu buldum (şükran: sir erdoquan) oyunda borsaya oynamak, para havuzuna atlamak gibi eylenceler vardı... o uçağı kullanabilen nadir insanlardan biriydim...
  • oyunda para havuzuna ilk girişte tramplende yedi kere sektikten sonra havuza atlandığında varyemez amcamız şanslı parasını bulup bize 2000$ kazandırıyodu. hala var bende oyun ama emulayon lazım çünkü adeta ışık hızı.
  • varyemez amca ve cin can cem'in maceralarini izledigimiz cizgi film. varyemez amca'dan sonra en zengin ordek * flintheart glomgold, cilgin pilot launchpad mcquack, varyemez'in sans parasinin pesinde olan cadi magica de spell gibi karakterlerle doluydu.
  • oyun kazanıldığı zaman varyemez amca time dergisine kapak oluyodu. oyunu kazanmanın en kolay metodu bütün fotoğraf çekilen mekanları ezberliyip sadece foto çekerek para toplamaktı. xanadu, kenya aklimda hala foto mekanlari olarak. oyunun müzigi de hala kulagimda ve muhtesem elbetteki.
  • oyunun muzigiyle ayni miydi bilmiyorum ama, bahsi gecen cizgi filmin muzigi de cok iyiydi, acaip eglenceliydi . cizgi film trt'de "az gittik uz gittik" sikintisindan hemen sonra ba$lardi . ne$eyle ekran ba$ina gecerdik . o jenerigini bir yerden bulabilsek de izlesek ke$ke, sirf mp3'unu dinlemek yetmiyor ...
  • "duck tales, uuuu.." nakarati beynime kazinmis jenerik muzigine sahip cizgi film.
  • çizgi filmin müziğinin sözleri şöyledir:

    life is like a hurricane here in duckburg
    race cars, lasers, aeroplanes - it's a duck blur
    you might solve a mystery or rewrite history

    duck tales, oo-oo
    tales of derring-do, bad and good luck tales, oo-oo

    d-d-d-danger, watch behind you - there's a stranger out to find you
    what to do? just grab onto some duck tales, oo-oo!
    not pony tails or cotton tails but duck tales, oo-oo!

    when it seems they're headed for the final curtain
    bold deduction never fails, that's for certain
    the worst of messes become successes!

    duck tales, oo-oo
    tales of derring-do, bad and good luck tales, oo-oo
    not pony tails or cotton tails but duck tales, oo-oo!
  • uçak demişken, buluta girdiğinizde serseri olurdu bu yaratık, başaşşaği falan döner, delirirdi... bundan başka engeller de vardi yol üzerinde, mesela bir balondan piyano atarak absürdlük rekorlarini kiran düşmanlar, uçaği aynen geri yollayan üzerine ip gerilmişpetrol kuyusu gibi bir oluşumlar, çarpinca aşaği yuvarlayan dağlar, yıldırımlar çakan fırtına bulutları vardı... ama en zoru, dokunduğun anda 45 dereceden fazla bir açiyla uçaği yere yollayan antendi, üstelik bu anten ekranin en tepesine kadar giderdi, sadece en tepede bir uçaklik yer kalirdi... rakibin yeşil uçaği bazen iki kahraman da aynı yöne gittiğinde görünürdü, launchpad'in kirmizisindan daha yavaş giderdi ama onun önünde engeller olmazdi, istikrarli bir gidişi vardi... kirmizi uçak düştüğünde para ve zaman kaybedilirdi, zira zaman sinirliydi oyun, bir ayda maksimum para amaçliydi... ah, olsa da oynasam...
  • uçakla gitmenin en basit yolu da sadece joystick'in tuşuna basip engel çikmamasi için dua etmekti... bazen işe yarardi...
  • uçak uçak diye dellendim sabah sabah, ama neyse, devam edeyim... uçakla gitmenin en zor yolu, ters döndüğünüzde, yukari aşaği yaptiğinizda hayvanin ne tarafa gideceğinin pek kestirilememesiydi... yani, zamaninda çilgin attim, oturup gökyüzüne launchpad mcquack yazdim, ama hala nasil kullanilacağini tarif edemiyorum, böylesine alakasiz bir kullanimdi... yine de, genç nesle tavsiyem** sert hareketlerden kaçinmalari, bir sevgilinin elini okşar gibi asilmalari joystick'e*...