şükela:  tümü | bugün
  • ispanyolca da goblin anlamına gelir. (bir cin türüdür.)
    ayrıcana duende şarkı söylemenin, dans etmenin ve gitar çalmanın gizemi ve tarifsizliği yani sihiridir. demem o ki bir flamenco müzik akımıdır.
  • gayet vezür'dür...
  • nedir o saclar bide bi bıyık var sorma ne işi var o bıyıgın yanında o sacın ya.
    ama yakısıyo hani ikiside.
    bide arada bi tutturuyo kambala diye
    kambala asagı
    kambala yukarı
    yok abi öldü kambala...
  • vezür olarak bilinir. ağır demir parçaları kaldırarak kendi vücudundan bir vücut daha çıkarmayı başarmış datlı insan.
  • amsterdam'da, jordaan bolgesinde, tam adresini hatirlamasam da lindengracht yakimlarinda yer alan, hafta sonlari canli flamenco dinleme ve izleme imkani da olan (flamencoyu benim gibi fazla gurultulu, haykirmali buluyorsaniz bu cok hos bir durum degil gerci), yemekleri nefis tapas bar. rezervasyon almadiklari icin yer bulmak sikinti olabiliyor ama degiyor. gayet rahat, genis personeli var, sarap istiyorsunuz mesela, bir sise cok gelir, icemem derseniz, tamam, ictiginiz kadar, kalani iade edin, dueslim hesaptan diyorlar. gerci o sise mutlaka bitiyor zaten, ben hic artan sarap iade ettigimi hatirlamiyorum. hollanda'da olan sozluk elemanlarina hararetle tavsiye edilir.

    bir de, gecen haftaki radikal iki'nin yalancisiyim, tercume etmesi cok da mumkun olmayan, tuhaf bir sozcukmus bu duende, olumlu ve olumsuz kavramlari birarada barindiran, bir suru anlama gelebilen birseymis, buyu, isik, gizem, karanlik yonler, urkutuculuk, bunlarin toplamindan gelen cekicilik...bizdeki seytan tuyunun daha karanlik ve daha cok sahne sanatlariyla ugrasan insanlara ozgu bir versiyonu galiba...ya da benim okudugumdan anladigim bu.

    on yüz bin yil sonra edit: amsterdam'daki duende el degistirmis olacak, eski haliyle alakasi olmayan, gayet ozensiz, yemekleri vasat bir yere donusmus. itinayla uzak durunuz, arkaniza bakmadan kaciniz. tapas hikayesinin gereginden fazla populer olmasi ve herkesin bu ise el atmasiyla artik duzgun tapas yenecek bir yer kaldi mi onu da merak ediyorum...
  • basketbol oynarken itip kakmaktan vede orasını burasını morartmaktan muhtesem zevk aldıgım sahsiyet...
  • lorca ölümle coşkunun kaynaşması olarak duende'ye bakarken: "ölüm, her ülkede bir son olarak gelir. gelir ve perde iner. ispanya'da böyle değil! ispanya'da perde, ölümün gelişiyle yükselir! birçok insan, ölüm gününe kadar bütün hayatlarını dört duvar arasında geçirir ve ancak öldüklerinde gün ışığına çıkarılırlar. ispanya'da ölüler, başka ülkelerin ölülerinden daha canlıdır: profilleri bir ustura gibi yaralar bizi... duende, ölüm olasılığını görmezse yaklaşmaz bize, ölümün evini dolaşacağına tam olarak inanmazsa yaklaşmaz."
    orhan koçak, turgut uyar'daki istek ve azalma, istekler içinde azalma, isteğin içindeki azalma ve isteği başlatan ve bitiren azalmadan söz ederken duende'nin dost elini omzunda hissetmişti: çılgın hüzünlü elini.

    eros ve thanatosçifti, duende ile tanıştıktan sonra sahip olmadığı şeyi bir başkasına vermeyi öğrenmiştir.
  • delerium un asmis,bitirmis parcasidir. baslari ormanda gibi hissettirir ,vokali de bir o kadar muhtesem.
    bleak desolation in a beam of sun scraping as i crawl (your heart can't
    hear me)
    tearing bruising fall (your hands can't hear me)
    thirsting raging blind (your eyes can't hear me)
    racing against time (your arms can't hear me)
    like an angel you'll come in a dream, precious one (and) make me
    beautifully numb
    desperate panicked calls (the wind can't hear me)
    muffled weak and small (the sand can't hear me)
    pleading, groping hands (the truth can't hear me)
    bleeding in the sand (your heart can't hear me)
    bleak desolation in a beam of sun like an angel you'll come in a dream,
    blessed one (and)
    make me joyfully numb
    razor fingers cling (the wind can't hear me)
    piercing demons sing (the sand can't hear me)
    twisting hollow hell (the truth can't hear me)
    burning blisters swell (your heart can't hear me)
    sharp cut aching breath (your arms can't hear me)
    choking scent of death (your hands can't hear me)
    gruelling jaw-bone grind (your eyes can't hear me)
    cursed by my own mind (your heart can't hear me)